'29 Eylül Dünya Kalp Günü'nde Uzmanından Önemli Uyarı Var

Türkiye'de 2013 yılında tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 40'ına dolaşım sistemi hastalıkları; bu grubun da yüzde 38'ine damar tıkanıklıkları ve kalp krizleri neden oldu. İstanbul Florence Nightingale Hastanesi'nden Uzman Dr. Hayri Parlar, yüzde 38'lik oranın kadınlar ve erkeklerde eşit olmadığını, erkeklerin çok daha dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Dünya genelinde ve Türkiye'de kalp damar hastalıkları ve kalp krizi tüm ölümlerin en sık nedeni.

Günümüzün bu ağır sağlık sorununa dikkati çekmek için 29 Eylül tüm dünyada "Kalp Günü" olarak kabul ediliyor ve bir dizi etkinlik yapılıyor. Dünyada her yıl yedi milyondan fazla kişi kalp damar hastalıkları nedeniyle ölüyor.

Türkiye'de 2013 yılında tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 40'ı dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle olurken, bu grubun yüzde 38'ini kalp damar tıkanıklıkları ve kalp krizleri oluşturdu. Ancak bu yüzde 38'lik oran kadınlarda ve erkeklerde eşit değil. Bu oran kadınlarda yüzde 32 iken erkeklerde yüzde 46 oldu.

Yani erkeklerin kalp krizinden ölme riski çok daha fazla.

Kadınların kalp krizinden ölme riski daha az ayrıca kadınlar erkeklere göre 10 yıl daha avantajlı.

Erkeklerde 40'lı yaşlardan sonra sıklaşan kalp krizleri kadınlarda 50'li yaşlardan sonra görülüyor.

Peki bunun nedeni ne? Erkeklerin çok çalışması mı, daha stresli olmaları mı?

İstanbul Florence Nightingale Hastanesi İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Bölümü'nden Uzman Dr. Hayri Parlar hem bu sorunun cevabını verdi, hem de iyi bir kalp sağlığı için yapılması gerekenleri anlattı...

Risk fazla değil

Aslında kalp damar hastalıkları açısından erkekler daha riskli değil, kadınlar daha korunaklı...

Kalp krizinden ölümün erkeklerde daha fazla olması ve kadınlarda kalp krizinin daha geç yaşta görülmesinin nedeni, kadınlık hormonu östrojen. Yapılan çalışmalarda östrojen ne kadar yüksekse kan hücrelerinin damar duvarlarına yapışarak damarları tıkama riskinin o kadar az olduğu gösterilmiş.

Yani kadınlık hormonu östrojen damarların tıkanmasını engelliyor.

Menapozdan sonra yani kadınlarda östrojen seviyesi artık düştükten sonra kalp krizi riski artıyor ve risk erkeklerle eşitleniyor.

Fazla tuz özellikle yüksek tansiyonun oluşmasında ve ilerlemesinde çok etkilidir.

Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, şişmanlık ve kolesterol yüksekliği bunlar arasında en önemlileri.

Bunların her biri kalp krizi riskini yaklaşık üç ila beş kat arasında artırıyor.

Krizi önlemek için neler yapılmalı?

1- Sigarasız hayat başlasın: Kalp damar hastalığı risk faktörlerinden yaş, genetik faktörler ve erkek olmak değiştirilemez ancak sigara içilmesi, yüksek tansiyon, şişmanlık, şeker hastalığı ve kolesterol yüksekliği önlenebilir ya da en azından geciktirilebilir.

Sigara içerisindeki pek çok zehirli madde ile kendi başına damar tıkanıklığı riskini artırdığı gibi ayrıca tansiyon yüksekliği, iyi kolesterolün düşmesi, kötü kolesterolün yükselmesi gibi kalp hastalığı riskini artıran diğer faktörleri de kötü yönde etkiler.

Kalp krizi riski günde 1 paketten az sigara içenlerde 3 kat., 1 paketten fazla sigara içenlerde ortalama 5 kat daha fazla. Kalp krizi geçirdikten sonra sigara içmeye devam edenlerde sigarayı bırakanlara göre tekrar kalp krizi geçirme riski 3 kat daha fazla.

Sigara içiyorsak bırakmalıyız!.

Yapılan çalışmalarda sigaranın bırakılmasından sonraki 3 yıl kalp krizi geçirme riskinin daha çok azaldığı görülmüştür.

2- Tuz tüketimi azaltın: Günde 5-6 gramdan fazla tuz tüketmemeliyiz. Türkiye'de ne yazık ki çok fazla tuz tüketiyoruz. Yemeklere daha tadına bile bakmadan tuz atabiliyoruz. Tuz alımını azaltmak için yemeklerin az tuzla hazırlanması, sofrada ayrıca tuz eklenmemesi ve peynir, zeytin, turşu gibi kendiliğinden çok tuzlu gıdaların tüketimine dikkat edilmesi gerekir.

3- Ev yemekleri tüketin: Hazır gıdalar tadı tuzlu değilse bile bol miktarda sodyum yani tuz içeriyor. Çünkü hazır gıdalara bozulmaması için konulan katkı maddelerinde bol sodyum var. Fazla tuz özellikle yüksek tansiyonun oluşmasında ve ilerlemesinde çok etkilidir.

4- Günümüzün en büyük sorunu şişmanlık: Türkiye'de 50 yaş ve üstü nüfusun yarıdan fazlası aşırı kilolu. Özellikle göbek tipi yağlanma kalp hastalığı riski ile ilişkili. Şişmanlarda yüksek tansiyon ve damar tıkanıklığı riski 3 kat daha fazla. Göbek çevresinin erkeklerde 94, kadınlarda 80 cm i geçmemesi öneriliyor. Kilo artışı diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği ve kalp hastalığı riskini artırıyor. Sadece kilo vererek tansiyon, şeker ve kolesterol ilaçları kullanır iken ilaçsız tüm bu durumların normale dönebildiği hastalarımız var.

5-Akdeniz mutfağının eşsiz lezzetleri ile sofranızı donatın: Doymuş yağlar yerine doymamış yağlar kullanılmalı. Yani hayvansal yağlar ve margarin yerine zeytinyağı, ayçiçek yağı gibi bitkisel yağlar tercih edilmeli.

Sebze meyve tüketimi artırılmalı.

Kurubaklagiller gibi posalı yiyecekler daha fazla yenmeli...

6- Beyaz ekmeğe son: Beyaz ekmek yerine kepekli ya da tam tahıllı ekmek, pirinç yerine bulgur tercih edilmeli.

7- Kolesterol savaşları başlasın! Kolesterolden zengin et, süt, yumurta gibi gıdalar azaltılmalı, karaciğer, dalak gibi sakatatlardan uzak durulmalı. Sucuk, sosis, salam mümkün olduğunca yenmemeli.

8- Yemek tercihi önemli: Haşlanmış ve ızgara yemekler tercih edilmeli, kızartmalardan kaçınılmalı.

9- Sporu yaşam tarzı edinin: Haftada en az 3-4 gün, her seferinde en az 30 dk aralıksız yürüyüşler yapılmalı, yapılan çalışmalar ağır tempolu koşulara göre düzenli yapılan yürüyüşlerin daha faydalı olduğunu gösteriyor.



MİLLİYET Gazetesi   I   29 Eylül 2016

  •   '29 Eylül Dünya Kalp Günü'nde Uzmanından Önemli Uyarı Var
Tarih 29.9.2016 editor@florence.com
Paylaş
Benzer Haberler
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.