Kıyafet ve ayakkabı üretiminde kullanılan Azo boyaları sağlığı tehdit ediyor.

Tescilli Markalar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Vehbi Kahveci, tehlikeli malların sadece Çin’den ya da Uzakdoğu’dan gelmediğini söyledi ve asıl dikkat edilmesi gereken konunun ithal edilen illegal ürünler olduğunu vurguladı. Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sibel Alper de alışveriş yaparken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.

Tescilli Markalar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Vehbi Kahveci:

HER ÜRÜN KONTROL EDİLEMİYOR

Her Çin ya da Uzakdoğu malı sağlıksızdır diye bir durum söz konusu değil. Çünkü büyük fabrikaların çoğu orada üretim yapıyor hatta bütün dünyaya oradan dağılıyor. Elbette orada da sağlıksız mallar üretiliyor. Mesela bir oyuncak firmasının kullandığı boyaların sağlıksız olduğuyla ilgili haberler çıkınca fabrikanın sahibi bu durumu inkâr etmişti. Çünkü Uzakdoğu’daki en büyük sıkıntı kontrol problemi.

Özellikle illegal ürünler bakımından geçerli bu söylediklerim tabii. İllegal ürünlerde üretim maliyetinin düşüklüğü göz önüne alındığı için tüketici hakları ve güvenlik kontrolleri dikkate alınmıyor. Bu ürünlerin ciddi bir şekilde sağlığa aykırı olduğunu söyleyebiliriz. Şu anda Türkiye’de en çok üzerinde durulan konu ithalat meselesi. Yapıştırmada kullanılan ham madde ve azo boyalarından bahsediliyor ki Türkiye bunları ithal ediyor.

En büyük problem; gümrük aşamasında derinlemesine bir incelemenin yapılamaması. Kamyonlarca ürün geliyor, her bir ürünün teker teker kontrol edilme imkânı yok. Şimdi Ticaret Bakanlığı bir uygulama başlattı ve satış noktalarında tespit yapıyor.

Ancak ürünlerin toplanıp laboratuvar ortamında incelenmesi belli bir süre alıyor. Kontrol yapılana kadar zaten bu ürünler piyasaya pazarlanıyor. Bundan önceki dönemde birçok çanta ve kalem markaları için bu çalışma yapıldı. Ve yapılan bu çalışma sonucunda birçoğunun piyasadan toplatılması sağlandı.

TAKLİT ÜRÜNLERLE MÜCADELE

Taklit mallarla ilgili kontrol hiç yapılmıyor, yapılamıyor. Çünkü taklit malları Türkiye’ye iki türlü giriyor. Birincisi gümrükte başka ürün olarak beyan ediliyor, bir de illegal yollardan girenler var. İllegal yollardan girenleri zaten kontrol etmek söz konusu değil. Legal yollardan giren mallar da farklı ürünler olarak beyan edildiği için kimya laboratuvarının
denetimine tabi tutulmuyor. Artık hem belediye gelirleri kanunu hem belediye zabıtasının görev ve yetkileri kanunu çerçevesinde belediyenin bizzat piyasada pazara satılan ürünleri kontrol edip bunları imha etme mecburiyeti var. Yani sokakta nasıl ürün satılması yasak ve kanunlar gereği para cezasını gerektiriyorsa aynı şekilde sağlığa aykırı ürünlerin satılması da yasak. Ama belediye zabıtaları hangisinin uygun hangisinin uygun olmadığını bilemeyecekleri gerekçesiyle bu incelemeyi yapmıyorlar. Dolayısıyla artık taklitle mücadelede yeni bir aşamaya geçilmeli.

Prof. Dr. Sibel Alper:

"AZO BOYALARI RENKLİ GİYSİLERDE"

Azo boyaları aslında hemen her giysinin içinde var. Özellikle parlak, koyu renkler, portakal, yeşil, mavi gibi canlı renkli giysilerde çok. Deri eşyalarda daha çok azo boyası kullanılıyor.
Ancak azo boyalarının hepsi zararlı değil. Aromatik aminler dediğimiz bir grup var ki deney hayvanlarında hem deri hem de mesane kanseri yaptığı ortaya çıkmış. Kıyafetlerimizi gün içinde 8-10 saat üzerimizde taşıyoruz haliyle sürekli deriyle temas ediyor. Sıradan bir şampuan ya da sabun olsa yıkarsınız gider. Ama üzerinizdeki kıyafet deriden sürekli emiliyor.

Yazın terle, kışın da deri kuruduğu için ince deride oluşan çatlaklardan emiliyor. Bu yüzden özellikle çocuklar için giysi alırken çok canlı renkleri seçmemeli. Beyaz ya da daha doğal renkleri seçmek lazım. Bir de bilindik markaları tercih etmek de önemli. Avrupa Birliği’nin bu konuyla ilgili ciddi yönetmelikleri var. Dolayısıyla oralarda üretilmiş bir malzeme daha güvenli. Çin’de ya da nerede imal edildiği belli olmayan bir yerden gelen ürünler denetlemeden geçmemiş bir malzemeden yapılmış olabiliyor.

AYAKKABININ FİYATI DA DÜŞÜK

Bu son olayda imalatla ilgili de sıkıntılar vardı. Ürünün içinde hangi malzeme olduğu belli değil. Bir de ne olduğu belli olmasın diye düşük fiyata da satılmıyor. Ayakkabının fiyatı düşük olsa insan bu kadara nasıl imalat ediliyor diye bir şüphe duyabilir. Sadece kullanılan boyalar değil, ayakkabıda kullanılan yapışkanlar da önemli. Çünkü ayakkabı imalatında kullanılan yapıştırıcılar çok tehlikeli.

Bunların içinde değişik reçineler var ki bunlar kanserojen olduğu gibi aynı zamanda çok ciddi deri reaksiyonlarına yol açıyor. Deride su toplamalar, yaralar, kızarıklık ve iyi bakılmazsa ciddi enfeksiyonlar olabiliyor. Dolayısıyla ayakkabı seçiminde de dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü ayakkabı da tüm gün ayağımızda olduğu için bu maddelerin emilimi yine söz konusu. Güvenilir imalat yapan yerleri tercih etmek ve mümkün olduğunca doğal malzemeden yapılmış, kimyasal madde içermeyen ürünleri almak gerekiyor.

İNTERNETTE SATILAN ÜRÜNE DİKKAT

Bazı boyaların içindeki ağır metaller kanserojen maddeler içeriyor. Deriyle uzun süre temas edilecek her şey için nerede üretildiği, güvenilir bir firma olup olmadığı, bir sorun olduğunda muhatap bulup bulamayacağınız çok önemli. Bir mal pazarlama usulüyle satılıyorsa muhatabını nasıl bulacaksınız. İnternetten satılan ürünlere de dikkat etmek gerekiyor. Acaba gerçekten söyledikleri marka mı? Malzemesi nasıl? O firmanın ürünü mü? Görmediğiniz için bilme şansınız da yok. Güvenilir alışveriş yapmak lazım.

Eğer internet üzerinden alışıveriş yapıyorsanız ürün geldiğinde ambalajına bakın. Kutusu kapalı mı, barkodu var mı, nerede imal edildiği yazılı mı? Birçok malzemenin üzerinde Avrupa Birliği’nin onayı var mesela buna bakmak lazım. Çünkü bu devirde çok fazla sahte ürün var. Güvenlik ambalajdan başlıyor. Arada çok fazla fiyat farkı varsa da dikkat etmek gerekiyor. Pazarlardan mümkünse alışveriş yapmamak gerekiyor. Sadece Çin mallarında değil, her yerde üretilen malzeme tehlike olabilir. Artık kullanılan malzemeler çok zararlı olmaya başladı. Hormonları bile etkiler. Deri, bağışıklık sistemimizin, hormonal dengemizin ilk adımıdır. Onun için hem güvenilirliğe dikkat etmeliyiz hem de derimize iyi bakmalıyız.

Deriniz ne kadar sağlıklıysa dışarıdan gelen zararlı maddelerin emilimi de o kadar zor olur.

DERİDE YANMA KIZARIKLIK OLURSA…

Ayakkabıyı giydikten kısa bir süre sonra deride bir yanma hissi, kaşıntı, kızarıklık oluşursa hemen hekime gitmek ve bir daha o ayakkabıyı giymemek gerekiyor. Ayakkabı giyilmeye devam edilirse ayak su toplamaya, kabuklaşmaya, enfekte olmaya başlayacaktır. Yılancık dediğimiz bacağa kadar ilerleyen enfeksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle çok ciddi alerjik reaksiyon geçiren hasta bize çok gelir. Sebebi sadece ayakkabılar değil, bitki, temizlik malzemeleri de alerjiye neden olabilir. Uzakdoğu’da masaj yaptıran bir hastamda ciddi alerjik reaksiyon olmuştu.

Çünkü o yağların içinde de ne olduğunu bilmediğimiz bir sürü bitki ve esans var. Kuaföre bile gittiğinizde hangi malzemeyi kullandığını, boyanın markasını sormak gerekiyor. Mesela saçınızı boyattıktan sonra fön çektirmemek gerekiyor. Kısacası derinize temas eden her ürünü kontrol etmelisiniz. Ayrıca etiketleri de kontrol etmek gerekiyor. Ürünlerin etiketinde detaylı bilgi yoksa almamanızı öneririm. Mesela azo boyası etikette yazar hatta rengi bile yazar. Kaliteli ürünlerin etiketlerinde gerekli olan her bilgi mevcut.

  • Kıyafet ve ayakkabı üretiminde kullanılan Azo boyaları sağlığı tehdit ediyor.
Tarih 19.9.2016 editor@florence.com.tr
Paylaş