İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, KBB uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tınaz, çocuk işitme kayıplarında erken tanı ve tedavi, uzun dönem takip ve kişisel kazandırma programlarına ihtiyaç olduğunu, bu yüzden erken tarama testlerinin çok önemli olduğunu belirtiyor.

Bir çocuğun dış dünyayla ilk ilişkilerini işitme becerileri belirler. 3 Yaş altı nüfusta her bin çocuktan birinde; 19 yaş altı nüfusta her bin kişiden ikisinde ciddi işitme kaybı olduğu tahmin edilmektedir. İşitme kaybının, erken konuşma ve dil gelişimini engellemesi sebebiyle çocuk, çevresiyle yeterli diyaloğu geliştiremez. Böylelikle çocuk, psikolojik ve zihinsel yönden gelişemez.

Peki nasıl işitiyoruz?

Ses, ilk olarak kulak kepçesi ve dış kulak yolu ile kulak zarına akustik enerji olarak iletilir; bu, mekanik enerjiye dönüştürülür. Bu enerji, zar, kulak kemikçikleri ile iletilir. Pencere vasıtasıyla hava-sıvı yüzeyinden iç kulağa ulaşır, elektriksel enerjiye dönüşerek santral işitme merkezlerine gönderilir. Tüm bu mekanizmanın herhangi bir yerindeki bozukluk, işitme kaybı ile sonuçlanır.

Kaç tip işitme bozukluğu vardır?

1- İletim tipi işitme kayıpları: Ses enerjisinin mekanik kaybı söz konusudur. Kulak kepçesi ve dış kulak yolunun kapalı olması, kepçenin olmaması, dış kulak yolunun iltihabı, yabancı cisimler, zar delinmeleri, işitme kemikçiklerinin hasarları, kemikçikler etrafında yeni kemik oluşumları.

2- Duyusal-sinirsel işitme kayıpları: İç kulak, işitme siniri ve ileti yollarında meydana gelen olayların yarattığı işitme kayıplarıdır. Hafif ve orta şiddette olan işitme kayıplarına cihaz vererek çözüm sağlanabilir. İleri derecede olan kayıplarda iç kulak implant ameliyatları gereklidir.

3- Karma işitme kaybı: İletim tipi işitme kaybı ve duyusal-sinirsel işitme kaybının beraber olduğu tablo söz konusudur.

Duyusal-sinirsel işitme kayıplarının sebepleri nelerdir?

Bu işitme kayıplarının genetik faktörlere, virüslere, menenjite bağlı olarak geliştiğini söylemek mümkündür. %31 inin nedeni bilinmemektedir. Ülkemizde yapılan araştırmalar, işitme engelli çocukların ailelerinde akraba evliliklerinin %40-48 dolaylarında varlığını göstermektedir.

İşitme kaybı yönünden hangi çocuklar risklidir?

1- Doğum öncesinde annenin hamileliği sırasındaki risk faktörleri: Annenin özellikle hamileliğin ilk 3 ayında geçirdiği kızamıkçık; Doğumsal frengi; Kabakulak, zona, Kullanılan ilaçlar (bazı antibiyotikler); Diğer sebepler (annenin diyabetik olması, radyasyona maruz kalması vb.)

2- Doğum sırasında oluşan bazı sebepler: Zor doğum ve oksijensiz kalma; Prematüre doğum; Anne babanın kan gruplarındaki uyuşmazlığa bağlı sarılık.

3- Doğum sonrası gelişen hastalıklar: Menenjit; Kabakulak (tek taraflı duyusal-sinirsel işitme kaybı yapar; 2000 kabakulak vakasında 1 vaka olarak bildirilebilir); Kızamık (iki taraflı ve kalıcı duyusal-sinirsel işitme kaybı yapabilir); Dışkulak iltihapları ve orta kulakta sıvının olduğu durumlarda nadir de olsa kalıcı duyusal-sinirsel işitme kayıpları gelişebilir. Erken tanının önemi Normal işiten bir çocuk, 9-12 ay arasında istemli konuşmaya başlar. 13-15 ay anlamlı kelimeleri kullanma başlangıcı; 12-18 ay bir kelimeli cümleler; 1824 arasında iki kelimeli cümleler; 2 yılın sonunda basit cümleler; 3 yaştan itibaren çok kelimeli cümleler ortaya çıkar.

Eğer çocukta bir işitme kaybı varsa erken tanı çok önemlidir. Zira insanın konuşmayı öğrenme zamanı ilk üç yaştır. 4,5 Yaşına kadar aynı seviyede durduğu kabul edilir. 6 Yaşına kadar tanı konmamış ve herhangi bir tedavi yapılmamış olgularda bu yaştan sonra yapılacak tedavi, sonuçsuz kalır. İşitme kayıplarında erken tanı ve tedavi, işitme aleti veya biyonik kulak takılması önemli olup; konuşma kapasitesinin geliştirilmesi için erken ve özel eğitim şarttır.

 

YENİ ÇAĞRI Gazetesi / 8 Eylül 2017

  • İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, KBB uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tınaz, çocuk işitme kayıplarında erken tanı ve tedavi, uzun dönem takip ve kişisel kazandırma programlarına ihtiyaç olduğunu, bu yüzden erken tarama testlerinin çok önemli olduğunu belirtiyor.
Tarih 8.9.2017 editor@florence.com
Paylaş
/* */