Günümüzde pek çok ürolojik operasyonun robotla yapılabileceği gösterilmiştir.

Böbrek Hastalıklarının Tedavisinde Robot Teknolojisi

Her yıl dünyada 190.000 kişide böbrek kanseri saptanmaktadır. Erkelerde biraz daha sık görülmekte ve çoğunlukla 50 – 70 yaşları arasında ortaya çıkmaktadır.. Böbrek kanserinin erken tanı ve tedavisi ile hastalıktan tamamen kurtulup şifa bulmak olasıdır. Erken evrelerde saptanırsa hayatta kalma oranı orta ve uzun vadede %79 ve %100 arasında değişmektedir.

Son 30 yılda dünyada böbrek tümörü sıklığı yıllık %2-4 olacak şekilde artmıştır. Bu artışı ultrason ve tomografi gibi radyolojik görüntüleme yöntemlerinin daha yaygın olarak kullanılmasına ve pek çok tümörün başlangıç döneminde saptanmasına bağlanabilir. Güncel bilimsel çalışmalarla, böbrek tümörlerinin %65’inin küçük, sadece böbrek içinde olduğu ve rastlantısal olarak saptandığı, cerrahi olarak çıkarılan böbrek tümörlerinin %38’inin 4 cm’den küçük olduğu, %30’unun ise patolojik olarak iyi huylu olduğu ortaya konulmuştur.

Böbrek tümörlerinin temel tedavisi cerrahidir, böbreğin tümüyle veya bir bölümü ile birlikte tümörün çıkarılmasına dayanır. 90’lı yıllara kadar boyutu ne olursa olsun böbrekte kitle saptandığında radikal nefrektomi operasyonu yapılmakta böbreğin tamamı çevre yağlı dokularla beraber çıkarılmaktaydı.

Sonra küçük tümörlerde böbreğin sadece tümörlü olan kısmı çıkarılmasının teknik olarak olası olduğu, böbreğin kalan kısmının fonksiyon görmeye devam edeceği gösterildi. Parsiyel nefrektomik olarak adlandırılan bu ameliyat geleneksel olarak büyük bir cerrahi kesi ile açık operasyon şeklinde yapılmaktadır.

Daha sonra parsiyel nefrektomi operasyonunun laparakospik olarak ta yapılabileceği bildirilmiştir. Fakat cerrahın görüntü ve hareket kısıtlılığı gibi özel teknik sıkıntılardan dolayı dünyada sınırlı sayıdaki merkezde uygulanmış, bu yöntem yeterinde yaygınlaşmamıştır.

Son zamanlarda robotik cerrahın devreye girmesi ile bu operasyonlar minimal invaziz cerrahinin bütün avantajları kullanılırarak, teknik açıdan ise açık cerrahiye benzer kolaylıkla yapılmaya başlanmıştır. Özellikle ABD’de hızla kabul gören robot yardımlı parsiyel nefrektomi (RAPN) tüm cerrahi branşlar içinde son yıllarda en fazla yaygınlaşan robotik operasyon olmuştur. ABD’de 2005 yılında parsiyel nefrektomi operasyonlarının %25’si robotla yapılırken, günümüzde bu oran %80’e çıkmıştır.

Son 5 yılda yapılan çalışmalarla parsiyel nefrektomi yapılan hastalar uzun dönem takip edildiklerinde, radikal nefrektomi yapılanlara oranla daha az böbrek yetmezliği geliştiği, daha az kalp problemleri olduğu ve daha uzun yaşadıkları rapor edilmiştir. Bu parsiyel nefrektominin önemini, özellikle gelişmiş ülkelerde de robot yardımlı parsiyel nefrektomi’ye olan ilgiyi daha da arttırmıştır. Günümüzde Amerikan ve Avrupa Üroloji Dernekleri Klavuzlarında küçük ve orta büyüklükteki böbrek tümörlerinin tedavisinde parsiyel nefrektomi altın standart olarak yer almaktadır.

Robot yardımlı parsiyel nefrektomi

Robotik parsiyel nefrektomi operasyonu diğer bütün robotik operasyonlarda olduğu gibi batında 8 ve 10 milimetrik küçük delikler açılarak yapılmaktadır. Açılan bu deliklerden üç boyutlu görüntüleme sistemi hassas kollar tarafından yönlendirilen ameliyat aletleri operasyon bölgesine yerleştirilmekte ve operasyon yapılmaktadır. Operasyonun aşamaları aşağıdaki şekillerde sıra ile gösterilmiştir.

Parsiyel nefrektomi operasyonu sırasında robotun sağladığı teknik avantajlar aşağıda sıralanmıştır:

  • Çift lensli kamera sayesinde elde edilen 3 boyutlu görüntü.
  • Gerektiğinde görüntüyü 15 – 20 kat büyüterek dokuları daha detaylı görebilme
  • Zum yapabilme
  • Endowrist teknolojisi ile -6 yönde hareket kabiliyetli aletler

Altın standart olarak kabul edilen parsiyel nefrektomi eğer robot ile yapılırsa elde edilecek kazanımlar aşağıda sıralanmıştır:

  • İdeale yakın klinik sonuçlar ve kanser kontrolü
  • Hastanede kısa süreli kalış
  • Düşük kan kaybı
  • Tümörün çıkarılması ve kalan böbrek dokusunun tamirini hassas şekilde, çok iyi görüntü altında yapabilme
  • Bazı operasyonlarda kalan sağlıklı böbrek dokusunu ideale yakın koruyabilme
  • Düşük ameliyat komplikasyon oranı
  • Üreteropelvik bileşke darlıklarının robotla operasyonu

Böbreklerin cerrahi olarak tedavi edilebilen önemli hastalıklardan bir tanesi üreteropelvik bileşke (ÜPB) darlıklarıdır. Çocukluk çağında üriner sistem darlıklarının en sık sebebi doğumsal üreteropelvik bileşke (ÜPB) darlığıdır. Daralma renal pelvis adı verilen böbrek içi idrar havuzcuğunun hunileşerek üreter adındaki borucukla birleştiği noktada oluşur. Bu tür daralmalar her 1500 çocukta 1 görülür. Hastalık gebelik sırasında böbrek ve toplayıcı sistemi oluşurken gelişir. Günümüzde hastaların çoğunluğu gebelik sırasında yapılan ultrasonografilerle saptanmaktadır. ÜPB darlığı erşkinlerde daha narin görülür, sebep çaprazlayan damar basısı, böbrek taşı, geçirilmiş cerrahi veya üst üriner enfeksiyonu olabilir.

ÜBP darlığında böbrekten üreterin boşaltabileceğinden daha fazla idrar üretilir, bu, böbrek içinde idrar birikmesine, aşamalı olarak havuzcuğun, toplayıcı sistemin genişlemesine yol açar, bu duruma hidronefroz denir. İleri aşama ÜBP darlığında hidronefroz derecesi artar, idrarı süzen böbrek dokusu incelir ve böbreğin fonksiyon kaybı gelişir.

Bu darlıkları gidermek için yapılan ameliyata piyeloplasti operasyonu denmektedir. Piyeloplasti operasyonu açık, laparoskopik veya robotik yapılabilir. Robotik operasyonun avantajları; açık piyeloplasti operasyonundakine oranla daha küçük bir kesinin yapılması, az ağrı duyulması, daha kısa hastanede kalış süresi, daha az yara enfeksiyon riski ve daha hızlı iyileşme olarak sayılır. Robotun disseksiyon ve dikiş atmada sağladığı teknik avantajlar sayesinde operasyon süresinin kısaldığı da yine yapılan çalışmalarda gösterilmiştir.

  • Günümüzde pek çok ürolojik operasyonun robotla yapılabileceği gösterilmiştir.
Tarih 28.7.2016 editor@florence.com
Paylaş