İstanbul Florence Nightingale Hastanesi Dermatoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sibel Alper, dış etkenlerin kontrol altına alınmasının ve yaşlanmanın geciktirilmesinin mümkün olduğunu belirterek cilt yaşlanma belirtilerinin ilk başladığı bölgeler olan el ve boyun için yapılacakları anlatıyor.

Cildinizi Yaşlandıran Etkenler ve Alabileceğiniz ÖnlemlerÇevre koşullarının sağlığı tehdit ettiği, yaşam şartlarının hepimizi zorladığı, stres gibi bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen faktörlerin çok yoğun olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bu nedenle vücut sağlığımızı korumaya çalışmanın yanında cilt sağlığımızı korumaya da özen göstermek zorundayız.

Cilt yaşlanmasının içsel ve dışsal faktörlere bağlı nedenleri var. İçsel yaşlanma genetik özelliklere bağlı olarak gerçekleşiyor. Bu süreçte kolajen yapımı azalıyor ve derinin elastikiyeti bozuluyor. Sonuçta ince kırışıklıklar, deri altı yağ dokusunda azalmaya bağlı yanakların çökmesi ve boyunda sarkma gözleniyor. İncelen deri kuruyor ve kaşınıyor. Bu sürecin hızını ve zamanını genler kontrol ediyor. 

En çok yıpranan bölgemiz BOYNUMUZ

Vücudumuzun en çok yıpranan bölgesinin boynumuz olduğu belirtiliyor. Boynumuz sürekli hareket ediyor ve uyuma alışkanlığına bağlı olarak belirli yönlere doğru kıvrılıp kırışıyor. Böyle olunca da doğal olarak en çabuk yıpranan cilt bölgeleri arasında görülüyor. 

BRONZLAŞMA bağımlısı olmayın!

Dışsal yaşlanmada en önemli unsurun aşırı güneş ışınlarına maruz kalmak olduğuna dikkat çekiliyor. Deri hasarından deriye etki özelliğiyle en çok UVB, birikici etkiyle de UVA ışınları sorumlu tutuluyor. Sonuçta sarı, kuru ve pürüzlü bir deri görünümü ortaya çıkıyor. Bu sorunda damarlanma artıyor, koyu renk lekeler oluşuyor. Bronzlaşma bağımlılığı olanlar, bahçe işçileri, çiftçiler ve diğer dış ortam çalışanlarının aşırı güneş ışınına maruz kalmaları risklerini artırıyor. 

El sırtındaki deri YÜZ DERİSİNDEN DAHA İNCE 

Dış dünyayla en çok karşılaşan yerimiz olan ellerimiz sürekli kimyasallarla temas ediyor ve güneşe en çok maruz kalan bölgelerimiz arasında bulunuyor. Konuşurken, yemek yerken, el sıkarken ve dokunurken tüm dikkatler ellerimizde toplanıyor. Çok kullanıldıkları için yıpranan eller yapıları gereği yaşlanmaya daha yatkın oluyor. El sırtındaki derimiz yüz derisinden daha ince ve deri altı yağ dokusu daha az olduğu için bu bölgedeki yaşlanma daha hızlı gerçekleşiyor. 

ELLERDE YAŞLANMA 40-50 yaşlarında başlar 

Prof. Dr. Sibel Alper, ellerde yaşlanmanın 40-50 yaş civarında başladığını söylüyor ve "Bu sorunda ilk dikkat çeken kahverengi lekelerdir" diyor. 50-60 yaş civarında damarlar ve tendonlar belirginleşiyor. Kahverengi lekelerin nedeninin yıllar boyu karşılaşılan güneş ışınlarına karşı deri hücrelerinin ürettiği 'melanin pigmenti' olduğu belirtiliyor. Bu sorun genetik yapıya, güneş maruziyetinin şiddetine, mesleğe ve kişinin derisini ne kadar koruduğuna bağlı olarak bazılarında daha erken ve daha fazla ortaya çıkıyor. Prof. Dr. Alper, "Bu lekeler lazer veya dondurma yöntemi gibi tıbbi uygulamalarla tedavi edilmezlerse deri kanserine dönüşme riski taşırlar" diyor ve sorunun çözümü olduğunu söylüyor. 

Ellerinizi YAŞLANMAKTAN KORUMAK için:

  • Güneş koruyucu kullanın. SPF 30 veya üstünde olanı seçin. Güneşe çıkmadan yarım saat önce sürün ve 3 saatte bir veya yıkadıktan sonra yenileyin. 
  • Solaryuma girmeyin. 
  • Ev işleri, bahçe işleri ve açık havada spor yaparken mümkünse eldiven giyin. 
  • Tahriş edici sabun kullanmayın. 
  • Ellerinizi ılık suyla yıkayın. 
  • Gün içinde hiyaluronik asit içeren nemlendiriciler kullanın. 
  • Gece yatmadan önce probiyotik, antioksidan, C vitamini, retinoik asit içeren yaşlanma karşıtı kremler sürün.



HABERTÜRK Gazetesi Magazin   /   1 Ağustos 2017

  • İstanbul Florence Nightingale Hastanesi Dermatoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sibel Alper, dış etkenlerin kontrol altına alınmasının ve yaşlanmanın geciktirilmesinin mümkün olduğunu belirterek cilt yaşlanma belirtilerinin ilk başladığı bölgeler olan el ve boyun için yapılacakları anlatıyor.
Tarih 1.8.2017 editor@florence.com
Paylaş