Her 3 saniyede bir yeni Alzheimer tanısı konuluyor

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her 3.2 saniyede bir yeni Alzheimer hastalığı tanısı konulurken, dünya genelinde 44 milyon Alzheimer hastası olduğu tahmin ediliyor.

Alzheimer hastalığı çağımızın en önemli sorunlarından biri. Dünya genelinde şu an 44 milyon Alzheimer hastası olduğu tahmin edilmekte. Dünya sağlık örgütü verilerine göre her 3.2 saniyede bir yeni Alzheimer hastalığı tanısı konulmakta. Tüm dünya gayrisafi milli hasılasının %1'inden fazlası Alzheimer hastalığı tanı, tedavisi ve bakımına harcanmakta.

İstanbul Florence Nightingale Hastanesi'nden Nörolog Doç. Dr.Barış Topçular, terminolojide önemli karmaşalardan birinin Alzheimer Hastalığı ve Demans farkı olduğunu ifade etti. Nörolog Topçular, "Demans yani bunama tek bir hastalık değil farklı hastalıklara bağlı ortaya çıkan bir hastalıktır. Demans hastalarında zihinsel fonksiyonlarda günlük yaşamı etkileyecek derecede bozulma olur. Bu beraberinde problem çözme, planlama, davranışların kontrolü gibi yetenekleri bozarken kişilik özelliklerinde de değişikliklere yol açar. Bellek bozukluğu demans seyrinde en sık ortaya çıkan yakınmadır." dedi.

"Her unutkanlık demans anlamına gelmez!"

Doktor Topçular, "Stres, zihinsel yorgunluk, uykusuzluk, çeşitli ilaçlar da unutkanlığa neden olabilir. Alzheimer hastalığı, demans grubu hastalıklar arasında en sık görülen hastalıktır.Alzheimer hastalığı sıklıkla unutkanlıkla başlar ve zaman içinde dil ve görsel/mekansal fonksiyonları da bozar." dedi.

Hastalık genellikle 65 yaşından sonra başlıyor

Nadiren daha erken yaşlarda da Alzheimer hastalığının görülebildiğini fade eden Topçular, "Alzheimer sıklığı yaşla beraber artış gösterir. 65-74 yaş arasında sıklığı %5 dolaylarında iken, 85 yaş üzerinde neredeyse %40'a yaklaşmaktadır. Ancak Alzheimer hastalığının normal bir yaşlanma olmadığı unutulmamalıdır." dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

"Yaş Alzheimer Hastalığı için en önemli risk faktörüdür. 65 yaşından sonrasında hastalık sıklığı her 5 yılda bir ikiye katlanmaktadır. Aile öyküsü de Alzheimer Hastalığı için önemli bir risk faktörüdür. Özellikle erken başlangıçlı Alzheimer Hastalığında genetik faktörler daha çok rol oynar. 60 yaşından sonra başlayan hastalıkta ise ailevi özellikler daha az rol oynamakla beraber çeşitli genlerin risk oluşturduğu bilinmektedir. Kolesterol taşıma görevi üstlenen ApoE proteinini kodlayan gen bunun için tipik bir örnektir."

"Yavaş başlar ve sinsice ilerler"

Doktor Topçular, başlangıçta genellikle tek şikayetin unutkanlık olduğunu ifade ederken bazı konularda da uyarıda bulundu: "Bazen bu unutkanlık yaşa bağlı unutkanlık olarak değerlendirilip ihmal edilebilir ve bu tanı ve tedavinin gecikmesine neden olur. Unutkanlık belirginleştikçe günlük aktivitelerdeki olumsuz etkisi daha da şiddetlenir. Hastalığın orta evrelerine gelindiğinde hastalar diş fırçalamak, elbiselerini iliklemek gibi basit şeyleri yapmakda güçlük çekmeye başlayabilirler. Dışarıya çıktıklarında yol bulmada güçlük, anlamada, okumada ve yazmada zorluklar, konuşmada bozulma olabilir. Hastalık ilerledikçe hastalar özbakımlarını yapamaz ve yardıma muhtaç hale gelirler."

Tanı ve tedavi sürecinin önemine değinen Doktor Topçular, "Alzheimer Hastalığı şüphesi olan bir hastanın öncelikle şikayetleri dinlenir ve muayenesi yapılır. Ardından tanıyı desteklemek için doktorunuz nöropsikolojik testler (unutkanlık testleri), beyin görüntüleme testleri(tomografi ya da MR) gibi testler istenir. Bazı durumlarda tanıyı doğrulamak ya da diğer olası hastalıkları ekarte etmek için hastada beyin-omurilik sıvısı(bel suyu) alınması ya da EEG(Beynin elektriksel etkinliğinin değerlendirilmesi) çekilmesi gerekebilir. Özellikle son yıllarda Alzheimer Hastalığına yönelik görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler hastalık tanısında çığır açmıştır. Beyinde amiloid protein denilen proteinin birikimi karakteristik bir özelliktir. Artık amiloid pozitron emisyon tomografi denilen görüntüleme teknikleri amiloid proteinin birikimi hastaların şikayetlerinin başlamasından 20 yıl kadar önce dahi gösterilebilmektedir. Bu hastalığın erken tanı ve tedavisi için çığır açıcı bir gelişmedir. Ayrıca son yıllarda yapılan çalışmalarda tükürük örneğinde yapılan bazı analizlerin dahi Alzheimer hastalığı taramasında başarı ile kullanılabileceğini göstermiştir ancak bu test henüz araştırma aşamasındadır." dedi.

Alzheimer hastalığını durduran ya da geçiren bir tedavi henüz yok

Doktor Topçular, Alzheimer hastalığı tedavisinin dünya genelinde en çok araştırma yapılan konulardan biri olduğunu ifade etti ve "Halen şikayetleri azaltmaya yönelik olarak kullanılan iki ilaç grubu (asetil kolin esteraz inhibitörleri ve memantin) iki grup ilaç Alzheimer Hastalığı tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu yıl Temmuz ayında Washington'da gerçekleştirilen Dünya Alzheimer Kongresi'nde son derece umut verici gelişmeler bildirildi. Sonuçları merakla beklenen aşı çalışmalarının erken evre sonuçlarında aşı tedavisinin hastalığın ilerlemesini büyük oranlarda azalttığı gösterildi. Bu verilerin başka çalışmalar ile teyid edilmesi gerekmekle beraber , sunulan verileri günümüze kadar elde edilen en yüz güldürücü sonuçlar arasında yer alıyor ve geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. Eğer diğer çalışmalarda da benzer sonuçlar elde edilirse belki bir kaç yıl içinde Alzheimer Hastalığı'na karşı elimizde çok daha etkili tedaviler olabilir." dedi.

Nörolog Doç. Dr. Barış Topçular, günümüzde Alzheimer hastalığının nedeninin kesin olarak bilinmediğini, bu konuda çok sayıda araştırmanın devam ettiğini sözlerine ekledi.


F5 Haber  I  20 Eylül 2016

  • Her 3 saniyede bir yeni Alzheimer tanısı konuluyor
Tarih 22.9.2016 editor@florence.com
Paylaş
Benzer Haberler
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.