Baş ağrısı sinyalleri yaşamı tehdit eden hastalıkların habercisi olabileceği için, bu durumlarda zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerekmektedir.

Her Baş Ağrısı Masum DeğildirÇeşitli nedenlerle karşılaştığımız baş ağrısı, kimi zaman masum olup çoğumuza doğal da gelse, hepsi masum değil. Baş ağrıları sinyallerinin yaşamı tehdit eden hastalıkların habercisi olabileceği için bu durumlarda zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerekiyor.

Baş ağrıları, baş boyun bölgesindeki damar, kas, çene eklemi ve saçlı deriden kaynaklanır. Beyin dokusunun kendinin ağrı duyusu yoktur. Çevre dokuları ağrıya duyarlıdır.

Bazen bu yüzden bazen biz beyin cerrahları hastaya genel anestezi bile vermeden beyin üzerinde bazı ameliyatları yapma şansımız vardır. Toplumda yaşamının bir döneminde baş ağrısı çekmeyen yoktur.

Bu ağrılar kısa süreli (akut atak) veya sürekli (kronik) olabilir. Ağrıların çoğunluğu tehlikesizdir.

KAÇ TÜRÜ vardır?

Ağrılar genellikle 3 kategoride toplanır. Hafif, orta ve şiddetli... Baş ağrılarının yaşla da ilgisi vardır. Genellikle orta yaş grubunda daha fazladır. Bu sınır 40-50 yaşlarına kadar şiddetli ve olma oranı yüksektir. İleri yaşlarda bu oran düşer. Ailesel bir yönü de mevcuttur. Tıbbi uygulamada bu ağrıları akut, subakut ve kronik olarak değerlendiririz. Orta ve şiddetli baş ağrıları kadınlarda erkeklere göre iki misli fazladır!

Akut baş ağrıları yani ani başlayan ve şiddetli baş ağrılarının gideceği merkez acil merkezlerdir. Subakut ve kronik ağrılar normal muayene şartlarında değerlendirilir. Ağrının devamlı olması veya şiddeti biz hekimleri belirli teşhis metodlarına yönlendirir.

Baş ağrılarını değerlendirirken en bilineni migrendir veya gerilim tip baş ağrılarıdır. Migren yaşam kalitesini en olumsuz etkileyendir. Bir ay içinde 15 günden daha fazla ağrı yaşanıyorsa kronik baş ağrısı gelişmiştir.

Beyindeki bir hasardan, ya da bazı metabolik durumlardan kaynaklanan baş ağrılarına sekonder baş ağrısı ismi verilir.

Enfeksiyonlar (sinüzit veya benzeri, beyin apseleri, menenjit gibi)

Beyin tümörleri (beynin kendi ürettiği değişik çeşitli tümörler veya metastatik başka organlardan yayılan tümör)

İnmeler

Beyin kanamaları (Sebepleri çok değişkendir)

Temporal arterit dediğimiz kafatasının her iki yanındaki bazı arterleden (damarlardan) kaynaklanan ağrılar

Hipertansiyon veya kullanılan bazı ilaçların etkileri baş ağrısı yapabilir.

Çok şiddetli (hastanın deyimi ile "başımda bir bomba patladı") ağrıların sebebi genellikle anevrizma; veya değişik damar yumaklarının veya kavernom dediğimiz oluşumların sebep olduğu kanamalar acildir. Hayati tehlikesi mevcuttur.

Bazen bu akut ağrılar hastanın daha evvel pek önem vermediği küçük bir kaza sonucu oluşan subdural dediğimiz beyin zarı ile beyin arasında oluşan kanamalardır. (Çoğunlukla yaşlı hastalarda olur ve Alzheimer veya erken bunama ön tanıları ile atlanabilir)

Bir başka tip baş ağrısı gerilim tipi baş ağrısıdır. Gerilim tipi baş ağrıları hem daha kısa sürer hem de günlük yaşantımızı pek etkilemezler.

MİGREN bir hastalıktır

Migren sadece bir baş ağrısı değil hastalıktır. Zonklayıcı, baş ağrısı, ışık, ses, koku hassasiyeti, stres, hormonal (bilhassa kadınların menstrual devrelerinde), hava değişikliklerinde (ülkemizde lodos, Avrupa ülkelerinde fon rüzgarları dediğimiz mevsim değişiklikleri) ve bazı yiyecekler ağrıyı başlatabilir.

İşte DİĞER NEDENLER

Baş ağrısında erken teşhis çok önemlidir. Ağrıların diğer nedenlerini şöyle sıralayabiliriz;

  • Kanamalar
  • Pseudo tümör dediğimiz sanki beyinde bir tümör varmış gibi klinik belirtiler.
  • Menenjit
  • Sinüs trombozu dediğimiz beyindeki bazı toplar damarların tıkanması sonucu baş ağrıları
  • Sinüs hastalıkları (sinüzit)
  • Bazı kulak hastalıkları
  • Diş hastalıklarından kaynaklanan hastalıklar
  • Bazı kafa sinirlerinden kaynaklanan hastalıkları
  • Zona
  • Trigeminal ağrı
  • Glossofrangia sinire bağlı ağrı (çok defa damak, çene ve dilin arkasından çeneye yayılan ağrı)
  • Bazı kafa derisi içinden geçen yüzeysel sinirlere bağlı ağrılar (oksipital neurolgi vs) gibi.
  • Kafa içi basınç artmasına bağlı patolojik durumlar (kanama, tümör, apse vs)
  • Kafa içi basıncını düşüren olaylar (örneğin omurilik zarında yırtılmaya bağlı likör kaçağına bağlı gelişen patolojiler baş ağrısı yapar.

Ne zaman DOKTORA BAŞVURULMALI?

Özet, eğer baş ağrısı ani ve çok şiddetli başladıysa ateş veya kusma eşlik ediyorsa hayatınızda daha önce bu şekilde şiddetli ağrı olmamış ve şimdi bu çeşit bir ağrı yaşıyorsanız, sinir sisteminize ait herhangi bir bozukluk bu ağrılara eşlik ediyorsa (örneğin; nöbet, felç, his kaybı, görme bozukluğu vs) bilincinizde değişiklik (uykuya meyil varsa) en yakın ve donanımlı olduğunu bildiğiniz hastaneye baş vurunuz.

İlaç UYARISI

Baş ağrılarında basit ağrı kesiciler dışında doktora danışılmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır. Tehlikeli hastalıkların ortaya çıkardığı baş ağrıları, ağrı kesicilere pek fazla yanıt vermiyor. Yine de bazı ağrılarda geçici düzelme ya da ağrı şiddetinde azalma sağlayarak kişinin doktora başvurmasını, dolayısıyla tanı ve tedavisini bir miktar geciktirebiliyor. Bir diğer önemli tehlike ise beyin kanamalarında, örneğin bazı kanı sulandırıcı etkiye sahip ilaçların kanamayı şiddetlendirmesi. Dolayısıyla bu tür baş ağrılarında kişilerin kendilerince çözüm arayışına girmek yerine bir an önce doktora başvurmaları gerekiyor.

Bu sinyaller İHMALE GELMEZ!

İşte baş ağrısında ciddiye alınması gereken işaretler…

1. Çok şiddetli ve ani başlayan baş ağrıları: Kişi hayatında ilk kez, çok şiddetli ve yaklaşık 1 dakika içinde en yüksek şiddetine ulaşan baş ağrısı tarif ediyorsa subaraknoid kanamadan şüphe ediliyor. Subaraknoid kanama, beyin damar duvarlarındaki anomaliden kaynaklanan balonlaşma şeklinde tarif edilebilecek anevrizmaların yırtılması nedeniyle oluşuyor. Baş ağrısı bazı hastalar tarafından ''başımın içinde bir şey patladı'' şeklinde de ifade ediliyor. Yakınması olmayan hastada ani ve şiddetli baş ağrısı ile birlikte bilinç değişiklikleri, uyku hali, bulantı, kusma, ışık hassasiyeti, epilepsi (sara) nöbetleri gözlenebiliyor. Hastaların yaklaşık dörtte biri ilk 24 saat içinde kaybedilebiliyor. Bu nedenle hastanın acil olarak hastaneye ulaştırılması gerekiyor.

2. Giderek şiddetlenen ve geçmeyen baş ağrısı: Baş ağrısı altta yatan tehlikeli bir hastalık olmaksızın da sık görülmesine rağmen, eğer ağrı gittikçe artıyorsa mutlaka önemsenmeli. Sigara içen ve doğum kontrol hapı kullanan genç bir kadında gittikçe şiddeti artan baş ağrısı, beyin venlerinde pıhtılaşma sonucu oluşan serebral sinüs trombozu gibi hızla tedaviye başlanması gereken bir hastalığın işareti olabiliyor.

3. Hapşırmak, ıkınmak, cinsel aktivite veya efor ile ortaya çıkan baş ağrısı: Egzersiz, hapşırmak veya ıkınmak gibi kafa içi basıncının artması nedeniyle baş ağrısı oluşması, kafa içinde yer kaplayan bir oluşum düşündürüyor. Beyin tümörleri, anevrizmalar bu tip baş ağrısına neden olabileceği gibi, genç-orta yaş şişman kadınlarda daha sık gözlenen, beyin omurilik sıvısının basıncının artmasının neden olduğu psödotümör serebri gibi hastalıklar da buna neden olabiliyor.

4. Kafa travması sonrası ortaya çıkan baş ağrısı: Özellikle trafik kazaları gibi şiddetli kafa travmalarından sonra kafa kemiklerinde kırıklar, beyin dokusunda ya da beyin zarları arasında kanamalar oluşabiliyor. Daha az sıklıkta beyin zarları arasında sızıntı şeklindeki kanamalar başlangıçta bulgu vermeyip travmadan günler, hatta aylar sonra baş ağrısı ve denge bozukluğu gibi bulgularla ortaya çıkabiliyor.

5. Kol ve bacakta uyuşma, güçsüzlük, görme bozukluğu, konuşma güçlüğü gibi nörolojik semptomların eşlik ettiği baş ağrısı: Baş ağrısı ile bu nörolojik işaretlerin görülmesi beyin dokusunda sorun olduğunu bildiriyor. Yukarıdaki hastalıklara ek olarak örneğin inme hastalarının yüzde 10'unda inme öncesinde baş ağrısı görülebiliyor.

6. Tedaviye rağmen düzelmeyen baş ağrıları: Kafa içinde yer kaplayan lezyonlar, tümör, kafa içi basınç artışı, merkezi sinir sistemi enfeksiyonları gibi beyinde yapısal olarak değişiklik, iritasyon yapan pek çok hastalık dirençli baş ağrısı şeklinde görülebiliyor.

7. Baş ağrısının hep aynı bölgede olması: O bölgede yer kaplayan lezyon sonucu ortaya çıkabiliyor.

8. Yüksek ateş, uyku hali, kafa karışıklığı veya vücut döküntüsünün eşlik etmesi: Menenjit beyni çevreleyen zarların, ensefalit ise beyin dokusunun enfeksiyon etkenleri ile oluşan iltihabi hastalığıdır. Bu hastaların hemen tamamında giderek şiddeti artan baş ağrısı görülüyor. Baş ağrısı ile birlikte yüksek ateş, halsizlik, uyku hali olması mutlaka beynin enfeksiyondan etkilendiğini akla getirmeli. Merkezi sinir sistemi enfeksiyonları da ölümcül olabilen ya da sakatlığa yol açabilen hastalıkları oluşturuyor.

9. İleri yaşta yeni başlayan baş ağrıları: Temporal arterit, 50 yaş üstü bireyleri etkileyen tehlikeli bir hastalık. Orta veya şiddetli, gittikçe artan baş ağrısına, halsizlik, eklem ağrıları, görmede azalma, çiğnerken yorulma gibi semptomlar eşlik edebiliyor. Erken tedavi edilmemesi kalıcı görme kaybına ve beyin hasarına yol açabiliyor. Yine ileri yaşlarda ortaya çıkan baş ağrıları beyin damar hastalıkları ve beyin tümörlerini akla getirmeli.


SÖZCÜ Gazetesi / 8 Şubat 2018

  • Baş ağrısı sinyalleri yaşamı tehdit eden hastalıkların habercisi olabileceği için, bu durumlarda zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerekmektedir.
Tarih 8.2.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş