Büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğu belirtilen diyabet sosyal hayatı ve ekonomileri tehdit eder boyuta geldi. Ancak önlenebilmesi için, insanların bilgilendirilmesi, doğru ile yanlışın ayrılması gerekiyor.

Son yıllarda görülme sıklığı gittikçe artan diyabet (şeker hastalığı), toplumsal ve ekonomik boyutları olan bir salgın şeklini almış olup önlenmesi, zamanında tedavi altına alınması ve en önemlisi de insanların bilinçlendirilmesi gereken mühim bir hastalık haline gelmiştir. Bilhassa sağlıksız yaşam biçimi olan sağlıksız beslenme, hareketsizlik kilo alımına yol açmakta kilo alımı da bilhassa "Tip 2 diyabet"e sebep olmaktadır. Bu hastalığın majör unsuru (en önemli nedeni) obezite sebebiyle "Diyaobezite" diye bir tabirde ortaya atılmıştır.

Obezite salgın gibi

Özellikle büyük şehirlerde ulaşım zorlukları sebebiyle yol için aşırı zaman kaybı, ekonomik, sosyal ve çevresel faktörlerin olumsuzluğu sebebiyle spora yönelememe veya vakit ayıramama. İş yoğunluğundan dolayı atıştırmaya yönelik sağlıksız gıda alımı, ekonomik imkansızlıklar sebebiyle tek yönlü beslenme biçimi obeziteyi dünya çapında ve ülkemizde adeta patlatmıştır. Dünyanın iletişim sebebiyle yakınlaşmasından ötürü gıda tercihleri değişmiş olup bilhassa yüksek yağ içeren yiyeceklerin, fastfood’ların tüketiminin artışı, lifli gıdaların alınmaması veya seyrek tüketimi, ailelerin evde yemek yapma yerine dışardan yemek söylenmesi hazır yiyecekleri tercih etmeleri bu sağlıksız ve tehlikeli zemini meydana getirmiştir.

Masa başı, büro hayatı, bilgisayar ve televizyon alışkanlıkları insanları küçük yaşlardan itibaren hareketsizliğe itmekte egzersiz alışkanlığının toplumdan uzaklaşmasına sebep olmaktadır. Bütün bu durumlar diyabetin büyüyüp gelişip bir salgın haline gelmesine uygun bir vasat oluşmasına sebep olmaktadır. Fazla kilo önemli neden Bu tablonun bize verdiği en önemli mesaj diyabet, diyabet öncesi ve obezite hastalarının bilinçlendirilmesi gerektiği gerçeğini göstermektedir. Bu itibarla diyabet hastalarına uygun yeterli ve gerekli eğitim verilmesi şarttır. Toplumda diyabete yönelik eğitim verilirken, birçok "doğru" olarak bilinen "yanlış"la karşılaşmaktayız.

Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümünden Prof. Dr. Haluk Sargın, 26 soruda diyabette "doğru" olarak bilenen "yanlış"ları açıkladı...

YANLIŞ 1: Diyabet çok şeker yiyen insanlarda görülen bir rahatsızlıktır!
DOĞRUSU: Bu düşünce tamamen yanlış olup, çok şeker yeme yüksek kalori alımına sebep olmakta obeziteye sebep olmakta genetik yatkınlığı olan kişilerde diyabetin oluşumuna zemin hazırlamaktadır.

YANLIŞ 2: İnsülin bağımlılık yapan bir ilaçtır.
DOĞRUSU: İnsülin bir ilaç değil hormondur. Eksik olan bünyeye dışardan verilen takviye bir hormondur. Yani vücudun ihtiyaç duymasından kaynaklanır. Bağımlılık yapma özelliği katiyen yoktur.

YANLIŞ 3: İnsüline başlandığı zaman bırakılmaz.
DOĞRUSU: İnsülin rezervleri tamamıyla tükenmiş olan diyabetik hastalar istisna, hap kullanan hastaların ağır enfeksiyonlarında, cerrahi girişimlerinde ve gebeliklerinde geçici olarak kullanılıp bırakılabilir. Bazı aşırı kilolu hastalarda insülin rezervi uygunsa ciddi kilo verimi sonucu haplara dönülebilmektedir.

YANLIŞ 4: İnsülin şişmanlatır.
DOĞRUSU: Egzersiz ve diyetine dikkat eden hastalarda insülin kilo yapmaz. İnsülin direnci sebebiyle iştah artışı olan hastalarda insülin direncini kıran haplarla kombinasyonlar yapılarak iştah artışı engellenebilir. I

YANLIŞ 5: Bazı bitkilerin, tarçın ve limonun kan şekerini düşürmesi iddiası
DOĞRUSU: Bilimsel karşılığı olmayan ispatlanmamış söylentilerdir bunlar.

YANLIŞ 6: Diyabet yaşlandırır.
DOĞRUSU: Bu görüşte tamamiyle yanlıştır. İlaç, diyet ve egzersiz insülin uygulayan hastalarda bir sorun görülmemiştir. Tip 1 Diyabet olup iyi kan şekeri seviyesi yakalanamamışsa gelişme geriliği olabilmekte, yine iyi kan şekeri düzeyi yakalanamamış Tip 2 Diyabetli hastalarda yaşam kalitesi azalmakta diyabetin sorunlarına bağlı mağduriyetler ortaya çıkmaktadır.

YANLIŞ 7: Diyabet hastası spor yapamaz.
DOĞRUSU: Bu bilgide son derece yanlıştır. Diyabet hastalarına bilakis spor yapması önerilmektedir. Spor öncesi ve sonrası kan şekerine bakarak gerekirse bir ara öğün ilave edebilir. Açken (bilhassa sabah) spor yapmak sakıncalı olur. Hipoglisemi riski artar. Kesinlikle doğru değildir. Ayrıca istikrarlı spor yapanlarda insüline olan ihtiyaç azalır, insülin direnci küçülür veya ortadan kalkar.

YANLIŞ 8: Diyabetikler çocuk sahibi olamaz.
DOĞRUSU: Bu da gerçek dışı bir bilgidir. Kan şekeri düzeyi iyi üç aylık ortalama HbAlc referans aralıklar da normal düzeyde ise gayet sağlıklı çocuk sahibi olunur, doğum yapılabilir. Erkeklerde kan şekeri seviyesinin iyi olması seksüel fonksiyon bozukluğu görülmesine mani olacağından sağlıklı bir cinsel yaşam ve çocuk sahibi olma yeteneğini muhafaza edilmesini sağlar.

YANLIŞ 9: Meyve suyu tüketimi zararlı değildir.
DOĞRUSU: Meyvenin suyundan ziyade kendisi porsiyon (1 adet) olarak önerilir. Meyve suyu elde etmek için o meyveden 3-4 adet sıkmak, kullanmak gerekir. Bunun tabii sonucu olarak fazla meyve tüketimi, glukozun aşırı alımına yol açar. Ayrıca sıvı gıdalar çabuk emildiğinden kan şekerlerinde ani yükselmelere sebep olur.

YANLIŞ 10: Sadece kan şekeri çok yüksek olanlar insülin kullanmalıdır.
DOĞRUSU: İnsülin eksikliği, yetersizliği diyabetin oluşumunda esas mekanizmadır. Bu durumun tedavisi insülin salgılatıcı ilaçlar ve etkisini arttırıcı olanları almaktır. "Tip 1 Diyabet"te insülin rezervi kalmamış veya çok azalmıştır. Bu grupta sadece insülin kullanımı zorunludur. Diğer grupta hapların yetersiz kaldığı durumlarda insülin verilebilir. Ayrıca hap kullanma ile kan şekeri normal giden hastalarda karaciğer veya böbrek hastalığı (yetersizliği) geliştiyse, gebelerde, ameliyat olacak diyabetiklerde, göz sorunları veya kalp damar hastalığı gelişen diyabetiklerde kan şekeri yüksek seyretmese de insüline geçilir.

YANLIŞ 11: İnsülin tedavisi böbrek ve gözlere zarar verir, körlüğe sebep olur iddiası.
DOĞRUSU: Tamamıyla gerçek dışıdır. Bilakis iyi regüle olamamış (kan şekeri seviyesi düzensiz) diyabetliler kalp damar hastalığının yanı sıra ağır böbrek hasarı sonucu böbrek yetmezliği ve diyaliz, gözlerde kanamalar ve körlük akıbetiyle karşılaşırlar. İnsülin kan şekeri sevyesini düzenli hale getirdiği için söz konusu organların zarar görme ihtimalini azaltır.

YANLIŞ 12: Diyabet hastalığı bulaşıcı bir hastalıktır.
DOĞRUSU: Kronik ve metabolik bir hastalıktır. Bulaşıcı özelliği yoktur. Kalıtsal özelliği vardır.

YANLIŞ 13: Diyabet hastaları göz rahatsızlığı yoksa göz doktoruna gitmemelidir.
DOĞRUSU: Göz, böbrek ve kalp damar, diyabet açısından ilk hedef ve diyabetin en çok hasar verdiği organlardır. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenesi gerekir. "Tip 1 Diyabetik"lerde tanıdan 5 yıl sonra, "Tip 2 Diyabetik"lerde tanı konulduğunda göz ve böbrek kontrolleri yapılmalıdır. Sonra da her yıl göz dibi muayeneleri tekrarlanmalıdır.

YANLIŞ 14: Ailede şeker hastalığı varsa ben de muhakkak şeker hastası olurum.
DOĞRUSU: "Tip 1 DM'de (diabetes mellitus) - "Tip 1 diyabet"te ailevi geçiş seyrektir. "Tip 2 DM"de - "Tip 2 diyabet"te ailevi geçiş oranı daha fazladır. Yaşam tarzı değişiklikleri (yeme içme) disiplini ve egzersiz uygulamalarıyla gerekirse insülin etkisini arttırıcı ilaçlarla diyabetin gidişi durdurulur veya geciktirilir. I

YANLIŞ 15: Diyabet hastası ekmek, patates, makarna yiyemez.
DOĞRUSU: Diyabetik hastalar nişasta tüketebilir. Ancak alınan gıdanın miktarına dikkat etmek gerekir. Diyabetik olmayan hastalara da önerildiği üzere kepekli ürünler tercih edilmelidir.

YANLIŞ 16: Diyabet hastaları tatlı ve çikolata yiyemez.
DOĞRUSU: Egzersiz ve diyet uyumu olan hastalar zaman zaman ölçülü bir oranda bu gıdaları tüketebilirler.

YANLIŞ 17: Şişman hastalar muhakkak diyabet olurlar.
DOĞRUSU: Obez ve fazla kilolu olmak diyabet riskini arttırır. Ancak bu hastaların muhakkak diyabet anlamına gelmez. "Tip 2 Diyabet" olup obez olmayan çok sayıda hasta vardır. Keskin bir genelleme doğru değildir.

YANLIŞ 18: Diyabet ciddi bir hastalık değildir.
DOĞRUSU: Diyabet kötü yönetilir veya hasta uyumsuzluğu olup kan şekeri yüksek-düzensiz seyreden bir hal alınca cidden ürkütücü ve akıbeti hiç de iyi olmayan bir hastalıktır. Yavaş ve eziyetli bir ölüm sürecine sebep olur. En sık kalp damar hastalıkları, felç, böbrek yetmezliği, göz hastalıkları sonucu görme kaybı ve körlüktür.

YANLIŞ 19: Ekşi meyvelerde daha az şeker bulunur.
DOĞRUSU: Tatlı ve ekşi meyvenin içerdiği şeker miktarı aynıdır. Meyveler olgunlaştıkça içindeki şeker miktarı artar, emilimi hızlanır. Bu sebeple armut, muz, şeftali, kayısı gibi meyvelerin yumuşak ve sulu olduğu dönemde yenilmemesi veya daha sert olanları tercih edilmesi önerilir.

YANLIŞ 20: Doğal balda şeker yoktur serbestçe yenebilir.
DOĞRUSU: Hem doğal, hem yapay balda glukoz ve früktoz vardır. Bal, kan şekerini yükseltir.

YANLIŞ 21: Hamileyken insülin kullanımı bebeğe zarar verir.
DOĞRUSU: İnsülin bebeğe geçemediğinden herhangi bir olumsuz etkisi yoktur. Plasenta anne rahmi ve bebek arasında kan alışverişi sağlamada bariyer (set) oluşturur. Her maddenin geçişine izin vermez.

YANLIŞ 22: İnsülin iğne uçları değiştirilmeden birkaç gün kullanılabilir.
DOĞRUSU: İğne uçları her kullanımda değiştirmek zaruridir. İnce iğne uçları ilk bastırmadan sonra dik kalma vasfını kaybetmekte ve yamulmaktadır. Bu yamulma sonraki iğne uygulamalarında can acımasına sebep olmakta, kanama ve enfeksiyon riskini arttırmaktadır. İnsülin protein yapısında bir hormondur. İğne ucu kalemde takılı kalınca bakteriler yerleşir. Kalem içi insüline bu bakteriler ulaşıp ilacın vasfını bozabilir. Deride oluşan bakteriyel enfeksiyonlara sebep olur.

YANLIŞ 23: Diyabet cinsel hayatı bitirir.
DOĞRUSU: İyi yönetilmeyen ve yüksek kan şekeri seviyesiyle seyreden hastalarda cinsel hayatı olumsuz etkiler. Dikkat edildiği taktirde sağlıklı bir cinsel hayat mümkündür.

YANLIŞ 24: Diyetisyene başvurmadan diyet uygulayabilirim.
DOĞRUSU: Diyabet hastaları, diyetisyen gözetiminde; diyabet hastalarına özel ve onların kişisel özellikleri de dikkate alınacak şekilde hazırlanmış spesifik bir diyet programına muhakkak başlamalı ve sürdürmelidir.

YANLIŞ 25: Diyabet hastaları sinirli olurlar.
DOĞRUSU: Hipoglisemi dediğimiz kan şekeri düşüklüğünde rastladığımız bir durumdur. İlaç ve diyet uyumu sağlandığında bu tür bir yakınma olmaz.

YANLIŞ 26: Kan şekeri normalize edildikten sonra hastanın kontrolleri yaptırmaması ve iyileşme hali olduğu düşüncesi.
DOĞRUSU: Bu durum uyumlu tedavi sonucu elde edilen iyilik hali sonrası ortaya çıkar. Hastanın kan şekeri ortalaması iyi de çıksa doktorunun önerdiği zamanlarda muhakkak kontrollere gelmesi gereklidir. İyileştim zannıyla ilaç alımını terk etme, kontrollere gelmeme son derece hatalı bir tutumdur.

 

Milliyet Gazetesi I 24 Kasım 2016

  • Büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğu belirtilen diyabet sosyal hayatı ve ekonomileri tehdit eder boyuta geldi. Ancak önlenebilmesi için, insanların bilgilendirilmesi, doğru ile yanlışın ayrılması gerekiyor.
Tarih 24.11.2016 editor@florence.com.tr
Paylaş