Ergenlikte obezite ve beslenme

Doğum ağırlığı 2500 gramdan küçük olan çocukların ergenlikte obezite riski daha fazladır. Bunun nedeni bu çocuklarda insülin hormonuna karşı direnç olmasıdır. Bilindiği gibi insülin kandaki glukoz seviyesini düzenleyen hormondur. Glukoz besinlerden alınarak kana karışan basit bir şekerdir. Kandan hücreler kanalıyla alınarak vücut tarafından enerji kaynağı olarak kullanılır. Kandaki glukoz seviyesinin yükselmesi, pankreasdaki bazı özel hücrelerin insülin salgılamasını sağlar. İnsülin kandaki glukozu çeşitli dokulara taşıyan ve kan şekerinin düşmesine neden olan bir ulak gibi işlev görür. Hücrelerin insülinin mesajına duyarsız olduğu duruma ‘insülin direnci’ diyoruz.

Bu duruma obezlerde sık rastlanır ve diyabet veya metabolik sendrom gibi komplikasyonlara yol açabilir. İnsülin direnci olanlarda komplikasyonların gidişatı, beslenmeye ve fizik faaliyetlere özel dikkat göstererek yavaşlatılabilir ya da geri döndürülebilir. Beslenmeye ve fizik faaliyetlere özel dikkat gösterilerek hastalık riskleri azaltılır, vücut ağırlığının %5-10’unun kaybedilmesi bile fark yaratabilir. Bazı durumlarda hekim tarafından uygun görülürse ilaç desteği de söz konusu olabilir. Doğum kilosu aşırı fazla olan (4 kilogramın üstü) bebeklerde de, hayatın ileri ki dönemlerinde obezite riskinin normal doğum kilolu (3 kilogram civarı) olan bebeklere göre fazla olduğunu gösteren araştırmalar mevcuttur.

Ergenlik döneminde düzenli beslenmenin ve hareketin çok fazla önemi vardır. Obez ergenler, eğer ergenlikte obezitelerinden kurtulamazlarsa, her 10 ergenin 7’si obez olarak erişkin hayata devam ederler.

Obez ergenler, eğer ergenlikte obezitelerinden kurtulamazlarsa, her 10 ergenin 7’si obez olarak erişkin hayata devam ederler. Ergenlik döneminde düzenli beslenmenin ve hareketin çok fazla önemi vardır. Özellikle fast-food ve bilgisayar ergenlerin hayatına bu kadar çok girmişken, ailelerin mutlaka ergenlerin yaşam tarzına ‘hareketi’ sokmaları gerekir. Günde 45 dakika tempolu yürüyüş, ip atlama, merdiven inip çıkma veya bisiklete binme gibi egzersizler alınan kalorilerin yakılmasında çok yararlı olurlar.

Şişman kız çocuklarında ergenliğin erken başlaması yanında kıllanma ve adet düzensizlikleri de görülebilir.

Obezite ergenliği nasıl etkiliyor?

Obez çocuklarda ergenlik normalden erken başlar. Şişman kız çocuklarında ergenliğin erken başlaması yanında kıllanma ve adet düzensizlikleri de görülebilir. Ancak, aşırı obez olan çocuklarda, ergenlik gecikmesi de görülebileceği unutulmamalıdır.

Obezite sadece ergenliği değil tüm sistemleri de olumsuz etkiler mi?

Doğrudur. Obezite çocuk ve ergende çeşitli organ ve sistemleri etkiler. Hormonal dengesizlikler yanı sıra obez çocuklarda; yüksek tansiyon, hiperlipidemi (kandaki yağ düzeyinin yüksek olması), solunum bozuklukları, şeker hastalığı, ortopedik bozukluklar ve psikososyal bozukluklar ortaya çıkabilir. Obez çocukların yüzde 10-30’unda hipertansiyon vardır. Obez çocuklarda kanda kötü kolesterolde (LDL-kolesterol) yükselme, iyi kolesterolde (HDL-kolesterol) ise düşme gözlenir. Yağların artmasına bağlı olarak; kalp-damar hastalıkları görülme oranında artış, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları ortaya çıkabilir.

Obezite eşittir erken ergenlik denilebilir mi?

Obez kızlarda erken kemik gelişimine bağlı olarak, erken ergenlik ve erken adet görme ortaya çıkabilir. Ayrıca adet düzensizlikleri de sık görülen şikâyetler arasındadır. morbid obez dediğimiz aşırı kilolu çocuklarda ise ergenlik gecikmesi olabilir. Obez çocuk ve gençlerde ağırlık artışına bağlı olarak, eklemlere aşırı yük binmesi nedeni ile çeşitli ortopedik bozukluklar da ortaya çıkabilir. Aşırı kilo çocuklarda solunum fonksiyonlarını bozarak ve kalbe binen yükü arttırarak hareket yeteneğini azaltır. Bu azalmaya bağlı ortaya çıkan hareketsizlik, enerji tüketimini daha da azaltarak bir kısır döngü oluşturur. Hızlı kilo alma sık solunum yolu enfeksiyonu gelişimi açısından önemli bir risk faktörüdür. Ciddi obezitesi olanlarda uyku sırasında solunum durması olabilir ve bu durum ciddi sorunlara yol açabilir. Obezite bazı psikolojik bozuklukların ortaya çıkmasına da neden olur. Bu çocuklar sosyal ilişkilerden çekinerek daha içe kapalı bir hale gelirler. Karşı cinsle olan ilişkileri de bozulabilir.

Obezite ile fiziki çevrenin bağlantısı var mıdır?

Evet, fiziki çevreninde obezite gelişiminde önemi vardır. Obezite görülme sıklığı kış ve sonbahar aylarında artar. En az sıklıkta ise yaz ve ilkbahar aylarında görülür. Obezitenin kalabalık yaşamın kaçınılmaz olduğu büyük metropollerde daha sık görüldüğü bilinmektedir. Bu olay ekonomik durumdan bağımsızdır. Daha az yoğunlukta insanların yaşadığı yerlerde, daha az sıklıkta görülmektedir. Tek çocuklu ailelerde risk daha fazladır. Ailenin birey sayısı arttıkça, obezite riski azalmaktadır.
 
Obezite normal büyüme gelişmeyi de olumsuz etkileyebilir. Özellikle olumsuz etkileri, kemik gelişimi ve cinsel gelişim üzerinedir.

Çocukların kilo alması önlenebilir mi? Nelere dikkat etmek gerekir?

Şişmanlığın tedavisi her yaş grubunda zor ve ümit kırıcıdır. Onun için şişmanlık ortaya çıkmadan önce önlem alınması ve gelişmesinin önlenmesi sağlanmalıdır.
 
• Çocukların boş zamanlarını değerlendirecek uğraşları olmalı ve böylece sıkıldıklarında yemek yemeleri engellenmelidir.
• Okullarda fiziksel aktivite özendirilmelidir.
• Fast food denilen hızlı hazırlanan yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
• Kızarmış ve yağ içeriği fazla yiyecekler verilmemeli, sebze ve meyve yeme alışkanlığı kazandırılmalıdır.
• Ailenin beslenme alışkanlıkları çocuğun beslenmesine göre değiştirilmelidir.
• Tatlılardan ve besin değeri düşük yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
• Düzenli ve sağlıklı yemek yeme alışkanlığı okul programlarına da girmelidir.
• Obezite oluşumunda tüketilen besinlerin kalori içeriği kadar yeme hızı da önemlidir. Yemek ne kadar hızlı yenirse, yemeğin bitmesinden önce gelişen doygunluk hissi de o kadar az olur. Bu nedenle yavaş yemek yemek ve iyi çiğnemek gerekir.
• Şekerli ve gazlı içeceklerin tüketimi azaltılmalıdır.
• Arabaya binmek yerine yürünmeli veya bisiklete binilmelidir.
• Hafta sonları ailece spor yapma olanakları yaratılmalıdır.
• Yiyecek ödülü vermekten, sakız çiğnemekten kaçınılmalıdır.

Obezite erken ergenlik dışında normal gelişmeyi nasıl etkiler?

Obezite normal büyüme gelişmeyi de olumsuz etkileyebilir. Özellikle olumsuz etkileri, kemik gelişimi ve cinsel gelişim üzerinedir. Obez çocuklar mutlaka doktor kontrolü altında olmalıdır. Başlangıçta beslenme öyküsü, aile öyküsü, sistem muayeneleri, fizik aktivite öyküsü, büyüme kayıtlarının değerlendirilmesi ve bazı laboratuar incelemelerin yapılması gereklidir. Tiroid hastalığı, diyabet, kortizol fazlalığı gibi obeziteye neden olabilecek endokrin hastalıkların mevcut olmadığı saptanmalıdır. Çocuğun beslenme öyküsü önemlidir. Çünkü bazı çocuklar çok fazla miktarda yememelerine karşın, aldıkları besinlerin yüksek düzeyde karbohidrat ve yağ içermesi nedeni ile kilo alırlar. Doktorunuz ailenin beslenme alışkanlığı, ailede başka bir obez bireyin varlığı ve ailede kalp-damar hastalığı ve diyabet öyküsünü öğrenmek isteyecek, çocuğun fiziksel aktivitesi ve ruhsal durumunu değerlendirecektir. Ayrıca hastanın büyüme kaydının gözden geçirilmesi gerektir. Obez çocuklar genellikle aynı yaş ve cinsteki yaşıtlarına göre daha hızlı büyürler. Ancak erişkin boyları genellikle normal sınırlardadır.

İnatçı kilo ne demektir? İlaçlar ve cerrahi bu soruna çözüm olabilir mi?

İnatçı kilolardan şikâyet edenlerde hormonal veya genetik bir sorun olup, olmadığı saptanmalıdır. Eğer varsa bu yönde tedaviye geçilir. Genetik kaynaklı obezitede aileler de aşırı obezdir ancak böyle hastaların oranı çok düşüktür. İnatçı kilodan şikâyet edenler genellikle hareket azlığı gösteren veya uygun olmayan diyetle beslenen kişilerdir. Bu kişiler, gerekli tetkikler yapıldıktan sonra, uygun tedavi ile fazla kilolarından kurtulabilirler.

Çocuklarda obezite tedavisi için aileler ne yapmalı?

Obezite tedavisinde diyetisyen, hekim ve hasta işbirliği içinde olmalıdır. Tedavinin en önemli amacı, hayat boyu kilo kontrolünün sağlanmasıdır ve düzgün beslenme ve sporun yaşam biçimi haline getirilmesidir. Bunun için de normal büyümeyi sağlayacak kadar enerji kısıtlaması yapmak gerekir. Günde en az kırk beş dakika hızlı, hızlı yürüme, hafif koşu, ip atlama, merdiven inip çıkma, bisiklete binme gibi hafif, orta egzersiz öneriyoruz. Bunun dışında istedikleri sporları da yapabilirler. Öğün atlanmaması gerekir. Az ve sık yani 6 öğün beslenilmelidir. Mide de devamlı tokluk hissi olmalı ve öğün miktarları azaltılarak mide hacmi küçültülmelidir. Evde salatalık, marul gibi yeşillikler devamlı bulundurulmalı ve acıktıkça kalori değerleri çok düşük olan bu besinler tüketilmelidir.

Tedavide önerilen diyetlerde nelere dikkat edilmeli?

Obezite tedavisinde birçok özel diyet örnekleri önerilir. Ancak bunları bilinçsizce uygulamak doğru değildir (manken ve gazete, magazin diyetleri). Çocuğun uygulayacağı diyet, çocuğun ve ailenin yeme örneğine uygun olarak her çocuğa özel hazırlanmalıdır. Diyet hazırlarken çocuğun büyüme ve günlük aktivitesi göz önüne alınarak, gerekli besin maddelerini içermesine dikkat edilmelidir. Bu nedenle diyet listesi doktor gözetiminde diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır.

Enerji harcanması için fiziksel aktivite obezite tedavisinde son derece önemlidir. O nedenle diyet tedavisi mutlaka egzersizle beraber yapılmalıdır.

Ailenin hayal kırıklığına uğramaması, sabırlı olması ve çocuğu yönlendirmesi gerekmektedir. Diyet tedavisine giren bir çocukta kilo verme her hafta gerçekleşmeyebilir. Bu durum onun diyete uyamadığını göstermez. Diyetle demir, çinko ve vitaminlerin eksik alınmaması sağlanmalıdır.

Aile diyet uygularken nelere dikkat etmeli?

Diyet ana ve ara öğünlerden oluşmalıdır. Büyük bir öğün yerine sık, küçük öğünler tercih edilmelidir. Porsiyon büyüklüğü genişleyen bel ölçülerinin önemli bir sorumlusudur. Evde tabak ebatlarını küçültüp, inatçı kilodan şikayetçi olan çocuklarınıza yemek porsiyonlarını az vermelisiniz. Ayrıca az yağ kullanmalı, zeytinyağını tercih etmeli ve yemeklerin suyunu tabağa koymamalısınız.

Sadece diyetle bu sorunu çözmek mümkün mü?

Enerji harcanması için fiziksel aktivite obezite tedavisinde son derece önemlidir. O nedenle diyet tedavisi mutlaka egzersizle beraber yapılmalıdır. Egzersiz programının da kişiye göre düzenlenmesi gereklidir. Başlangıçta hafif egzersiz programları verilir, daha sonra egzersizin sıklığı ve şiddeti arttırılır. Günlük egzersiz süremiz en az 45 dakika olmalıdır. Hızlı yürüme, koşma, bisiklete binme, evde aerobik, dans ve ip atlama yapılabilecek basit egzersiz türleridir. Asansör yerine merdiven kullanılmalıdır. Evde yürüme bantı veya bisiklet varsa, egzersizde kullanılabilir.

Tedavi amaçlı uygulamaların yaşam şekline dönüştürülmesi için neler yapılabilir?

Ergenin obezite tedavisinde başarılı olabilmesi için gerek yeme şeklini, gerekse fiziksel aktivitesini bir davranış biçimi ve hayat tarzı haline getirmesi gerekmektedir. Fizik aktivite sadece enerji tüketimini arttırmaz. Aynı zamanda insülin duyarlılığını arttırarak diyabetin ve iyi kolesterolü (HDL kolesterol) arttırarak kalp-damar hastalıklarının gelişimini önler. Okulda çocuğunuzun mutlaka beden eğitimi derslerine katılmasını sağlamalı ve özendirmelisiniz. Unutulmamalıdır ki ergenlikte verilemeyen ve erişkinde başımıza dert olan kilolar psikolojik sorunlar oluşturmasının yanı sıra, tip 2 diyabet, kalp rahatsızlıkları, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve bunlara bağlı felç ya da böbrek bozuklukları gibi bir dizi rahatsızlığa neden olmaktadır.

Obezite çocukların tedavisinde ilaç tedavisi var mı?

Çocukluk çağı obezitesinin tedavisinde, ilaç tedavisinin yeri yoktur. Metil selüloz gibi hacim arttırıcı ve kalorisi olmayan ürünler mideyi şişirerek iştah hissini azaltabilirler. Pektin mide boşalmasını azaltarak tokluk hissini arttırır. Ancak çocuk ve ergen obezitesinde tedavisinde yerleri yoktur. Obezitenin tedavisinde kullanılan çeşitli cerrahi yöntemler vardır. Bunlar, nadir vakalarda ve iyi seçilerek yapılır ve tedavi mide hacminın küçültülmesi esasına dayanır. Ergenlerde, morbid obez dediğimiz çok fazla kilosu olan ve tedaviye direnç gösteren çok az vakada uygulanmışlardır ve genellikle tercih edilmezler. Obezite tedavisinde ideal olan yavaş kilo verme olduğu için sabırlı davranılmalıdır. Büyüme çağındaki çocukta kilo verişi çok fazla olmayabilir, boy uzaması ile vücut oranları normale gelir.

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz