Son yıllarda yaygınlaşan kansız ameliyatların amacı nedir?

Açık kalp ameliyatları yaklaşık 40 yıllık bir geçmişe sahip. Bu ameliyatların ilk uygulanmaya başlandığı yıllarda ameliyat başına en az 10, bazen 20 - 30 ünite kanın hazır bulundurulması gerekiyordu. Bunun başlıca nedenleri arasında o dönemde kullanılan kalp - akciğer makinalarının teknik yetersizliği ve kan kullanımının masum bir işlem olarak görülmesi geliyordu.

1980'li yılların ortalarına gelindiğinde, gelişen teknoloji sayesinde kan kullanımı 8 -10 üniteye düştü.1990'lı yılların ortalarından itibaren kan kullanımının sakıncalarıyla ilgili bilgiler gelmeye başlayınca, 2000'li yıllarda kalp ameliyatlarında daha az kan kullanımı sağlayacak yöntemler geliştirilmeye başlandı.

Florence Nightingale Hastaneleri, Kalp - Damar Cerrahisi bölümünden Prof. Dr. Belhhan Akpınar, "Amacımız azalmaya başlayan kan kaynaklarının dikkatli kullanımını sağlamak ve kan nakli yoluyla oluşabilecek zararların önüne geçmek" diyor.

Bir kalp ameliyatının hiç kan kullanmadan gerçekleştirilmesi en iyi seçenek olduğu halde bu durum her zaman mümkün olmayabiliyor. Ancak hastada ne kadar çok kan ürünü kullanılırsa komplikasyon gelişme olasılığının o kadar çok olduğuna dikkat çekiliyor.

Yüksek miktarda KAN KULLANIMININ ZARARLARI

  • Enfeksiyon riski (HCV, HIV)
  • İmmun sistem bozuklukları
  • Akciğer ve böbrek problemleri
  • Ameliyat sonrası komplikasyon ve ölüm oranlarının artması
  • Kaynakların israfı

KANSIZ AMELİYAT nedir?

Hiç yabancı kan (donör kanı) kullanılmadan gerçekleştirilen kalp ameliyatları, "Kansız ameliyat" olarak değerlendiriliyor ve bazı temel prensiplere dayanıyor. Bunlar;

  • Hastanın ameliyat öncesi kan durumunun düzeltilmesi
  • Hastanın kullandığı kan sulandırıcı ilaçların zamanında kesilmesi
  • Operasyonun itinalı bir cerrahi teknik ve minimum kanama ile gerçekleşmesi
  • Oto transfüzyon sistemi kullanılması (hastanın kendi kanının tekrar hastaya verilmesi)

Kan ihtiyacı ÇOK AZALIYOR

Bazı kalp ameliyatları hiç kan kullanılmadan gerçekleştirilirken 2 ünite ve altında kan kullanılan ameliyatlar da bu gruba giriyor. "Yöntem ilk olarak, 'Yehova Şahitleri' olarak bilinen ve dini inançları gereği kan almayan hasta gruplarının ameliyatları sırasında ortaya çıkan problemlerden dolayı gündeme geldi" diyen Prof. Dr. Belhhan Akpınar, kansız ameliyatları son 5 yıldır rutin olarak uygulamaya çalıştıklarını söylüyor.

HANGİ DURUMLARDA kullanılmaz?

  • İkinci ve üçüncü defa kalp ameliyatı olanlarda
  • Ameliyata girişte kan değeri düşük olan hastalarda

Not: Anevrizma ameliyatlarında kan kullanımı halen gerekiyor.

Uygulamanın HASTA AÇISINDAN AVANTAJLARI

  • Enfeksiyon riskinin azalması
  • Akciğer ve böbrek komplikasyonların hafiflemesi
  • İnflamatuvar(alerjik)) reaksiyonların azalması

Hekim açısından AVANTAJLARI

  • Hastanın ameliyat sonrası daha rahat bir dönem geçirmesi
  • Hastane kaynaklarının uygun kullanımı

KAN KULLANIMININ zararları

  • Enfeksiyon riski(HCV,HIV)
  • İmmun sistem bozuklukları
  • Akciğer ve böbrek problemleri
  • Ameliyat sonrası komplikasyon ve ölüm oranlarının artması
  • Kaynakların israfı

Her torba kan BİR ORGAN NAKLİDİR

Prof. Dr. Belhhan Akpınar, "Unutulmamalıdır ki her torba kan bir organ naklidir. Yani başka bir insanın vücudundan alınan bir organ (bu durumda kan) başka bir insanın vücuduna nakledildiği için kan burada nakledilen yabancı bir organ gibi davranabilmekte ve çeşitli zararlara yol açabilmektedir" diyor.

Bir kan ürünü, nakil aşamasına gelmeden sayısız testten geçiyor. Ancak bu testlerin hiçbir zaman yüzde 100 güvencesi olmadığının bilinmesi gerekiyor. Buradan çıkarılacak sonucun kan naklinin ancak yüzde 100 gereken durumlarda yapılması olduğu belirtiliyor. Kalp ameliyatlarının planlaması ve icrası sırasında amacın, kaybedilen kanın yerine konulmasından çok kanamanın gerçekleşmesini engellemek olduğu belirtiliyor.


HABERTÜRK Gazetesi HT Eki / 25 Nisan 2013

Tarih 25.4.2013 editor@florence.com.tr
Paylaş
/* */