Prof. Dr. Sabri Demircan, hangi şikayetlerin kalp hastalığı olabileceğini anlattı..

Kalp hastalıklarının akla gelmesi gereken belirtiler; göğüs ağrısı, sırt ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma, ayaklarda şişme, dudak veya parmak uçlarında morarma, öksürük, halsizlik ve çabuk yorulma olduğu belirtildi.

Prof. Dr. Sabri Demircan "Kalp hastalıkları" çevremizde çok sık duyduğumuz ve oldukça fazla oranda insanları etkileyen bir rahatsızlık. Hiç beklenmeyen bir anda, bir yakınımızı veya tanıyıp değer verdiğimiz birinin hayatını kaybettiğine oldukça sık şahit olmakta, sebebini sorduğumuzda çok büyük oranda "kalp krizi" yanıtını duymaktayız. Günümüzde kalp damar hastalıklarının arttığı bir gerçek. Ancak kalp hastalığından ani ölümlerde, rahatsızlık konusunda toplumda yeterince farkındalığın oluşmaması da ayrı bir handikap.

Göğüs ağrısı, oldukça sık karşılaşılan ve kalp hastalığından kaygılanan kişilerde ilk olarak kalp krizini akla getiren bir şikayettir. Kalp damar hastalığı daha çok belli yaş üzerindeki (erkeklerde 40 yaş üstü, kadınlarda 55 yaş üstü veya menopoz sonrası) ortaya çıkar. Uygun yaştaki bir kişide eğer birazdan bahsedeceğimiz özelliklerde göğüs ağrısı olması durumunda kalp damar hastalığı akla gelmelidir. Göğüs ağrısından yakınan kişi sigara içiyor, kan basıncı yüksek, şeker hastalığı ve ailede damar hastalığı öyküsü gibi risk faktörlerini de taşıyorsa bu durum mutlaka değerlendirilmeli, ağrı 30 dakikayı geçen bir süre geçmemişse acile başvurmalıdır. Göğüs ağrısı, kalp kasının damarlar tarafından yeterli oranda beslenememesinden kaynaklanır.

Kalp damar hastalığını düşündüren göğüs ağrısı sıklıkla göğüs ön yüzünde belli bir bölgeyi tutar. Bazen sol kola, çeneye, omuza, sırta, sağ kola veya karın bölgesine yayılır. Nokta veya çizgi şeklinde değildir. Çok kısa (1 dakikadan az) ve çok uzun (günlerce) sürmez. Hareketle, nefes almayla, üzerine dokunmayla, konuşmayla kolu hareket ettirmeyle ağrı değişmez. Ağrı, sıkışma, sırta veya göğse yük binmesi, baskı, ezilme gibi tarif edilebilir. Genellikle kalbi hızlı çalıştırıp yoran olaylardan sonra (soğuk havada yürüme, ağır yemek sonrası yürüme, yokuş çıkma, heyecan, gerilme, sinirlenme vs.) gelir, dinlenince veya bir süre sonra kendiliğinde yavaşlayarak geçer. Geçme esnasında soğuk ter atma, bulantı gibi yakınmalar görülebilir.

Eğer ağrı dinlenmeye rağmen geçmiyor hatta şiddetleniyorsa veya istirahatte gelmişse kalp krizi veya kalp krizi tehlikesinin habercisi olabilir. Bu durumda en kısa sürede acile başvurmak önemlidir. sının payı. Aslında vücudumuz pek çok rahatsızlık gibi kalp hastalıklarında da zamanında alarm veriyor. Önemli olan bu işaretleri doğru algılayıp zamanında doktora başvurmak.

Ani ölümlerde en sık karşılaşılan neden

Şişli Florence Nightingale Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Sabri Demircan, kalp damar hastalıkları ve buna bağlı ölümler konusunda bilgi verdi; hangi şikayetlerin kalp hastalığı belirtisi olabileceğini anlattı... Ani ölümlerin en sık karşılaşılan sebebi kalp hastalıklarıdır. Kalp damar hastalığında ve özellikle de kalp yetersizliği olan hastalarda ani ölüm riski belirgin olarak artmıştır. Toplumuzda yapılan bazı araştırmalarda insanların üçte birinin potansiyel kalp hastalığı olduğunu göstermektedir. Bu olguların önemli bir çoğunluğunda, kalp damar hastalığı, kalp yetersizliği ve bazen de aynı hastada her iki hastalıkta mevcuttur.

Yine nüfusun yüzde 5'inin kalp krizi deneyimi yaşadığı, özellikle kalp krizi durumunda olayın ilk gerçekleştiği anda hastaların en az üçte birinin aniden kaybedildiği göz önüne alındığında insanların kalp krizinden neden korktuğu veya korkması gerektiğini anlamak mümkündür. Buna bir de toplumun yaklaşık yüzde 20'sinin birinci derece bir akrabasını kalp krizi nedeniyle kaybettiği eklendiğinde hastalığın önemsenmesi daha da artmaktadır. Kalp krizin en önemli uzun dönem sonuçlarından biri kalp yetersizliğidir. Ülkemizde 10 milyon kişi risk altında. Kalp hastalıklarının akla gelmesi gereken belirtiler; göğüs ağrısı, sırt ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma, ayaklarda şişme, dudak veya parmak uçlarında morarma, öksürük, halsizlik ve çabuk yorulmadır. Bu şikayetlerden herhangi birinin bulunması mutlaka kalp hastalığı olduğu anlamına gelmez ama "mutlaka muayene gerektiğini" gösterir, 65 yaş üzeri kişilerde kalp yetersizliği görülme oranı yüzde 10 civarında saptanmıştır.

Kalp yetersizliği açısından risk altında olan kişileri de hesaba kattığımızda, ülkemizde 10 milyon kişiye yakın insan kalp yetersizliği tehdidi altında altındadır. Özellikle nüfusun yaşlandığı ve kalp yetersizliğine neden olan kalp damar hastalığının daha sık tedavi edildiği düşünüldüğünde, önümüzdeki yıllarda kalp yetersizliği görülme sıklığı giderek artacaktır. Kalp yetersizliği olan hastalarda 5 yıllık yaşam şansı yüzde 50'dir. Ciddi nefes darlığı olan ve günlük aktivitesi belirgin kısıtlanmış olan kişilerde ise 1 yıllık yaşam beklentisi yüzde 50 civarındadır. Kalp hastalığının diğer önemli bir türü ritm bozukluklarıdır. Damar hastalığı ve kalp yetersizliği olsun olmasın, doğuştan, genetik veya kalp hastalıkların sonucu olarak ritm bozukluğuna sık rastlanmaktadır. Ritm bozukluklarının bir kısmı yalnızca şikayete yol açarken bir kısmı ölüm habercisi olabilecek derecede önem arz edebilmektedir. Ülkemizde kadınların kalp hastalıkları konusunda erkeklerden daha duyarlı davrandığı gözlemlenmiştir.

Kadınların yaklaşık yarısının kalp ve damar sağlığını kontrol amaçlı olarak doktora başvururken, bu oranın erkeklerin üçte bir olduğu tespit edilmiştir. Toplumun dörtte birinin ise kalp krizi gibi sık görülen ve ciddi sonuçları bulunan bir hastalığın belirtileri konusunda hiçbir fikrinin olmaması önemlidir.

Kalp hastalığı için kimiler risk altında?

Kalp damar hastalığının gelişmesi ve ilerlemesinde etkisi kanıtlanmış risk faktörleri vardır. Kan basıncı yüksek, kan kolesterol düzeyi yüksek, şeker hastalığı olan, sigara içen, ailede erken yaşlarda kalp damar hastalığı olan ve belli yaşın üzerindeki kişiler (erkeklerde 40 yaş üstü, kadınlarda 55 yaş üstü veya menopoz sonrası) kalp hastalığına adaydırlar. Eğer kişide bu sayılan faktörlerin sayısı fazla ise kalp hastalığı riski katlanarak artmaktadır. Bu klasik risk faktörlerinin yanında, fazla efor yapmayan, şişman, beslenme alışkanlığı karbonhidrat ve kırmızı et gibi besinlere odaklı kişilerde hem kalp hastalığı hem de hastalığa bağlı kalp krizi ve felç gibi olumsuz olaylar daha fazla görülür. Kalp yetersizliğinin en sık sebebi kalp damar hastalıkları olduğundan dolayı benzer risk faktörleri kalp yetersizliği için de geçerlidir.

Ritm bozuklukları ise, hiçbir risk faktörü veya hastalığı olmayan sağlıklı kişilerde doğuştan ya da sonradan olabileceği gibi, ailevi bazı hastalıkların, kalp damar hastalığı ve kalp yetersizliğinin bir sonucu olarak oluşabilir. Kalp hastalıklarının belirtileri nelerdir Kalp hastalıklarının akla gelmesi gereken belirtiler; göğüs ağrısı, sırt ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma, ayaklarda şişme, dudak veya parmak uçlarında morarma, öksürük, halsizlik ve çabuk yorulmadır. Bu şikayetlerden herhangi birinin olması mutlaka kalp hastalığının olduğu anlamına gelmez. Çünkü yukarıda yazılanların hemen hepsi tamamen sağlıklı bir kişide görülebildiği gibi kalp dışı birçok tıbbi sorunda da görülebilir. Bu şikayetlerin hastalığa ait olup olmadığı veya kalple ilgili mi yoksa kalp dışı başka hastalıklarla ilişkili olup olmadığının ortaya konması için yakınılan şikayetlerin özellikleri, muayene bulguları ve gereğinde yapılacak testler önem taşımaktadır.

Nefes darlığı mı bayılma ile mi karşı karşıyasınız?

Bayılma beynin kanlanmasında geçici bir azalmanın yol açtığı bilinç kaybıdır. Toplumun en az yarısı hayatında bir kez bayılır veya bayılma tehlikesi (baş dönmesi) geçirir. Özellikle tekrarlayan bayılması olan kişilerde tam bir değerlendirme yapılması gerekir. Bayılma tamamen masum bir olay olabileceği gibi, tekrarlayıp hayat kalitesini bozabilir. Bayılma sırasında kişide travma oluşabilir. Daha da önemlisi bayılma aniden gerçekleşebilecek bir ölümün habercisi olabilir. Bayılmanın en sık sebebi vücudun kan basıncı ve kalp atışlarını düzgün ayarlayamadığı vazovagalsenkop denilen hastalıktır.

Bunun yanında kalbin elektriksel sistemindeki soruna bağı kalp atışlarında yavaşlama, aşırı hızlanma kan basıncını düşürerek bayılmaya sebep olabilir. Burada en önemli nokta, kalp mm m hastalığı (koroner hastalık, kalp yetersizliği vs) olan veya yakın aile bireylerinde ritm sorunu veya ani ölüm olan bir kişide bayılma oluyorsa bu dikkatle incelenmelidir. Kalp hastalığı ile ilişkili bayılmanın en tipik özelliği, baş dönmesi, fenalık hissi, göz kararması, gözde perdelenme gibi belirtilerle kişinin bayılacağını anlaması, bu esnada bayılan kişide soğuk terleme, yüzde solma, sararma olmasıdır.

Bayılmadan önce şiddetli çarpıntı hisseden hastalarda ritm bozukluğu akla gelmelidir. Bayılmaya sebep olabilecek ritm bozukluklarının bir kısmı tamamen tedavi edilebilirken (ablasyon tedavisi), kalp pili, ilaç tedavisi ve şok verme özelliği olan özel kalp pilleri gerekebilir. Nefes darlığı hem kalp hem de akciğer hastalıklarında görülen bir şikayettir. Bunun dışında kansızlığı (anemi) olan, zehirli guatr olan hastalarda nefes darlığı olabilir. Fazla kilolu, kan basıncı kontrolü yetersiz, hareketsiz yaşamı nedeniyle efor kapasitesi bozuk kişilerde altta kalp veya akciğerle ilgili bir hastalık olmasa bile nefes darlığı olabilir.

Nefes darlığının kalple ilişkili en önemli nedeni kalp yetersizliğidir. Bunun yanında, kalp damar hastalıkları, ritm bozuklukları ve bazı kalp kapak hastalıkları nefes darlığı ile belirti verir. Kalp yetersizliği durumunda kalp, içerdiği kanın tümünü pompalayamaz. Her kasılmada gerekenden daha az miktarda kanı damarlara vererek çevre dokulara göndererek onların ihtiyaçlarını karşılayamaz. Kalp yetersizliğinde, genellikle yavaş ilerleyen hastalığın önceleri hafif olan belirtileri giderek şiddetlenir. Başlangıçta sağlık durumu iyi olan bir kişi güç harcamayı gerektiren işlerini tamamlayamamaya başlar.

Hastalar merdiven çıkarken ya da yokuş yukarı yürürken zorlanırlar. Dizlerde kesilme ve nefeste kesilme nedeniyle yavaşlamak ya da durmak zorunda kalır. Önceden rahatlıkla yürüdüğü mesafeleri kat edemez. Hastalar yanılgı olarak, bu durumları hamlama, kilo alma ya da yaşlanmaya bağlı olduğunu düşünülebilir. Nefes darlığı nın kalp yetersizliğine bağlı olduğunu gösteren en önemli belirtilerden biri; geceleri uyku halinde gelen öksürük nöbetleri, nefes darlığı nedeniyle oturmak zorunda kalma, hatta pencereyi açıp derin nefes alma ihtiyacı duymasıdır. Tüm bu aşamalardan sonra hastanın efor kapasitesi bozulur, ayak bileklerinde ve karında şişlikler olur, beklenmeyen bir kilo alma olur, geceleri tek yastıkla rahatsız olduğu için birkaç adet yastığı üst üste koyarak yatmaya başlar.

Hastalığın en ileri aşamalarında ise, hasta istirahat halinde veya otururken de nefes darlığı çekmeye başlar, dudaklarında ve el / ayak parmak uçlarında morarma ve cilt renginde alacalanma olur. Bu noktada Acil servise başvurma ihtiyacı doğmuştur. Tüm bu süreçte hastalıktan şüphe duyulması ve uygun tedavinin başlanması durumunda yakınmalar düzelebilir veya günlük yaşamı etkilemeyecek düzeyde stabil kalabilir. Bir kısım hastada ise belirtiler yavaş seyretmeksizin aniden şiddetli bir tablo halinde ( Akciğer ödemi ) ortaya çıkabilir. Bu tabloya neden olabilecek durumlar olarak ani ritm bozukluğu olması (örneğin kalp kapak romatizması olan bir hastada), aşırı ani kan basıncı yükselmesi ve kalp krizi sayılabilir.

Çarpıntı sağlıklı veya hasta toplumdaki herkesin başına gelebilecek bir yakınmadır. Kişinin kalp atışlarını hissetmesi olarak tanımlanır. Bu durum, kalp atışlarının güçlü atması (örneğin heyecan, tansiyon yükselmesi), kalbin düzensiz atması (normalde, erken vurular veya teklemede ve bazı ritm bozukluklarında), kalbin hızlı atması (normalde veya ritm bozukluklarında) ve kalbin yavaş atmasından kaynaklanabilir. Çarpıntısı olan kişilerde en büyük sorun, yaşanılan yakınmaların bir kısmının hastalık veya ritm bozukluğu olmaksızın normal kişilerde de görülebilmesidir.

Tamamen fizyolojik olabilecek çarpıntı yakınmasının ritm bozukluğuna ait belirtilerden ayırt edilebilmesi için dikkatli bir değerlendirme yapılması gerekebilir. Eğer bir kişide yorulunca, heyecanlanınca, sinirlenince, üzülünce çarpıntı başlayıp giderek şiddetleniyor, sonra yavaşlayarak ortadan kayboluyor ve kişi bittiğini net olarak fark edemiyorsa bu çarpıntı büyük olasılıkla ritm problemine bağlı değildir. Çarpıntı durup dururken veya efor sonrası aniden başlıyor, gece uykudan uyandırıyor ve belli bir süre devam ettikten sonra aniden sonlanıyorsa bu durumda ritm bozukluğu akla gelmelidir. Ailede ritm sorunu veya ani ölüm, kalp hastalığı öyküsü olan bir kişide normal olarak tanımlanamayacak özelliklerde bir çarpıntı oluyor, özellikle de bayılmayla sonuçlanıyorsa çarpıntı ciddiye alınmalıdır.


MİLLİYET Gazetesi

  • Prof. Dr. Sabri Demircan, hangi şikayetlerin kalp hastalığı olabileceğini anlattı..
Tarih 11.8.2016 editor@florence.com
Paylaş
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.