Günümüzde Pek Çok Ürolojik Operasyonun Robotla Yapılabileceği Gösterilmiştir

böbrek robotik ameliyatı

Domuz gribi, A(H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD'de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır. Bu virüse " domuz gribi" denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.

Domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşıcı mıdır?

Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir.

Domuz gribi (A/H1N1) nasıl bulaşmaktadır?

Domuz gribinin de yine mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı düşünülmektedir. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir. İçme, kullanma ve havuz sularıyla bulaşma gösterilmemiştir.

Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir?

Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir

Ürolojik hastalıkların tedavisinde robot kullanımı hızla artmaktadır. Günümüzde pek çok ürolojik operasyonun robotla yapılabileceği gösterilmiştir. En sık olarak radikal prostatektomi, parsiyel nefrektomi ve piyeloplasti operosyonları etkin ve güvenli bir şekilde robotla yapılabilmektedir. Bu sıralanan operosyonlardan ikisi böbreğe yönelik girişimlerdir ve bu yazının ana konusunu oluşturmaktadır.

Böbrek tümörü tedavisinde robotik parsiyel nefrektomi

Her yıl dünyada 190.000 kişide böbrek kanseri saptanmaktadır. Erkellerde biraz daha sık görülmekte ve çoğunlukla 50 – 70 yaşları arasında ortaya çıkmaktadır.. Böbrek kanserinin erken tanı ve tedavisi ile hastalıktan tamamen kurtulup şifa bulmak olasıdır. Erken evrelerde saptanırsa hayatta kalma oranı orta ve uzun vadede %79 ve %100 arasında değişmektedir.

Son 30 yılda dünyada böbrek tümörü sıklığı yıllık %2-4 olacak şekilde artmıştır. Bu artışı ultrason ve tomografi gibi radyolojik görüntüleme yöntemlerinin daha yaygın olarak kullanılmasına ve pek çok tümörün başlangıç döneminde saptanmasına bağlanabilir. Güncel bilimsel çalışmalarla, böbrek tümörlerinin %65’inin küçük, sadece böbrek içinde olduğu ve rastlantısal olarak saptandığı, cerrahi olarak çıkarılan böbrek tümörlerinin %38’inin 4 cm’den küçük olduğu, %30’unun ise patolojik olarak iyi huylu olduğu ortaya konulmuştur.

Böbrek tümörlerinin temel tedavisi cerrahidir, böbreğin tümüyle veya bir bölümü ile birlikte tümörün çıkarılmasına dayanır. 90’lı yıllara kadar boyutu ne olursa olsun böbrekte kitle saptandığında radikal nefrektomi operasyonu yapılmakta böbreğin tamamı çevre yağlı dokularla beraber çıkarılmaktaydı.

Sonra küçük tümörlerde böbreğin sadece tümörlü olan kısmı çıkarılmasının teknik olarak olası olduğu, böbreğin kalan kısmının fonksiyon görmeye devam edeceği gösterildi. Parsiyel nefrektomik olarak adlandırılan bu ameliyat geleneksel olarak büyük bir cerrahi kesi ile açık operasyon şeklinde yapılmaktadır.

Daha sonra parsiyel nefrektomi operasyonunun laparakospik olarak ta yapılabileceği bildirilmiştir. Fakat cerrahın görüntü ve hareket kısıtlılığı gibi özel teknik sıkıntılardan dolayı dünyada sınırlı sayıdaki merkezde uygulanmış, bu yöntem yeterinde yaygınlaşmamıştır.

Son zamanlarda robotik cerrahın devreye girmesi ile bu operasyonlar minimal invaziz cerrahinin bütün avantajları kullanılırarak, teknik açıdan ise açık cerrahiye benzer kolaylıkla yapılmaya başlanmıştır. Özellikle ABD’de hızla kabul gören robot yardımlı parsiyel nefrektomi (RAPN) tüm cerrahi branşlar içinde son yıllarda en fazla yaygınlaşan robotik operasyon olmuştur. ABD’de 2005 yılında parsiyel nefrektomi operasyonlarının %25’si robotla yapılırken, günümüzde bu oran %80’e çıkmıştır.

Son 5 yılda yapılan çalışmalarla parsiyel nefrektomi yapılan hastalar uzun dönem takip edildiklerinde, radikal nefrektomi yapılanlara oranla daha az böbrek yetmezliği geliştiği, daha az kalp problemleri olduğu ve daha uzun yaşadıkları rapor edilmiştir. Bu parsiyel nefrektominin önemini, özellikle gelişmiş ülkelerde de robot yardımlı parsiyel nefrektomi’ye olan ilgiyi daha da arttırmıştır. Günümüzde Amerikan ve Avrupa Üroloji Dernekleri Klavuzlarında küçük ve orta büyüklükteki böbrek tümörlerinin tedavisinde parsiyel nefrektomi altın standart olarak yer almaktadır.

Robot yardımlı parsiyel nefrektomi

Robotik parsiyel nefrektomi operasyonu diğer bütün robotik operasyonlarda olduğu gibi batında 8 ve 10 milimetrik küçük delikler açılarak yapılmaktadır. Açılan bu deliklerden üç boyutlu görüntüleme sistemi hassas kollar tarafından yönlendirilen ameliyat aletleri operasyon bölgesine yerleştirilmekte ve operasyon yapılmaktadır. Operasyonun aşamaları aşağıdaki şekillerde sıra ile gösterilmiştir.

Parsiyel nefrektomi operasyonu sırasında robotun sağladığı teknik avantajlar aşağıda sıralanmıştır:

  • Çift lensli kamera sayesinde elde edilen 3 boyutlu görüntü.
  • Gerektiğinde görüntüyü 15 – 20 kat büyüterek dokuları daha detaylı görebilme
  • Zum yapabilme
  • Endowrist teknolojisi ile -6 yönde hareket kabiliyetli aletler

Altın standart olarak kabul edilen parsiyel nefrektomi eğer robot ile yapılırsa elde edilecek kazanımlar aşağıda sıralanmıştır:

  • İdeale yakın klinik sonuçlar ve kanser kontrolü
  • Hastanede kısa süreli kalış
  • Düşük kan kaybı
  • Tümörün çıkarılması ve kalan böbrek dokusunun tamirini hassas şekilde, çok iyi görüntü altında yapabilme
  • Bazı operasyonlarda kalan sağlıklı böbrek dokusunu ideale yakın koruyabilme
  • Düşük ameliyat komplikasyon oranı
  • Üreteropelvik bileşke darlıklarının robotla operasyonu

Böbreklerin cerrahi olarak tedavi edilebilen önemli hastalıklardan bir tanesi üreteropelvik bileşke (ÜPB) darlıklarıdır. Çocukluk çağında üriner sistem darlıklarının en sık sebebi doğumsal üreteropelvik bileşke (ÜPB) darlığıdır. Daralma renal pelvis adı verilen böbrek içi idrar havuzcuğunun hunileşerek üreter adındaki borucukla birleştiği noktada oluşur. Bu tür daralmalar her 1500 çocukta 1 görülür. Hastalık gebelik sırasında böbrek ve toplayıcı sistemi oluşurken gelişir. Günümüzde hastaların çoğunluğu gebelik sırasında yapılan ultrasonografilerle saptanmaktadır. ÜPB darlığı erşkinlerde daha narin görülür, sebep çaprazlayan damar basısı, böbrek taşı, geçirilmiş cerrahi veya üst üriner enfeksiyonu olabilir.

ÜBP darlığında böbrekten üreterin boşaltabileceğinden daha fazla idrar üretilir, bu, böbrek içinde idrar birikmesine, aşamalı olarak havuzcuğun, toplayıcı sistemin genişlemesine yol açar, bu duruma hidronefroz denir. İleri aşama ÜBP darlığında hidronefroz derecesi artar, idrarı süzen böbrek dokusu incelir ve böbreğin fonksiyon kaybı gelişir.

Bu darlıkları gidermek için yapılan ameliyata piyeloplasti operasyonu denmektedir. Piyeloplasti operasyonu açık, laparoskopik veya robotik yapılabilir. Robotik operasyonun avantajları; açık piyeloplasti operasyonundakine oranla daha küçük bir kesinin yapılması, az ağrı duyulması, daha kısa hastanede kalış süresi, daha az yara enfeksiyon riski ve daha hızlı iyileşme olarak sayılır. Robotun disseksiyon ve dikiş atmada sağladığı teknik avantajlar sayesinde operasyon süresinin kısaldığı da yine yapılan çalışmalarda gösterilmiştir.

Bunlar:

  • Ateş,
  • Öksürük,
  • Boğaz ağrısı,
  • Yaygın vücut ağrısı,
  • Baş ağrısı,
  • Üşüme ve
  • Yorgunluk

.. gibi belirtileri içermektedir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir.

Hastalığa yakalanan kişiler ne kadar süreyle bulaştırıcıdır?

Kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar.

Daha çok hangi yüzeyler bulaşma kaynağıdır?

Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller yıkanmalıdır.

Domuz gribi virüsü cansız yüzeylerde ne kadar yaşar?

Kapı kolu, masa, bardak vb yüzeylerde virüs 2-8 saat canlı kalmaktadır. Bu yüzeylerin sık sık temizlenmesi ve ellerin sık sık yıkanması, bulaşma riskini de en aza indirecektir.

Ev eşyalarının temizliğinde nelere dikkat etmek gerekir?

  • Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir. Günlük kullandığımız temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddeler de etkilidir.
  • Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kacağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Ancak, bu eşyalar yıkanmadan başkası tarafından kullanılmamalıdır. Bu çarşaflar mümkün olduğunca elle temas edilmeden taşınmalı ve yıkanmalıdır. Hastanın çarşafları, çamaşırları değiştirildikten sonra eller mutlaka sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaya ait kap kacak ya bulaşık makinesinde ya da elde deterjan kullanılarak yıkanmalıdır.

Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?

  • Zor nefes almak veya nefes darlığı
  • Bilinç bulanıklığı
  • Sık ve uzun süreli kusma

Çocuklarda acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?

  • Hızlı veya zor nefes alma
  • Vücutta solgunluk ya da morarma
  • Beslenememe
  • Uyarılara cevapta azalma ve uykuya meyil
  • Huzursuzluk
  • Ateşle beraber döküntü görülmesi

Domuz Gribi Tanısı

Tanı PCR yöntemi ile konulmaktadır. Test bu konuda özelleşmiş laboratuvarlarda yapılmaktadır.

Domuz gribini tedavi eden ilaçlar var mıdır?

Evet. Domuz gribinin tedavisi veya bu hastalıktan korunmak için doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar doktor tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır.

Domuz gribinden kendimi nasıl koruyabilirim?

  • Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendinizi koruyabilirsiniz:
  • Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atınız.
  • Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir.
  • Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız.
  • Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz.
  • Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz.
  • Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.


Kaynaklar: http://www.grip.saglik.gov.tr/

http://www.cdc.gov/h1n1flu/qa.htm

  • Günümüzde Pek Çok Ürolojik Operasyonun Robotla Yapılabileceği Gösterilmiştir
Tarih 28.7.2016 editor@florence.com
Paylaş
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.