Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Şule Güngör güneşten nasıl korunmamız gerektiğini anlatıyor ve önemli uyarılarda bulunuyor.

NASIL GÜNEŞLENMELİYİZ?

Öncelikle güneşten kaçınmamız gerektiğini söylemeliyiz. Mümkün olduğu kadar tehlikeli saatlerde dışarı çıkmayacağız, çıkmak zorunda kalırsak mutlaka geniş kenarlı şapka, büyük güneş gözlüğü ve koyu renk kıyafet giyeceğiz.

HEP AÇIK RENK ÖNERİLİR AMA...

Bu konu halk arasında hatta pek çok doktor tarafından yanlış bilinir. Kural şu: Sıcaktan korunmak için açık, güneşten korunmak için koyu renk kıyafet giyeceğiz. Önceliğimiz hangisiyse onu seçeceğiz.

GÜNEŞ IŞINLARI HANGİ SAATLERDE TEHLİKELİ

Kimi saat 10.00-16.00 kimi saat 11.00-15.00 arası diyor. Fakat son zamanlarda dünyadaki eğilim gölge kuralı. Gölgemiz boyumuzdan kısaysa güneş ışınları dik geliyor demektir. Yani tehlikeli saatlerdeyiz, güneşe çıkmayalım. Gölgemiz boyumuzdan uzunsa güvenli saat aralığındayız, dışarıda durabiliriz.

GÜNEŞ KORUYUCU KULLANMAK ŞART MI?

Tatilde hiç güneşe çıkmamak mümkün olmadığı için en azından güneşe çıkmadan güneş koruyucusu sürmek lazım, evet. Eskiden ‘Mutlaka güneş koruyucusu kullanın’ derdik. Son çalışmalarda kimyasal güneş koruyuculardaki oksibenzon, avobenzon gibi bazı kimyasalların kanda varlığı tespit edildi. Bu maddelerin hormonları etkilediği, bazı kanserlere yol açtığı saptanmış. O nedenle özellikle çocuklara, gebelere ve emzirenlere kimyasal değil mineralli (fiziksel) güneş koruyucu öneriyoruz.

MİNERALLİ GÜNEŞ KORUYUCU NEDİR?

Cilde sürünce süzme yoğurt gibi bembeyaz kalan güneş koruyuculara diyoruz. Asıl makbul olan, daha az zararlı olan güneş koruyucular bunlar. Eskiden yalnızca çocuklarda kullanılırdı. Ama artık yetişkinlere de öneriyoruz. Özellikle sırt, kol, bacak gibi geniş alanlarda kullanım için mineralli tercih etmek lazım. Yüz gibi dar bölgelerde kimyasal güneş koruyucu kullanılabilir. Elbette herhangi bir hastalığı olmayan, deri bütünlüğü bozulmamış yetişkinler, daha geniş alanlarda da kimyasal koruyucu kullanabilir. Fakat özellikle bebeklerde, ince derili olanlarda, derinin fiziksel bütünlüğü bozulanlarda mineralli güneş koruyucu öneriyoruz.

KİMYASAL VE MİNERALLİ GÜNEŞ KORUYUCULAR ARASINDAKİ ETKİ FARK NEDİR?

✔ Kimyasal güneş koruyucuların iki çeşit filtresi var, biri ultraviyole A’ya, diğeri de ultraviyole B’ye karşı. Günümüzde kaliteli güneş koruyucularının çoğu her ikisini de barındırıyor. Fakat kimyasal koruyucuların alerji yapma riski var. O nedenle özellikle cildi hassas olanlara ve bu kimyasallara alerjisi olanlara önermiyoruz.

✔ Kimyasal güneş koruyucuların etkili olabilmesi için dışarı çıkmadan 20 dakika önce sürülme şartı var. Derinin altına girecek, içine nüfuz edecek ki etkisini göstersin.

✔ Mineralli güneş koruyucular sürüldüğü an işe yarıyor. Sanki cildimize bir tül perde örtülmüş gibi derimizi koruyor. Büyük partiküllü oldukları için derinin içine nüfuz etmiyor. Bu da bizim için avantaj çünkü kana geçmiyor.

KAÇ FAKTÖRLÜ KORUCU KULLANMALIYIZ

İstanbul, Ankara, İzmir gibi illerde 15 faktör güneş koruyucu yeter. O da tabii yüzümüz gibi güneş gören yerlere... Kapalı ortamda çalışıyorsak, normal rutinimizde çok da güneş görmüyorsak, cildimiz lekeli değilse, güneşten kaçınmamız gereken bir cilt hastalığımız yoksa güneşten koruyucuyu saplantı haline getirmemeliyiz. Ama deniz tatilinde mutlaka güneşten koruyucu kullanmalıyız. Denize girmesek, güneşlenmesek bile rüzgarın etkisiyle ya da topraktan yansıyan güneşten korunmak lazım. Yine kışın kardan yansıyan güneş çok fazla yakar. Sudan yansıyan güneş de öyle... Mesela hastalar ‘Güneşlenmiyorum ama çok yandım’ der. Bunun nedeni, yüzerken sudan geçen güneş ışınlarının daha etkili olması. Bu yüzden denize ya da havuza girmeden önce mutlaka güneş koruyucumuzu tazelememiz lazım, koruyucumuz waterproof (su geçirmez) bile olsa... Deniz tatilinde, sahil kentinde en az 30 faktör güneş koruyucu kullanmak lazım.

30 İLE 50 FAKTÖR ARASINDA ÇOK FARK VAR MI?

Hayır yok. Eskiden 90 faktörlere kadar güneşten koruyucular vardı. Artık 50’nin üstüne 50 + deniyor. Market ya da eczanede en fazla 50 + güneş koruyucular satılıyor. Zaten 30 ile 50 faktör arasında koruyuculuk açısından çok küçük ama fiyat açısından çok büyük fark var. Dolayısıyla 50 faktöre para verilmesine gerek yok. 30 faktör alın ama sık sık kullanın. Önemli olan doğru kullanmak, 2-3 saatte bir güneş koruyucunuzu tazelemek.

13 Haziran 2019 / Posta Gazetesi

  • Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Şule Güngör güneşten nasıl korunmamız gerektiğini anlatıyor ve önemli uyarılarda bulunuyor.
Tarih 17.6.2019 editor@florence.com.tr
Paylaş
Benzer Haberler