Genellikle 40’lı yaşlarda başlayan ve 50’li yaşlarda daha da belirgin hale gelen erkeklik hormonu denilen “testosteron” seviyesinin düşmesi, bu sendromun nedeni. Bununla birlikte testosteron seviyesi düşen her erkek andropoza giriyor mu? Hayır!

Cinsel performansınızın azaldığını, konsantrasyon kaybı başladığını, eskiye göre daha yorgun ve daha kızgın olduğunuzu, ruh halinizde çökme olduğunu, vücutta yağlanmanın arttığını fark etmişseniz, “andropoz “ ile tanışma vaktiniz gelmiş olabilir.

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, andropozun ortaya çıkması fizyolojik olduğu kadar bunu hazırlayan sosyal ve psikolojik etkenlere de bağlıdır. Bunların başında kilo fazlalığı, şeker hastalığı kalp damar hastalıkları, yüksek tansiyon, alkol ve sigara gelmekte olup, stres problemi yaşayan ,sosyal ilişkilerinde başarılı olamayanlarda, tekdüze bir hayat sürenlerde andropoz belirtilerinin ortaya çıkması daha sık görülüyor.

Andropoz erkeği nasıl etkiler?

Etkileri 3 ana başlıkta toplamak mümkün;

  • Cinsel fonksiyon yönünden: Erkeklik hormonunda ortaya çıkan azalma, ereksiyon problemlerine ve cinsel istekte azalmaya neden olur.

  • Psikolojik açıdan bakarsak: Kaygılarda artma, depresyona eğilim, sinirlilik, zor motive olma ve unutkanlık gibi hayatı zorlaştırıcı tablolar ortaya çıkabiliyor.

  • Bedensel fonksiyonlar açısından: Uyku ihtiyacında artma ,konsantrasyonda azalma, kas ve eklemlerde ağrıların ortaya çıkması gibi değişiklikler kişiyi zorlayabiliyor.

Teşhisi kolay mıdır?

Evet! Kendisinde bu şikayetlerden bir veya birkaçını fark eden erkek ,üroloji uzmanına başvurursa; yapılacak fizik muayene ve testosteron hormon seviyesinin ölçümü ile teşhis konulur. Sonrasında ise; hastaya özel tedavi seçenekleri ile eksik olan testosteron hormonu yerine konularak bu sıkıntılı dönemden kurtulmak mümkün olur.

Sonuçta, genç yaşlarda sağlığınız için atacağınız adımlar, andropoz dönemini rahat geçirmemizi sağlayacaktır.


BenimEmeklilik  /  20 Ocak 2017

Tarih 20.1.2017 editor@florence.com
Paylaş