Merkezimizi Yakından Tanıyın

Göğüs Cerrahisi Merkezimizde; onkolojik göğüs cerrahisini ilgilendiren her türlü tümör hastalıklarının cerrahi tedavisi uygulanmaktadır. Onkolojik göğüs cerrahisinde dünya standartlarına ve  tedavi rehberlerine uygun şekilde operasyonlar yapılmaktadır.

Merkezimize başvuran her hasta ayrı ayrı ele alınır. Multidisipliner yaklaşım uyarınca diğer branş hekimlerinin de (Göğüs hastalıkları, radyoloji, medikal onkoloji, radyasyononkolojisi) katıldığı toplantılarda detaylı incelenmekte ve bilimsel ve güncel veriler ışığında en uygun tedavi şekli planlanmaktadır.

Göğüs cerrahisi operasyonlarında giderek ön plana çıkan kapalı operasyon yöntemlerinin genel adı minimal invaziv göğüs cerrahisidir.

Minimal invaziv cerrahi olan videotorakoskopik göğüs cerrahisi (VATS) 2010 yılından ve robotik göğüs cerrahisi ise 2011 yılından itibaren Grup Florence Nightingale Hastaneleri Göğüs Cerrahisi Merkezimizde uygulanmaktadır.

Minimal invaziv göğüs cerrahi programımız Prof.Dr.Alper Toker başkanlığında başlatılmış olup merkezimiz bu konuda ülkemizin ve Avrupa’nın öncü merkezi konumundadır.

Minimal invazif akciğer cerrahisi programı giderek genişleyen deneyimli bir ekiple çalışmalarına devam etmektedir.

Minimal invazif cerrahinin avantajları nelerdir?

• Teşhisin en çabuk ve doğru şekilde konulması ve tedaviye hemen başlanabilmesi 
• Ameliyat sonrası ağrının açık yöntemlerle kıyaslandığında daha az olması
• Ameliyat izinin küçük ve estetik olması, yara problemlerinin daha az olması
• Açık yöntemlerle kıyaslandığında komplikasyon oranının ve kanama miktarının daha az olması
• Hastanede kalış süresinin daha kısa olması
• İşe ve sosyal yaşantıya dönüşün daha çabuk olması

Minimal invazif göğüs  cerrahi hangi hastalıklara uygulanır?

• Timus cerrahisi (timektomi operasyonu, timoma rezeksiyonu)
• Mediastinal kist ve kitle operasyonları 
• Akciğer nodül teşhisi için tanısal operasyon
• Akciğerin iyi huylu hastalıklarında (bronşektazi, kistik hastalıklar, konjenital hastalıklar) rezeksiyon
• Akciğer kanseri için rezeksiyon ve lenf nodu diseksiyonu 
• Akciğer zarı hastalıkları cerrahisi (plevral efüzyon boşaltılması, plevra biyopsisi, plevrektomi, dekortikasyon, ampiyem, mezotelioma) 
• El terlemesi (hiperhidroz) cerrahisi  

Akciğer kanseri erken evrede tespit edilen ve tanısı koyulan hastalarda minimal invaziv videotorakoskopik (VATS) göğüs cerrahisi teknikleri ile ameliyatın hem süresi hem de kapsamı daralabilmektedir.Akciğerden daha az parça alınabildiği gibi hastaların kemoterapi ya da radyoterapi ihtiyaçları kalmadan yaşam süreleri uzayabilmektedir. 

Merkezimizde onkoloji vakaları da dahil olmak üzere minimal invaziv göğüs Cerrahisi programına Ocak 2010 tarihinde VATS ile başlanmıştır.

Temel olarak teşhis konulamayan olgularda teşhise en kısa yoldan gitmeyi, hem de aynı seansta tedaviyi gerçekleştirmeyi amaçlayan bu program, Prof.Dr. Alper Toker tarafından başlatılmıştır. Minimal invazif akciğer cerrahisi programı giderek genişleyen deneyimli bir ekiple çalışmalarına devam etmektedir.

Kısaca VATS diye isimlendirilen videotorakoskopik göğüs cerrahisi yöntemi nedir?

Bir video yardımı ile göğüs içinin görüntülenmesi ile yapılan 1.5-2cm’lik kesilerden çeşitli cerrahi aletlerin kullanılmasıyla gerçekleştirilen göğüs cerrahisi işlemidir. 

VATS yöntemi mediasten kitlelerin çıkarılmasında etkilidir. Mediasten kalp ve akciğerler arasında kalan bölgedir ve klasik olarak bu bölgede operasyonlar genellikle göğüs kemiğinin (iman tahtası) boydan kesilmesi ile başlar veya kaburgalar arası açılarak gerçekleştirilir. ”

VATS işleminin uygulandığı diğer bir alan pnömotoraks vakalarıdır. Akciğerlerin patlaması ile göğüs boşluğu içerisine hava birikmesi olarak tarif edilen pnömotoraks, ameliyat gerekliliği olan klinik durumlar arasında yer almaktadır. 

Göğüs boşluğunda sıvı birikimi anlamına gelen plevral efüzyonda cerrahi dışı yöntemlerle tanı konulamayan hastalarda ”kapalı göğüs cerrahisi yöntemiyle” tanı ve tedavi  amaçlı girişimler yapılmaktadır. Plevra tümörleri de VATS yöntemi ile çıkarılabilmektedir.

Özefagus tümörleri de VATS veya Robotik cerrahi yöntemi ile cerrahisi tedavi edilen rahatsızlıklar arasına girer.

Minimal invaziv cerrahide kullanılan robotun en önemli avantajı açık cerrahide yapılabilen manevraları kapalı yöntemle yapabilmeyi sağlamasıdır. Bir cerrahın robot konsolunda olduğu, diğer cerrahın hastanın yanında olduğu bu yöntemde, küçük kesilerden açık cerrahi ile yapılabilen ameliyatlar uygulanmaktadır. Robotun kamerasının 3 boyutlu olması cerraha diğer kapalı yöntemlerde sağlanması zor olan görüntü kolaylığını ve derinlik hissini vermekte böylelikle tümör doku tam olarak, çevre dokulardan sıyrılarak çıkarılabilmektedir.

Mart 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nde FDA’in robot sistemlerinin kalp dışı toraks cerrahisinde kullanılabileceğine onayı sonrası dünyada 3 merkezde akciğer kanseri operasyonları robot ile yapılmaya başlanmıştır.

Göğüs Cerrahisi Merkezimizde robot ile akciğer kanseri operasyonlarına 2011 Ekim’inde Prof.Dr. Alper Toker öncülüğünde başlanmıştır.

Göğüs cerrahisi merkezimiz ülkemizde robotik göğüs cerrahisi konusunda yüksek hasta sayısı ve deneyimi ile  Avrupa’nın en önde gelen beş merkezi arasındadır.


Robot Sisteminin üstünlükleri nelerdir? Detaylı bilgi için tıklayınız.


Göğüs cerrahisinde hangi lezyonlar robotik cerrahi ile tedavi edilir? Detaylı bilgi için tıklayınız.


Robotik göğüs  cerrahisinin  videotorakoskopik (VATS) göğüs cerrahisinden  ayıran özellikler nelerdir?Detaylı bilgi için tıklayınız.

  


Akciğer kanserinin göğüs kafesindeki diğer organlara (diafram, trakea, aorta ve superior vena kava gibi ana damarlar, omurga ve kaburga gibi kemikler) yayıldığı, ancak hastanın hala cerrahi olarak tedavi şansı olduğu durumlarda yapılan operasyonlar, ağır ve ileri onkolojik göğüs cerrahisinin ana konusudur.

Buna ek olarak özefagus, trakea ve mediastenin kendi tümörleri, akciğerlerin metastatik (yayılım sonucu) kanserleri ve mezoteliomanın cerrahi tedavileri de ağır ve ileri onkolojik göğüs cerrahisi tedavi alanındadır.

Bu tür operasyonları uygulayabilmek belirli bir bilgi birikimi ve deneyim gerektirir. Hasta seçiminin, gerekirse ameliyat öncesi radyoterapi veya kemoterapi desteği alınmasının, operasyon esnasında ne tür tekniklerin kullanılacağının, hastanın operasyon sonrası bakımının düzgün belirlenmesi başarılı bir tedavi için gereklidir. 

Cerrahi onkoloji kapsamında genellikle tedavi edici (küratif) cerrahiler uygulanmaktadır. Akciğer zarını tutan ve toraks boşluğunda aşırı sıvı birikim yaparak akciğerlerin düzgün çalışmasını engelleyen ve dolayısıyla ciddi nefes darlığına sebebiyet verebilen durumlarda, sıvının boşaltılıp akciğerlerin rahatlatılması ve sıvının tekrardan oluşmasını engelleyecek manevraların uygulanması “palyatif” destek tedavilerine örnektir. Palyatif cerrahi kanserin konumuna, komşuluğuna, yayılımına göre özellik gösterir ve uygulanması belli bir bilgi ve deneyim birikimi gerektirir.
Göğüs Cerrahisi bölümü olarak yukarıda belirtilen diğer branşlarla haftalık multidisipliner toplantıları rutin olarak gerçekleştirmekteyiz.                                                      

Soliter Pulmoner Nodül Konseyi:                                                                                                                                                                                                                                              


Her hafta Radyoloji ve Göğüs Hastalıkları hekimleriyle birlikte soliter pulmoner nodül konseyi yapılmaktadır. Akciğerde tesadüfen saptanan ve 3cm’den küçük olan soliter pulmoner nodül sık karşılaşılan bir durumdur. Nodülün sebebi yüksek oranda kötü huylu hastalıklar (kanserler) çıkmaktadır. Konseyde nodül radyolojik olarak incelenmekte ve hastanın yaşam tarzı, özgeçmişi, aile öyküsü detaylıca değerlendirilip nodülün tanısına en kısa ve güvenilir şekilde nasıl gidileceği karara bağlanmaktadır.

Radyoloji Konseyi:

Her hafta Radyoloji ve Göğüs Hastalıkları hekimleriyle birlikte radyoloji konseyi düzenlenmektedir. Bu konseyde hem kendi polikliniğimize hem de Göğüs hastalıkları polikliniğine başvuran ve cerrahi bir rahatsızlığı olan hastalar tek tek değerlendirilmektedir. Radyolojik görüntüleri incelenmekte ve tanı veya tedavi amaçlı en güvenilir ve bilimsel kararlar alınmaktadır. Ayrıca operasyon geçiren hastaların takiplerinde çekilen filmleri yine bu konseyde incelenmektedir. 

Onkoloji Konseyi:

Her hafta Göğüs hastalıkları, Medikal Onkoloji, Patoloji, Nükleer Tıp ve Radyasyon Onkolojisi hekimlerinin katılımıyla düzenlenen bu konseyde operasyon geçiren onkolojik hastalarımız birer birer sunulmaktadır. Tanıya gidiş yöntemleri, operasyon ve ameliyat sonrası durumları gözden geçirilmektedir. Hastaların patolojik sonuçları detaylıca irdelenmekte ve ilgili branş hekimleri tarafından ilave tedaviye (kemoterapi veya radyoterapi) ihtiyaç olup olmadığı, eğer ihtiyaç varsa hangi ilaçların kullanılabileceğinin veya ışın tedavisi yönteminin planlanması, güncel ve bilimsel veriler temel alınarak belirlenmektedir.   


Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.