Erişkin skolyozu

Erişkin skolyozu nedir?

Skolyoz, omurganın yana doğru eğrilidir. Belirli bir dereceye kadar ileri, yana ve geriye doğru eğrilik omurga için doğal olarak kabul edilir. Skolyozun tedavisinde eğrilik derecesi uygulanacak tedavi şeklini belirleyen en önemli unsurdur. 

Erişkinlerde ortaya çıkan omurga eğriliklerinin nedenleri de farklıdır. Bazı durumlarda çocuklukta başlayan eğriliğin erişkin yaşında ortaya çıkması şeklinde görülürken, bazen de erişkinlikte farklı nedenlere bağlı olarak omurga eğrilikleri ortaya çıkabilmektedir. 

Erişkinlerde görülen skolyoz türleri

Erişkin idiotapatik skolyoz: Genellikle çocukluk ya da ergenlik döneminde keşfedilen bu omurga eğriliğinin nedeni bilinmediği için idiopatik skolyoz adını alır. Bu tür erken yaşlarda başlamasına rağmen kişide ağrı ya da duruş bozukluğu şeklinde herhangi bir belirti vermeden gelişir. Ancak yaşın ilerlemesi ve büyümenin devam etmesiyle birlikte omurga eğriliğinin yarattığı sıkıntılar görülmeye başlar, hasta gövdelerinde oluşan denge bozukluklarını ve dejenerasyonlarını fark edebilir. Aynı zamanda hastada çocukluk döneminde görülmeyen ağrı şikayetleri de ortaya çıkar. Genel olarak, ergenlik dönemnde skolyoz omurganın göğüs veya göğüs kafesi kısmında oluşur. Bu bölgede ortaya çıkan deformiteler nedeniyle hastalar solunum sıkıntısından yakınır. Faset eklemlerde yaşanan bozulmalar nedeniyle de hasta bel ağrısı ve hareket kabiliyetinde azalmadan şikayet eder. 

Erişkin dejeneratif skolyoz: Yetişkin skolyozunun en sık görülen formudur. Yaşlanmanın sonucu olarak omurga yapısında meydana gelen yıpranma, eskime gibi değişikliklere bağlı ortaya çıkmaktadır. Genellikle 50 yaşından sonra görülmekle birlikte en yoğun 65 yaş üzeri kişilerde gözlenmektedir. Özellikle bu yaş döneminde ortaya çıkan osteoporoz (kemik erimesi) erişkin dejeneratif skolyozun nedeni olabileceği gibi var olan sorunun ilerlemesine de neden olabilmektedir. 

Erişkin dejenatarif skolyozun yaygın olarak görüldüğü bölgelere bakıldığında ise ilk sırada bel bölgesi gelmektedir. Bununla birlikte omurganın boyun ve sırt bölgesinde de erişkin dejeneratif skolyoz gözlenmektedir. 

Erişkin dejenaratif skolyozda zaman içinde deformasyonların artmasına bağlı olarak hastanın omuz ve kalça bölgesinde eşitsizlikler belirginleşir. Hasta tarafında da fark edilen bu deformasyonlar gövdenin yana ve öne doğru yatmasına neden olur. Ortaya çıkan bu dengesizlik beraberinde eğriliğin şiddetinin artmasına ve hastanın yaşam kalitesini sınırlayan sorunların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Zaman içinde hastanın hareket kabiliyetinde ciddi azalma ve ağrı gözlenir. 

Erişkin dejeneratif skolyoz hastaların omurgasındaki eğrilik zamanla omurgadan çıkan sinirlerin kanal içinde sıkışmasına neden olur. Omurgadaki faset eklerde ortaya çıkan kalınlaşmalar da sinir sıkışmalarının oluşmasına katkıda bulunur. Sonuçta hastada bel ve sırt ağrısının yanında, radikülopati olarak tanımlanan sinir sıkışmasına bağlı, kaslarda güç kaybı, uyuşukluk ve bacak ağrısı görülür. Omurgada ortaya çıkan bozukluklar da zamanla, bir omurganın altındaki omurgaya göre öne kaymasına (spondilolistezis) ya da arkaya kaymasına (retrolistezis) ve yana doğru kaymasına (lateral liztezis) neden olabilir. Omurga yapısında yaşanan bu değişimler sinir sıkışmasının artmasına neden olabildiği için hastanın sıkışmalara bağlı güç kaybı, uyuşukluk ve ağrı şikayetlerinin de artmasına neden olur.

Erişkin skolyozu belirtileri

Erişkin skolyozunda hastanın hekime gitmesini sağlayan belirti genellikle bel bölgesindeki ağrı ve güçsüzlüktür. Ancak ağrı gelişmesine rağmen erişkin skolyoz vakalarının çoğu, belirtilere neden olmaz. Bazı durumlarda vücutta değişiklikler yükseklik kaybı ve vücutta dengesizlik ortaya çıkar. Hasta, giysilerinin vücuduna olmaması ya da düzgün durmaması, boyundaki kısalma, eğildiğinde sırtında oluşan deformasyon gibi belirtileri genellikle kendisi fark eder.

Skolyoz nedeniyle sinirler üzerinde basının artmasıyla bacak ağrısı yorgunluk hissi, sırt ve bel kaslarda spazm görülebilir. Durumun ilerleyip sinir baskısı yoğunlaşan hastalarda bacaklarda güçsüzlük, uyuşma ve ağrı şikayetleri artar. Göğüs kafesinin skolyoz nedeniyle deforme olması durumunda ise kalp ve solunum problemlerine de rastlanır.

Erişkin skolyozu nasıl teşhis edilir?

Erişkin skolyozunda hastanın şikayetleri ağrı üzerine yoğunlaşsa da, tedaviyi eğrilik derecesi, hastanın diğer şikayetleri ve hastalık süreci şekillendirmektedir. Bu nedenle hastanın, aile öyküsü, omurga değişikliğini fark ettiği zaman, ağrı varsa başlama süreci, sinir hasarı nedeniyle yaşayabileceği tüm şikayetleriyle ilgili hekimini ayrıntılı bilgilendirmesi gerekir. 

Tanıda, öncelikle hastanın ayrıntılı fizik muayenesi gerçekleştirilerek şikayetleri değerlendirir. Tüm omurgayı gösteren röntgen, MR, bilgisayarlı tomografi (BT) ve elektro-tanısal testler (EMG) kullanarak kesin tanı konur. Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nde kullanılan ve tüm vücudun ya da belirli bir bölgenin, önden-arkadan ve yandan, aynı anda 3 boyutlu olarak görüntülenmesini sağlayan EOS yöntemi skolyoz tanısını koymada önemli fayda sağlamaktadır. EOS ile ayakta çekilen tüm omurganın ön-arka ve yan görüntülerinde, eğriliğin başladığı ve sonlandığı omurlar arasındaki açı ölçülür. Bu açının ilerlemesi aralıklı olarak takip edilir.

Hastanın şikayetleri, ağrı yaşadığı bölgeler ve şikayetlerine göre uygun görüntüleme yöntemlerini kullanarak doğru teşhis konularak tedavi planlanır. 

Erişkin skolyoz tedavisi

Erişkin skolyoz tedavisinde hastada öncelikli olarak cerrahi olmayan tedavi yöntemlerinden yararlanılır. Hastada osteoporoz varsa buna yönelik uygun tedavisinin yapılması da skolyozun ilerlemesini yavaşlatabilmektedir. 

Fizik tedavi uzmanının kontrolünde ağrıyı azaltmak ve güç kayıplarını önlemek, sırt esnekliğini artırmak için çeşitli yöntemler uygulanır. İyi tasarlanmış bir egzersiz programı birçok hastanın ağrılarında rahatlama sağlamaktadır. Ağrıları olan hastalarda da ağrı kontrolü için ilaç tedavisi verilebilir. Tedavide, özellikle faset eklemlerde sinir basısı sonucu olan irritasyon ve yangıyı gidermek için non-steroidal anti-inflamatuar (NSAİİ) ilaçlardan da yararlanılır. Bu hastalara transforaminal epidural steroid enjeksiyonları ve faset eklem enjeksiyonları da uygulanabilecek tedavi yöntemleri arasındadır. En uygun tedavi yöntemleri ve bunların kombinasyonları hastanın genel durumu ve tanıya göre hekimi tarafından belirlenecektir. 

Erişkin skolyozda cerrahi tedavi ne zaman uygulanır?

Erişkin skolyoz tedavisinde konservatif tedavi yöntemleri ilk sırada yer almasına karşın bazı durumlarda cerrahi tedavi uygulanması kaçınılmaz olabilmektedir. Cerrahi uygulamayı gerektiren durumlar şöyledir...

Spinal dengesizlik ve ilerlemenin devam etmesi: Erişkin skolyoz tedavisinde ağrı, fonksiyon ve denge kaybı, eğriliğin derecesi ve şekil bozukluğundan daha önemlidir. Ancak, skolyozun ilerlemesinin devam ettiği durumlarda ilerlemenin önüne geçmek için hasta herhangi bir ağrı hissetmiyor bile olsa cerrahi tedaviden yararlanılmaktadır. 

Ağrı: Tedavide kullanılan tüm cerrahi dışı yöntemlere rağmen hastanın ağrısı devam ediyor, hatta artıyorsa ve aynı zamanda fonksiyon kayıpları gözleniyorsa tedavide cerrahi gündeme gelir. 

Yaşam kalitesini iyileştirme: Hastanın skolyozla birlikte sinir basısına bağlı idrar ve büyük abdestini tutamama sorunu yaşadığı durumlarda da cerrahi kullanılır. Her ne kadar görünümü iyileştirmek adını ameliyat tavsiye edilmese de skolyoz hastada dayanılmaz fiziksel deformiteye neden olabilir. Bu durumda da cerrahi tedaviden yararlanılır. 

Erişkin skolyozu tedavisinde cerrahi

Erişkin skolyozunda cerrahiler gerek ameliyat süreleri, gerek uygulanması gereken işlemler ve gerekse hastada yaşa bağlı farklı hastalıkların bulunması gibi nedenlerden dolayı genç hastalardakine göre daha komplike olabilmektedir. Yetişkin skolyozunda bu farklılıkları nedeniyle optimum sonuçlara ulaşmak için özel bir yaklaşım gerekebilir. 

Erişkin skolyozu cerrahisinde amaç, deformiyeteyi azaltıp omurgayı mümkün olduğunca düzeltmek, deformitenin ilerlemesini durdurmak, sinirleri ve omuriliği daha fazla zarardan korumaktır. Bu nedenle cerrahi tedavide, genellikler sinirlerin üzerindeki basıyı ortadan kaldırma (dekompresyon), eğriliğin dengeyi sağlayacak kadar düzeltme (enstrümentasyon) ve omurların kaynaştırılması için dondurma (füzyon) işlemi uygulanmaktadır. Bu işlemlerin hangi ölçüde yapılacağını da görüntülemeler sonrasında elde ettiği veriler ışığında hekim tarafından belirlenecektir. 
Paylaş

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz