Uzmanlar, egzoz dumanı, sis ve hava kirliliğinin yanı sıra hava ve iklim şartlarındaki hızlı değişimin de astımın ortaya çıkışını artırdığını belirtiyor.

Astım dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi, ülkemizde ise her 12-13 yetişkinden, 7-8 çocuktan birini etkiliyor. Genetik yatkınlığın üzerine eklenen çevresel faktörler sebebiyle ortaya çıkan hastalık, günümüzde hayatımıza giderek daha fazla giren alerjik ürünler, değişen iklim şartları ve hava kirliliği gibi sebeplerle giderek artıyor. Astımın, hava yollarının iltihaplanması sonucu kişinin nefes almasını zorlaştıracak kadar tıkanması olduğunu söyleyen Şişli Florence Nightingale Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Levent Dalar, “Astımlı kişilerde akciğerlerin içindeki hava yolları aşırı duyarlıdır. Normal bir insanı etkilemeyen sigara dumanı, parfüm, yemek ve bazı diğer kokulara, astımlıların hava yolları aşırı bir tepki vererek daralır. Bu daralma sonucu öksürük krizleri ve tamamen tıkanmaya varan nefes darlığı ortaya çıkabilir” dedi.

Ailede astım varsa risk altındasınız

Yakın aile çevresinde astım olan kişilerde astım gelişme ihtimalinin daha yüksek olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Dalar, genetik faktörlerin üzerine eklenen çevresel faktörlerin hastalığı tetiklediğini bildiriyor. Doç. Dr. Dalar, astım riskini artıran çevresel faktörleri şöyle açıklıyor:
“Gözle göremediğimiz ancak ev ve işyerlerinde milyarlarca bulunan ve ancak mikroskopla görülebilen canlılar olan ev tozu akarları; çimen, ağaç, hububat polenleri; küfler; hamam böcekleri; kedi, köpek, kuş gibi ev içerisinde beslenen hayvanlar; nezle grip gibi enfeksiyonlar; sigara dumanı, odun, kömür dumanı, tezek yakma, parfüm, saç spreyleri, yemek, boya kokuları gibi ağır kokular, otomobil içerisindeki kokular, sis ve hava kirliliği; aşırı rutubetli iklim; hava ve mevsim şartlarında değişim; kimyasal maddelerin yoğun kullanıldığı işlerde çalışmak ve aşırı egzersiz.”

Astım tamamen yok edilebilir mi?

Astımı tamamen yok etmenin mümkün olmayabileceğini ancak düzenli takip, disiplinli ilaç kullanımı ve doktor tavsiyelerinin yerine getirilmesi ile astımın tam kontrolünün mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Levent Dalar, “Astımda tam kontrol hastanın hiç bir nefes darlığı, öksürük, göğüste tıkanıklık hissinin olmaması, eforla nefes darlığının olmaması, gece nefes darlığı ile uyanmaması, kurtarıcı ilaç kullanmaması, nefes darlığı nedeni ile acile başvurmaması, astım nedeniyle hastaneye yatmaması anlamına gelmektedir. Bu durum hastaların çoğunda ulaşılabilir bir hedeftir” dedi.

Hayat Boyu İlaç Kullanacak mıyım?

Bu soruya “gerekirse evet” şeklinde cevap veren Doç. Dr. Dalar, “Astım tedavisinde amaç ağır bir astımlıyı orta derecede astımlı hale getirebilmek, orta astımlıyı ise hafif astımlı hale getirebilmektir. Bu amaçla bazen ilaçların hiç dozunu azaltmadan sizin kontrolünüzün sağlandığı dozda 6 ay- 1 sene sürekli kullanmak gerekebilir. Bu süre sonunda tam olarak kontrol sağlandı ise hekiminizin dozu düşmeyi deneyebilir. Dozu kendiniz düşmeyiniz. Doz gittikçe düşürülerek bir süre sonra hiç ilaç kullanmaz hale gelebilmek hastaların bir kısmında mümkün olabilmektedir. Ancak ilaçların dozunu kendiniz azaltmayın ve ilaçlarınızı kendiliğinizden bırakmayın” diye konuştu.

  • Uzmanlar, egzoz dumanı, sis ve hava kirliliğinin yanı sıra hava ve iklim şartlarındaki hızlı değişimin de astımın ortaya çıkışını artırdığını belirtiyor.
Tarih 23.9.2016 editor@florence.com
Paylaş
Benzer Haberler
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.