Çocuklarda beyin tümörü

Çocuklarda beyin tümörüÇocukluk çağında görülen tümörlerin tedavisi, yaşın küçük olması nedeniyle erişkinlere göre daha zordur. Özellikle radyoterapi tedavisi, yan etkileri yüzünden belirli yaşlarda yapılamamaktır. İki yaşına kadar, kemikler tümüyle kaynamamış, bıngıldaklar kapanmamış olduğu için, kafatası esneyerek genişleyebilir. Bu nedenle özellikle 0-2 yaş grubunda oluşan tümörlerde nörolojik bulgulardan daha çok bazı davranış bozuklukları ve baş çevresinin daha büyük olması dikkat çeker.

Çocukluk çağı tümörleri, gösterdiği farklılıklar nedeniyle; yaşamın ilk iki yılında ortaya çıkan ve 16 yaşına kadar saptananlar olmak üzere, başlıca iki alt grupta incelenebilir. Yaşamın ilk iki yılında ortaya çıkan beyin tümörleri, genellikle doğumsal lezyonlar olarak kabul edilir. Bu tümörlerin, çocukluk çağında görülme sıklığı, erişkin yaşa kıyasla daha fazladır. Merkezi Sinir Sistemini oluşturan "nöronal, glial veya mezenkimal" adı verilen hücrelerden kaynaklanan tümörler çok farklı özellikler gösterebilir. Bu özellikler, tümörlerin tiplendirilmesinde, tanı ve tedavilerinde önemli güçlükler yaratır.

Beyin uruna neden olabilecek faktörler arasında ilk sırada "iyonize radyasyon"un etkisi yer alır. İki yaşına kadar gelişmiş urların varlığında, özellikle hastalığın erken evresinde kişilik değişiklikleri, oyunlara katılmama, içine kapanma, dikkat ve bellekte zayıflama, bilinç bulanıklığı, konuşma bozuklukları dikkati çekebilir. İki yaşın üzerindeki çocuklarda ise fokal nörolojik bulguların yanı sıra, nöbet atakları, baş ağrısı, kusma ve okul performansında düşme gibi belirtiler ön plandadır.

Günümüzde, beyin tümörü düşünüldüğünde ilk uygulanması gereken tanı yöntemi Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG)'dir. Tanı konulduktan sonra tedavi planlaması yapılabilir. Henüz tam gelişmemiş olan sinir sistemi için ışın tedavisi ve kimyasal tedavi gibi erişkinde sıklıkla kullanılan yöntemler çocuklara zarar verebilir. Bu nedenle özel durumlarda ve kısıtlı olarak uygulanabilir. Özel yerleşimli (beyin sapı gibi) tümörler dışında başlangıç tedavisi, çoğu kez biyopsi veya radikal cerrahi'dir. Özellikle düşük evreli yani nispeten iyi huylu tümörlerin çıkarılması beklenen yaşam süresini olumlu olarak etkiler. Hemen tüm hastalıklarda olduğu gibi erken tanı ve tedavi, elde edilen sonuçların iyi olmasına doğrudan etki eder.

Bu yaş grubunda beyin urlarına bir dizi genetik ve çevresel etkilerin sebep olduğu gösterilmekle birlikte tam sebebi şu an bilinmiyor. Ailesel yatkınlık ve radyasyon, beyin urlarının oluşmasında rol oynayabilir. Beyin urlarının erken teşhisi hastanın hayatını ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkiler. Bunun için hastanın bedeninde olan değişikliklerin erkenden fark edilmesiyle vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerekir. Çünkü bazı urlarda tam tedavi şansı yakalanarak ikincil etkiler azaltılabilir veya oluşmadan engellenebilir.

Urlar yaşamın ileri evrelerinde ortaya çıkabildiği gibi doğumsal da olabilir. Bazı urların ise anne karnında saptanması mümkündür. Bunun için Ultrasonografi (USG) ve MRG yöntemleri kullanılabilir.

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz