"Ülkemizde 1O milyon kişiye yakın insan kalp yetersizliği tehdidi altında altındadır" diyen uzmanlar, şöyle devam etti...

Kalp hastalıkları yaşadığımız çevrede sık adı geçen ve oldukça fazla oranda insanları etkileyen bir hastalıktır. Hiç beklenmeyen bir anda, bir yakınımızı veya tanıyıp değer verdiğimiz bir kişinin hayatını kaybettiğine oldukça sık şahit olmaktayız. Ani ölüm olarak isimlendirilen bu durumun en sık sebebi kalp hastalıklarıdır. Kalp damar hastalığında ve özellikle de kalp yetersizliği olan hastalarda ani ölüm riski belirgin olarak artmıştır. Toplumuzda yapılan bazı araştırmalarda insanların üçte birinin potansiyel kalp hastalığı olduğunu göstermektedir. 

'Önemsemek gerek' 

Kalp hastalıklarıyla ilgili önemli bilgiler veren uzmanlar, şöyle dedi: "Türkiye nüfusunun yüzde 5'inin kalp krizi deneyimi yaşadığı, özellikle kalp krizi durumunda olayın ilk gerçekleştiği anda hastaların en az üçte birinin aniden kaybedildiği göz önüne alındığında insanların kalp krizinden neden korktuğu veya korkması gerektiğini anlamak mümkündür. Buna bir de toplumun yaklaşık yüzde 20'sinin birinci derece bir akrabasını kalp krizi nedeniyle kaybettiği eklendiğinde hastalığın önemsenmesi daha da artmaktadır." 

'Kadınlar daha duyarlı' 

"Ülkemizde kadınların kalp hastalıkları konusunda erkeklerden daha duyarlı davrandığı gözlemlenmiştir. Kadınların yaklaşık yarısının kalp ve damar sağlığını kontrol amaçlı olarak doktora başvururken, bu oranın erkeklerin üçte bir olduğu tespit edilmiştir. Toplumun dörtte birinin ise kalp krizi gibi sık görülen ve ciddi sonuçları bulunan bir hastalığın belirtileri konusunda hiçbir fikrinin olmaması önemlidir." 

Hastalık belirtileri

'Kalp hastalıklarının akla gelmesi gereken belirtiler; göğüs ağrısı, sırt ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma, ayaklarda şişme, dudak veya parmak uçlarında morarma, öksürük, halsizlik ve çabuk yorulmadır. Bu şikayetlerden herhangi birinin olması mutlaka kalp hastalığının olduğu anlamına gelmez. Çünkü yukarıda yazılanların hemen hepsi tamamen sağlıklı bir kişide görülebildiği gibi kalp dışı birçok tıbbi sorunda da görülebilir. Bu şikayetlerin hastalığa ait olup olmadığı veya kalple ilgili mi yoksa kalp dışı başka hastalıklarla ilişkili olup olmadığının ortaya konması için yakınılan şikayetlerin özellikleri, muayene bulguları ve gereğinde yapılacak testler önemlidir." 


'Göğüs ağrısına dikkat' 

"Göğüs ağrısı, oldukça sık karşılaşılan ve kalp hastalığından kaygılanan kişilerde ilk olarak kalp krizini akla getiren bir şikayettir. Kalp damar hastalığı daha çok belli yaş üzerindeki (erkeklerde 40 yaş üstü, kadınlarda 55 yaş üstü veya menopoz sonrası) ortaya çıkar. Göğüs ağrısı, kalp kasının damarlar tarafından yeterli oranda beslenememesinden kaynaklanır. Kalp damar hastalığını düşündüren göğüs ağrısı sıklıkla göğüs ön yüzünde belli bir bölgeyi tutar. Bazen sol kola, çeneye, omuza, sırta, sağ kola veya karın bölgesine yayılır. Nokta veya çizgi şeklinde değildir. Çok kısa (1 dakikadan az) ve çok uzun (günlerce) sürmez. Hareketle, nefes almayla, üzerine dokunmayla, konuşmayla kolu hareket ettirmeyle ağrı değişmez. Ağrı, sıkışma, sırta veya göğüse yük binmesi, baskı, ezilme gibi tarif edilebilir. Genellikle kalbi hızlı çalıştırıp yoran olaylardan sonra (soğuk havada yürüme, ağır yemek sonrası yürüme, yokuş çıkma, heyecan, gerilme, sinirlenme vs.) gelir, dinlenince veya bir süre sonra kendiliğinde yavaşlayarak geçer. Geçme esnasında soğuk ter atma, bulantı gibi yakınmalar görülebilir. Eğer ağrı dinlenmeye rağmen geçmiyor hatta şiddetleniyorsa veya istirahatte gelmişse kalp krizi veya kalp krizi tehlikesinin habercisi olabilir. Bu durumda en kısa sürede acile başvurmak önemlidir." 

'Hareketsiz kalmayın' 

"Nefes darlığı hem kalp hem de akciğer hastalıklarında görülen bir şikayettir. Bunun dışında kansızlığı (anemi) olan, zehirli guatr olan hastalarda nefes darlığı olabilir. Fazla kilolu, kan basıncı kontrolü yetersiz, hareketsiz yaşamı nedeniyle efor kapasitesi bozuk kişilerde altta kalp veya akciğerle ilgili bir hastalık olmasa bile nefes darlığı olabilir. Nefes darlığın kalple ilişkili en önemli nedeni kalp yetersizliğidir. Bunun yanında, kalp damar hastalıkları, ritm bozukluğukları ve bazı kalp kapak hastalıkları nefes darlığı ile belirti verir." 

'Yaşlılıkta şiddetlenir' 

"Kalp yetersizliği durumunda kalp, içerdiği kanın tümünü pompalayamaz. Her kasılmada gerekenden daha az miktarda kanı damarlara vererek çevre dokulara göndererek onların ihtiyaçlarını karşılayamaz. Kalp yetersizliğinde, genellikle yavaş ilerleyen hastalığın önceleri hafif olan belirtileri giderek şiddetlenir. Başlangıçta sağlık durumu iyi olan bir kişi güç harcamayı gerektiren işlerini tamamlayamamaya başlar. Hastalar merdiven çıkarken ya da yokuş yukarı yürürken zorlanırlar. Dizlerde kesilme ve nefeste kesilme nedeniyle yavaşlamak ya da durmak zorunda kalır. Önceden rahatlıkla yürüdüğü mesafeleri kat edemez. Hastalar yanılgı olarak, bu durumları hamlama, kilo alma ya da yaşlanmaya bağlı olduğunu düşünülebilir." 

'Ritim problemi olabilir' 

"Çarpıntı sağlıklı veya hasta toplumdaki herkesin başına gelebilecek bir yakınmadır. Kişinin kalp atışlarını hissetmesi olarak tanımlanır. Bu durum, kalp atışlarının güçlü atması (örneğin heyecan, tansiyon yükselmesi), kalbin düzensiz atması (normalde, erken vurular veya teklemede ve bazı ritm bozukluklarında), kalbin hızlı atması (normalde veya ritm bozukluklarında) ve kalbin yavaş atmasından kaynaklanabilir. Eğer bir kişide yorulunca, heyecanlanınca, sinirlenince, üzülünce çarpıntı başlayıp giderek şiddetleniyor, sonra yavaşlayarak ortadan kayboluyor ve kişi bittiğini net olarak fark edemiyorsa bu çarpıntı büyük olasılıkla ritm problemine bağlı değildir. Çarpıntı durup dururken veya efor sonrası aniden başlıyor, gece uykudan uyandırıyor ve belli bir süre devam ettikten sonra aniden sonlanıyorsa bu durumda ritm bozukluğu akla gelmelidir. Ailede ritm sorunu veya ani ölüm, kalp hastalığı öyküsü olan bir kişide normal olarak tanımlanamayacak özelliklerde bir çarpıntı oluyor, özellikle de bayılmayla sonuçlanıyorsa çarpıntı ciddiye alınmalıdır." 

'Travma oluşturabilir' 

"Bayılma beynin kanlanmasında geçici bir azalmanın yol açtığı bilinç kaybıdır. Toplumun en az yarısı hayatında bir kez bayılır veya bayılma tehlikesi (baş dönmesi) geçirir. Özellikle tekrarlayan bayılması olan kişilerde tam bir değerlendirme yapılması gerekir. 

Bayılma 

Bayılma sırasında kişide travma oluşabilir. Daha da önemlisi bayılma aniden gerçekleşebilecek bir ölümün habercisi olabilir. Bayılmanın en sık sebebi vücudun kan basıncı ve kalp atışlarını düzgün ayarlayamadığı vazovagalsenkop denilen hastalıktır. Bunun yanında kalbin elektriksel sistemindeki soruna bağı kalp atışlarında yavaşlama, aşırı hızlanma kan basıncını düşürerek bayılmaya sebep olabilir. Burada en önemli nokta, kalp hastalığı (koroner hastalık, kalp yetersizliği) olan veya yakın aile bireylerinde ritm sorunu veya ani ölüm olan bir kişide bayılma oluyorsa bu dikkatle incelenmelidir. Kalp hastalığı ile ilişkili bayılmanın en tipik özelliği, baş dönmesi, fenalık hissi, göz kararması, gözde perdelenme gibi belirtilerle kişinin bayılacağını anlaması, bu esnada bayılan kişide soğuk terleme, yüzde solma, sararma olmasıdır. Bayılmadan önce şiddetli çarpıntı hisseden hastalarda ritm bozukluğu akla gelmelidir. Bayılmaya sebep olabilecek ritm bozukluklarının bir kısmı tamamen tedavi edilebilirken (ablasyon tedavisi), kalp pili, ilaç tedavisi ve şok verme özelliği olan özel kalp pilleri gerekebilir."

Tarih 5.10.2017 editor@florence.com
Paylaş
Benzer Haberler