Hastaların yarısı farkında değil ya da ilaçlarını uygun dozda kullanmıyor

Ülkemizde 18 yaş üstü üç kişiden biri, 45 yaş üstü iki kişiden biri yüksek tansiyon hastası. Bunların da yarısı farkında bile değil. Ayrıca hastaların yarısından çoğunun ilaçlarını uygun dozda kullanmadığı biliniyor.

Tansiyon, halk arasında söylendiği şekliyle,

  • 13,5 / 8,5 üzerindeyse kalp krizi, felç riskiniz 2 kat artıyor.
  • 15,5 / 9,5 üzerindeyse 4 kat artıyor.
  • 17,5 / 10,5 üzerindeyse 8 kat artıyor.

Birçok kişide tansiyon yavaş yavaş yükseldiğinden şikayete yol açmıyor ve fark edilmiyor. Tansiyon yaşla birlikte daha fazla yükseldiğinden, egzersiz yapmayan, çok sık sinirlenen, fazla kilolu olan, sigara kullanan, kolesterol ve şeker sorunu olan, anne baba ve kardeşlerinde yüksek tansiyon olan erişkinlerin, en azından 3 ayda bir tansiyonunu ölçtürmesi gerekiyor.

Tek bir ölçümle tanı konup ilaç başlanmaması, 15 gün kadar ev ve iş ortamında ölçümler yapılması öneriliyor.

Beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri ilaç tedavisinden önce mutlaka denenmesi gerekiyor. Bağımsız hekimlerden oluşan bir araştırma kurumunun yaklaşık 7000 hasta üzerindeki araştırmasına göre, tansiyonu 14-16 ila 9-10 arasındaki kişilere hemen ilaç başlanmasının kalp krizi, felç ve ölüm riskini azaltıcı etkisi olmadığı söyleniyor.

İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nden, Sağlıklı Yaşam Merkezi Direktörü Dr. Özgür Şamilgil sigaradan egzersize, kilo kaybından beslenmeye tansiyonu değerlendirdi…

SİGARA, TUZ, ALKOL

İlk aşamada, sigaranın tamamen kesilmesi, fazla tuz içeren özellikle hazır gıdaların (fast food) yenmemesi, alkol ve şekerli gıda alımının azaltılması veya bırakılması gerekiyor.

EGZERSİZ

Haftada 5 gün 45 dakika kadar inişli çıkışlı hızlı yürüyüş veya hafif koşu, hafif-orta düzeyde tansiyonu olanlarda belirgin düşme sağlıyor.

KİLO KAYBI

Kilo almanın tansiyonu artırıcı ve vermenin de en az 1-2 rakam düşürücü etkisi olduğu biliniyor. İdeal kiloya inmek veya mevcut kilonun yüzde 10 kadar düşürülmesi tansiyonun ilaçsız düzelmesini veya en azından alınan ilaçlardan birinin kesilmesini sağlayabiliyor.

BESLENMENİN PÜF NOKTALARI:

  • Un, patates, pirinç, şeker ve fazla tuz içeren besinler en aza indirmeli.
  • Margarin yerine soğuk sızma zeytinyağı kullanmalı.
  • Kalsiyum eksikliğine engel olmak için günde 250 gr kadar ev yoğurdu, kefir tüketmeli.
  • Haftada 3 gün, kızartma olmamak şartıyla her sefer 250 gr kadar yağlı balık yemeli.
  • Magnezyum alımını arttırmak için günde 5 porsiyon koyu yeşil yapraklı taze sebze yemeli.
  • Çok şekerli meyveler yenilmemeli, meyve suyu içilmemeli, az şekerli olmak kaydıyla nar, elma, armut, portakal, greyfurt, limon, muz, kavun, karpuz, avokado, tercih etmeli.
  • Günde toplam 60 gram kadar kavrulmamış kabak çekirdeği, tuzsuz yer fıstığı, badem, ceviz, fındık, çekirdekli kuru üzüm tüketmeli.
  • E vitamini ve diğer antioksidanlardan zengin besinler; zeytin yaprağı, kimyon, karabiber, kişniş, hardal, tarçın, ısırgan, zerdeçal, kırmızıbiber, zencefil, nane, susam, çörek otu, üzüm çekirdeği, meyankökü, biberiye, keten tohumu, dereotu, sarımsak, soğan, maydanoz tercih etmeli.
  • İdrar rengi uçuk sarı olacak miktarda su içmeli.
  • Kan D vitamini düzeyi ideal düzeyde tutulacak şekilde domates gibi yanmadan sağlıklı güneşlenmeli veya doktora danışılarak kışın D vitamini almalı.

  • Hastaların yarısı farkında değil ya da ilaçlarını uygun dozda kullanmıyor
Tarih 12.5.2014 editor@florence.com.tr
Paylaş
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.