Akciğer kanserinin önde gelen nedeni olan sigarayla ilgili çarpıcı bilgiler var. Yapılan çalışmalar 20 yıl günde 1 paket veya daha fazla sigara içen kişilerin 55 -74 yaş arasında, düşük doz radyasyonlu akciğer bilgisayarlı tomografi ile tarama yaptırmasını öneriyor.

Akciğer kanseri  tüm dünyada en çok ölüme yol açan kanser tipi. Dünyada tüm kanserlerin yüzde 13′ ünü, kanser ölümlerinin ise yüzde 18′ ini oluşturuyor. Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’nun haberine göre genel durum ülkemizde de farklılık göstermiyor ve akciğer kanseri hem toplamda hem de erkeklerde en sık görülen kanser tipi olarak karşımıza çıkıyor. Erkeklerde tüm kanserlerin yüzde 39′ unu, kadınlarda ise yüzde 5′ ini akciğer kanseri oluşturuyor. Akciğer kanserleri mikroskop altında izlenen hücrelerin görüntüsüne göre “küçük hücreli akciğer kanseri” ve “küçük hücreli dışı (küçük hücreli olmayan) akciğer kanseri” olmak üzere iki ana gruba ayrılıyor. Akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 80’i küçük hücreli dışı grupta yer alıyor. Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi  Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr.  Bahadır Üskül  akciğer kanserinin oluşum nedenlerine dikkat çekiyor.

Akciğer Kanserine Yol Açan Riskler

1) Sigara ile savaş başlasın: Sigara akciğer kanseri gelişiminde ispatlanmış olan en önemli risk faktörüdür. Akciğer kanserinden meydana gelen ölümlerin yüzde 90’ı sigara ile ilişkilidir. Uzun süre sigara içenlerin yaklaşık 1/7’sinde akciğer kanseri gelişir. Sigara dumanında 4 binden fazla kimyasal madde vardır ve bunların 50’den fazlası kansere yol açar. Sigara kullananlarda akciğer kanseri gelişme riskini etkileyen faktörler sigara içme süresi, başlama yaşı, içilen sigara tipi ve günlük tüketilen sigara sayısıdır.

2) Pasif sigara içimi: Kendisi sigara içmeyen ancak sigara içilen ortamda çalışan veya yaşayan kimseler de akciğer kanseri açısından risk altındadır.

3) Endüstriyel ve Çevresel Maruziyetlere dikkat!: Gerek endüstride kullanılan (gemi, izolasyon, otomotiv sanayi vb) gerekse çevresel olarak maruz kalınan Asbest isimli minerale bağlı olarak başta mezotelyoma olmak üzere akciğer kanserleri meydana gelebilmektedir. Özellikle Asbest maruziyeti ile beraber sigara içimi kanser gelişme riskini katlamaktadır. 

4) Radon gazını ortamdan uzaklaştırın!: Radon gazına maruziyetin akciğer kanserine yol açtığı gösterilmiştir. Radon renksiz ve kokusuz radyoaktif bir gazdır. Toprakta ve suda bulunup uranyum kaynaklı bir gaz olan radon özellikle binaların alt katlarını etkilemektedir. Bodrum katlarda ve madenlerde yoğun olarak birikebilen radon gazı zehirli etkilerini soluma yoluyla göstermektedir. Bu nedenle evlerin sıkça havalandırılması birikebilecek radon gazını ortamdan uzaklaştırmaktadır.

5) Genetik yatkınlık: Akciğer kanseri kalıtsal bir hastalık olmamasına karşın, akciğer kanseri olan hastaların ailelerinde özellikle birinci derece akrabalığı olanlarda akciğer kanseri ve diğer sigara ile ilişkisiz kanser riski 2.5 kat artmaktadır.

Akciğer Kanserinin İşaretleri


Akciğer kanserinde en çok görülen şikayetlerin başında;

  • Öksürük
  • Nefes darlığı
  •  Kilo kaybı
  •  Göğüs ağrısı gelmektedir.
  •  Daha az sıklıkla;
  • Kan tükürme ve ses kısıklığı görülmektedir.

Genellikle ilk belirti olan öksürüğün, sigara içen kişiler tarafından hastalık belirtisi olarak değerlendirilmemesi nedeniyle akciğer kanseri tanısı hastaların çoğunda ileri evrelerde konmaktadır. Geç tanı konulmasının bir diğer nedeni ise akciğer ve bronş sisteminin ağrı duyusu içermemesidir.

PET/BT’nin Dezavantajı Var mı?

Akciğer kanseri tanısında ilk radyolojik işlem akciğer grafisidir. Akciğer grafisinde tümöre bağlı kitle lezyonu ya da tümörün neden olduğu diğer klinik durumlara ait radyolojik görünüm tespit edilir. Akciğer grafisinde kanser şüphesi olan her hastada akciğer bilgisayarlı tomografi  çekilmelidir. Bilgisayarlı tomografi,  lenf bezlerini, tümörün yayılımını ve akciğerdeki nodülleri göstermesiyle daha doğru bir değerlendirme yapılmasını sağlar. Bilgisayarlı tomografiden sonra çekilmesi önerilen tetkik Pozitron Emisyon Tomografi / Bilgisayarlı Tomografidir. (PET/BT) PET/BT ile radyolojik olarak görüntülenen kitlenin metabolik aktivitesi değerlendirilmektedir. Malign (kötü huylu) lezyonların metabolik aktiviteleri yüksektir. PET/BT aynı zamanda vücutta tümörün yayılımı hakkında da çok değerli bilgiler vermektedir. PET/BT’ nin dezavantajı bazen iyi huylu hastalıkları (tüberküloz gibi) kanserle karıştırabilmesidir. Akciğer kanseri tanısında ilk olarak yapılması gereken tetkik bronkoskopidir. Bronkoskopi, akciğer kanserinin tanı, evreleme ve izleminde göğüs hastalıkları uzmanları için son derece yararlı ve gerekli bir işlemdir. Bronkoskopi, bronş sisteminin görüntülenmesini ve gereğinde histopatolojik olarak incelenecek biyopsiler alınmasını sağlayan endoskopik bir yöntemdir. Bronkoskopi ile tanı konulamayan hastalarda, iğne aspirasyonu/biyopsisi, video yardımlı cerrahi ve açık akciğer biyopsisi yapılarak tanı konulabilir.

Akciğer Kanseri 4 Evreden Oluşur


 Evre 1: Hastalık sadece akciğerin küçük bir bölümündedir.

Evre 2: Hastalık en yakın lenf bezlerine veya sadece göğüs duvarına atlamıştır.

Evre 3: Her iki akciğer arasında, kalbin de yer aldığı boşluğa (mediasten) veya buradaki lenf bezlerine yayılmıştır.

Evre 4: Beyin, karaciğer, kemik, böbrek üstü bezi gibi uzak organlara yayılmıştır.

Akciğer Kanserinde Tedavi


A – Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavisi

Hastalığın erken evrelerinde (Evre 1 ve 2, bazı evre 3 hastalar) ameliyatla tümörlü doku, etraftan bir miktar sağlam doku çıkarılarak, bazen de tüm bir akciğer alınarak temizlenebilir. Genel olarak tümörün ameliyatla tamamen çıkarıldığı ve çevrede hiç hastalıklı dokunun kalmadığı evre 1 hastalarda başka tedaviye gerek yoktur. Bazı durumlarda (Evre 2 ve 3) ameliyat sonrasında hastalara ek ilaç tedavisi (kemoterapi) veya ışın tedavisi (radyoterapi) önerilebilir.

Ameliyatla çıkarılması mümkün olmayan Evre 3 hastalara ışın tedavisi (radyoterapi) ve/veya ilaç tedavisi (kemoterapi) uygulanabilir. Bazen de bu tedavilerle küçülen tümöre daha sonra cerrahi de uygulanabilmektedir.

Evre 4 akciğer kanseri cerrahi tedaviye ya da radyoterapiye uygun değildir. Bu evrede kemoterapiyle tümörün tamamen ortadan kalkma şansı  mümkündür ya da tümörün küçülmesi ve kontrol altına alınması sağlanabilmektedir. Bu sayede hastanın yaşam süresi uzatılabilir ve şikayetler giderilebilir.

 B – Küçük Hücreli Akciğer Kanseri Tedavisi

Bu tip akciğer kanseri hızlı ilerleyebilmekle birlikte kemoterapi ve radyoterapiye çok iyi yanıt vermektedir. Bu nedenle esas tedavi kemoterapidir. Kemoterapiye radyoterapi eklenmesi başarıyı artırmaktadır. Bu iki tedavi birbiri ardına veya eşzamanlı (aynı anda) olarak birlikte uygulanabilir. Cerrahi tedavinin yeri çok kısıtlıdır. Hastalığın beyine yayılma olasılığı yüksek olduğu için bazı olgularda beyine koruyucu amaçlı radyoterapi de uygulanabilir.

 Kontroller İhmal Edilmemeli

Akciğer kanseri tedavisinden sonra hastanın takibi de çok önemlidir. Düzenli kontroller sağlık durumundaki değişiklikleri ortaya çıkarır. Böylece eğer kanser tekrarlar ya da yeni kanser oluşursa bu mümkün olduğunca çabuk tedavi edilebilir. Kontroller; Muayene, göğüs filmi ve çeşitli laboratuvar tesislerini içerir. Kontroller sırasında ortaya çıkan herhangi bir sağlık problemi hemen doktora bildirilmelidir.

Sağlıksız Beslenme ve Az Egzersiz Riski Tetikliyor


Sağlıksız beslenme ve az egzersiz yapma, akciğer kanseri riskini tetiklemektedir.  Bu noktada günde en az 5 porsiyon farklı renkte sebze meyve tüketmek önemlidir. Turuncu, kırmızı ve yeşil sebze ve meyvelerde bolca bulunan vitamin ve mineraller bağışıklık sistemini güçlendirmekle kalmayıp kansere karşı koruyucu özellik göstermektedir.  Sigara içenlerde yüksek oranda tüketilen beta-karoten ve/veya A vitaminli besin takviyeleri, akciğer kanseri riskini artırmaktadır.  İşlenmemiş tahıl tüketmek de öneriler arasındadır. Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, beyaz pirinç yerine bulgur veya kepekli pirinç çok daha besleyicidir. İşlenmiş ve yağlı kırmızı et tüketimini azaltmak gerekir. Proteinli diğer gıdalar olan yumurta, tavuk, hindi, balık, süt, yoğurt, peynir gibi besinlerin tüketimini fazlalaştırarak protein alımının artırılması önerilmektedir.  Proteinlerin  iyileşme,  kas kütlesini koruma ve enfeksiyonlarla savaşmada önemli olduğu unutulmamalıdır.

20 Yıldır Günde 1 Paket veya Daha Fazla Sigara İçiyorsanız

Yapılan çalışmalar 20 yıl günde 1 paket veya daha fazla sigara içen kişilerin 55-74 yaş arasında, düşük doz radyasyonlu akciğer bilgisayarlı tomografi ile tarama yaptırmasını önermektedir. Böylece hastaya erken dönemde teşhis konup  hem yaşam süresinin hem de yaşam kalitesinin artırılabilmesi mümkündür. Akciğer kanserini önlemenin en iyi yolunun sigaraya hiç başlamamak olduğu ise unutulmamalıdır.

medyapress.com.tr / 25.09.2019

Tarih 1.10.2019 editor@florence.com.tr
Paylaş
Benzer Haberler