Hem de bu kadar sağlam bir yapıya sahipken..

AORT damarı, kalpten çıkan en büyük ana damardır.

Kalbin vücuda pompaladığı tüm kan önce bu damardan geçer, sonra bu aort damarından ayrılan dallar yoluyla beyin, karaciğer, böbrekler gibi hayati organlara dağılır. Kalbin pompalamasıyla fırlatılan kan, aort içinde oldukça yüksek bir basınç oluşturur, bizim tansiyon olarak ölçtüğümüz basınçtır. Aort damarımız, çapı 2-2,5 cm civarındadır.

Oldukça sağlam bir duvarı vardır. Bu duvar, 3 tabakadan oluşur. En iç tarafta ince kadife gibi düz bir düzey oluşturan tabaka vardır. Kan akışının ideal olmasını sağlar.

Ortada, kas ve sağlam bağ dokusundan oluşan tabaka, en dışta da, hepsini kapsayan sağlam bir zar tabakası vardır.

Bazı insanlarda aort damarının orta tabakası, genetik sebeplerle belli yaşlarda bozulmaya başlar. Orta tabakanın dejenerasyonu dediğimiz bu durum özellikle 40 yaş ve üzerinde belirgin olamaya başlar. Aort duvarının sağlamlığı azalır, yüksek kan basıncına dayanamaz hale gelir ve yırtılma oluşur. Bu olayın nedeni tam bilinmemekle beraber, ailesel yani genetik özelliği vardır. >¦ Aort yırtılmasına neden olan en önemli sebep, yüksek tansiyon hastalığıdır. Hipertansiyon dediğimiz bu durum koldan ölçülen tansiyonun 150/90 mmHg üzerinde olması halidir. En önemli sebebi de yoğun stres ve buna bağlı olarak vücutta salgılanan hormonlar nedeniyle bütün vücutta oluşan büzülme halidir.

Damarlardaki bu büzülme nedeniyle, aort damarı içindeki basınç çok yüksektir. Basıncın yükselmesi, giderek aort genişlemesine yol açar. 2,5 cm olan çap 4,5-5 cm ye kadar ulaşır. Damarın çapının genişlemesi demek duvarının zayıflaması ve incelmesi haline gelir. Ani stres, ani efor veya zorlama esnasında da kolayca yırtılma meydana gelir ve hayati tehlikeye yol açar.

Ateroskleroz dediğimiz hastalıkta yine damar duvarlarına en iç ve orta tabakasının bozulmasına yol açmaktadır. Çok sigara kullanımı, kolestrol yüksekliği, hareketsiz bir hayat tarzı ve yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi hastalıklara neden olarak aort damar yırtılmasına ortam hazırlar.

Yine doğuştan gelen bazı kalp hastalıkları da, aort yırtılmasına neden olabilir. En çok gördüğümüz, aort kapaklarının üç yaprakçık olması gerekirken doğuştan iki yaprakçıklı olması halıdır. Bu durumda, kapak normal görevini yaptığı için insan hiç bir şey hissetmez ama 40 veya 50 yaşlarına doğru aort damarında genişlemeye yol açar. Çünkü kan akımının düzenliliği bozulmuştur ve aort duvarına doğru daha fazla basınç oluşur. Aort damarının 4,5 cm üzerinde genişlemesi, yırtılma için en önemli risk faktörüdür.

Göğüs içerisindeki aort damarında doğuştan oluşan darlık veya aort kapaklarındaki darlıklar gibi rahatsızlıklarda aort içinde yüksek basınç yaratarak genişlemeye ve yırtılmaya yol açar. >¦ Madde bağımlılığı da son yıllarda Aort yırtılmasının nedeni olarak ortaya çıkmaktadır.

Örneğin, yoğun kokain kullanımı vücut damarlarında anı büzülmelere neden olarak tansiyonu hızla yükseltebilir ve ani tansiyon yükselmesi damarda yırtılmaya neden olur.

Nadir görülen ve damar duvarında iltihaplanmaya yol açan, Behçet hastalığı, genetik bozukluğu gibi hastalıklar aort duvarında bozulma oluşturarak yırtılmasına sebep olurlar. Sonuç olarak, bu kadar ciddi hayati tehlike yaratan aort yırtılmaları hastalığını önceden teşhis ederek önlemek mümkün olabilmektedir. Tansiyon yüksekliğini kontrol altında tutabilmek, stresi vücudu etkilememesine izin vermemek çok önemlidir.

  • Hem de bu kadar sağlam bir yapıya sahipken..
Tarih 11.10.2016 editor@florence.com
Paylaş
Benzer Haberler