Halluks Valgus; en bilinen tanımlamasıyla ayak başparmağının iç tarafındaki ağrılı şişlikle kendini ortaya koyan bir bozukluk olarak tanımlansa da aslında daha karmaşık çok planlı-boyutlu bozulmaların bütünüdür.

Kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık 8-9 kat fazla görülür, bir estetik kaygıdan ziyade; hastaları asıl doktora götüren sebep; ağrı ve ayakkabı giyme ile bulma sorunlarıdır. Genetik geçiş anlamlı olabilmektedir, ailesinde, yakın akrabalarında halluks valgus sorunu olanların olmayanlara göre tutulmaları yüksek olasılıktır.

Halluks Valgus Nedir?En sık orta yaşla kadınlarda görülmekle birlikte, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde de görülebilmektedir, birlikte birtakım nörolojik ve romatizmal hastalıkların varlığında da görülebilir, ancak aile öyküsü ile yüksek topuklu ön bölümü dar, sivri burunlu ayakkabıları giyme alışkanlığı olanlarda daha sık gözlenmektedir.

Ayak başparmağı iç tarafında ağrılı bir sertlik, şişlik var gibidir, ancak olayın aslı; başparmak tarak kemiğine göre parmağın dışa dönmesiyle karekterlidir, birinci ve ikinci parmak tarak kemikleri arasındaki açı da artmıştır, tedavide gerçek olan cerrahi tedavidir, ameliyatsız yöntemlerden olan, silikon parmak ayıraçları ve gece atellerinin kanıtlanmış başarısı bulunmamaktadır, ameliyat olmak istemeyen ya da olamayacak durumdaki hastalarda ayakkabı düzenlemeleri; ön bölümü geniş ve parmakların rahatça hareket edebileceği tipte ayakkabılar tercih edilmelidir.

Beraberinde diğer parmaklarda da bozulmalar görülebilir, özellikle 2. ve 3. parmaklarda şekil bozuklukları, yer değiştirmeler, 5. parmakta “terzi bunyonu” denilen adeta Halluks valgus'un tersi gibi düşünülebilecek parmağın içe dönmesi, ayağın dış tarafındaki ağrılı şişlik, parmaklarda duyu sinirlerinin sıkışmasına bağlı olan ağrılı (metatarsalji-Morton nöroma/nöritis) durumlar görülebilir.

Cerrahi yaklaşımda asıl karar verdirici olan hastanın ağrısı ve ayağını verimli kullanamaması , ayakkabı bulmakta ve dayandırmakta yaşadıkları zorluktur.
Ayağın iç tarafındaki şişliğin çıkartılması ilk akla gelen çözümmüş gibi görülmüştür, ancak ilerleyen zamanlarda gözlenmiştir ki, hastalığın ana sbebi o çıkıntı olmayıp, parmaklarda ve tarak kemiklerindeki geomerik üç planlı bozukluklardır, dolayısıyla her hastanın tedavisi farklı düşünmeyi gerektirir, her astaya aynı ameliyat uygulanamayabilir, sadece yumuşak doku ameliyatları da yeterli olmamaktadır, beraberinde görülen sorunları da gerekrse aynı seansta gidermek için planlar yapılmalıdır.

Ameliyatta amaç; öncelikle ağrısız, fonksiyonel iş görebilen, bir ayak elde etmektir. Bunun için de 1. ve 2. tarak kemiklerini birbirine yaklaştırmak, parmak kemiklerinin dizilimini sağlamak, eklem ve kemiklerin doğal konumlarına getirilmesini sağlamaktır., Hastadaki duruma göre tarak kemiğinin 1/3 ön, orta ve arka bölümlerinde çeşitli kesiler yaparak, bazen kombine kesilerle , ek olarak da yumuşak doku dengesi korunarak, ya da bunu sağlayıcı ek işlemler de katılarak düzeltme sağlanır.

Ameliyattan sonra genellikle alçı yapılmasına çoğu zaman gerek olmaz, durumu koruyucu bir ayak bandajı yapılır, özel bir ameliyat sonrası ayakkabı ile, hastalar erkenden hareketlendirilir. Ortalama bandajda kalma zamanı 6-8 haftadır, ardından hastaların spor ayakkabı giyebilmelerine izin verilir, ancak ayağın şişliğinin geçmesi bazen uzun sürebilir. Bir diğer önemli husus da hastaların sigara konusunda dikkatli olmalarını sağlamaktır, en azından ameliyat sürecinde kendilerini uzak tutmalıdırlar.

Tarih 19.3.2019 editor@florence.com.tr
Paylaş