Vücut Kitle İndeksi'nin (VKİ) 30'un üzerinde olmasına obezite, 40'ın üzerinde olmasına ise morbid obezite (hastalık derecesinde obezite) adı verilmektedir. Obezite, insülin direnci, şeker intoleransı, yüksek kolesterol gibi bulguların beraber görüldüğü hastalığa ise metabolik sendrom olarak adlandırılır. Morbid obezitenin etkili ve kalıcı tedavisi cerrahi yöntemler ile başarılabilmektedir. Florence Nightingale Morbid Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi'nde hastalarımız beslenme ve hayat stillerine en uygun cerrahi yöntem ile tedavi edilmektedir. Merkezimizde ameliyat öncesi ve sonrası verilen eğitimler suretiyle beslenme alışkanlıkları düzeltilmekte, fiziksel aktiviteler gündelik hayata uyarlanmakta, psikolojik destek ve hayat stil değişiklikleri konularında yardımcı olunmaktadır.
Genel Bilgiler:
Obezite sorunu, gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülke gibi ülkemizi de etkilemektedir. Teknolojik gelişmelerin hayat stilimizde yarattığı değişiklikler, çevresel faktörler, beslenme alışkanlıklarımızda oluşan dengesizlik sonucunda obezite görülme sıklığı artmaktadır. Yapılan çalışmalar obezite görülme oranlarının kadınlarda %30-40, erkeklerde ise %20-25 civarında olduğunu göstermektedir (1,2,3). Obezite ve diyabet konusunda Türkiye'de yapılan en kapsamlı çalışma olan TURDEP-II'nin sonuçlarına göre Türk erişkin toplumunda diyabet sıklığının %13.7'ye ulaştığı görülmüştür (4). Diyabet sıklığındaki bu artış doğrudan obezite ile ilgilidir. İnsülin direnci, karın çevresinde artma ve kolesterol bozuklukları ile seyreden metabolik sendrom da hızla artmaktadır.
Obezite nedeniyle ortaya çıkan diyabet ve hipertansiyon gibi sağlık problemleri ömür boyu ilaç kullanmayı gerektirmekte ve başka sağlık problemlerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Birçok bilimsel çalışmada, obezitenin düzeltilmesi ile hastaların bu tür ikincil sağlık problemlerinin ortadan kalktığı gösterilmiştir.
Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler, diyet, spor, ilaçlar ve cerrahi olarak sıralanabilir. Bu yöntemlerin her biri kendi çapında başarılar elde edebilirken, en ideal olanı bütün bu yöntemleri birleştirmektir.
MORBİD OBEZİTE & METABOLİK CERRAHİ MERKEZİ
Obezite ve metabolik sendrom tedavi- sinde multidisipliner bir yaklaşım şarttır. Tedavide kullanılan yöntemler birbir- lerinin rakibi değil, tamamlayıcısıdır.
Merkezimizin yapısında yer alan alt birimler aşağıdaki gibidir:
- Bariatrik (Obezite) Cerrahi Birimi
- Endokrinoloji Birimi
- Bariatrik Psikoloji Birimi
- Beslenme ve Spor Fizyolojisi Birimi
- Bariatrik Diyetisyen
- Diğer birimler
Bariatrik (Obezite) Cerrahi Birimimiz u- zun yıllar yurtdışında ileri laparoskopik ve endoskopik cerrahiler konusunda uzmanlaşmış cerrahlardan oluşmaktadır. Obeziteye neden olabilecek bütün metabolik hastalıklar araştırılmakta ve hastanın yandaş hastalıkları ve risk faktörleri taranmaktadır.
Hastaların ameliyat öncesi incelemelerinde şu tetkik ve testler yapılmaktadır:
- Kan tetkikleri
- Metabolik hız ölçümleri
- Hareketlilik ölçümü
- Egzersiz reçetesinin verilmesi
- Hastanın metabolik hızına göre ayarlanmış diyetin belirlenmesi
- Endokrinoloji konsültasyonu
- Ultrasonografi (safra kesesi taşları ve karaciğer büyüklüğü tespiti)
- Endoskopi (gereken hastalarda pH metre, motilite testleri)
- Apne şikayeti olanlarda Göğüs Hastalıkları konsültasyonu, polisomnografi testi, solunum fizyolojisi testleri
- Anestezi konsültasyonu
- Psikiyatri konsültasyonu
BARİATRİK CERRAHİ TEKNİKLERİ
Obezitenin tedavisi için yararlandığımız tedavi yöntemlerini dört başlık altında toplayabiliriz:
- Restriktif (kısıtlayıcı yöntemler),
- Malabsoptif (emilimi bozucu) yöntemler,
- Hem restriktif hem de malabsoptif yöntemler,
- Doyma merkezi üzerinde etkili yöntemler,
- Gelişmekte olan yöntemler.
Kısıtlayıcı yöntemler:

Kısıtlayıcı yöntemlerin içinde en yaygın olanı mide kelepçesidir. Mide kelepçesi midenin girişini daraltarak ve erken doyma hissi oluşmasını sağlayarak kilo kaybına neden olur.

Restriktif bir diğer yöntem ise 'Sleeve Gastrektomi' (tüp mide) yöntemidir. Mide laparoskopik olarak staplerler kullanılarak tüp formunda küçültülür. Mide bandı uygulamasına göre daha komplike bir ameliyattır. Kısa dönem sonuçları iyi olmakla beraber zamanla kalan mide hacmi büyüyerek tekrar kilo alma söz konusu olabilmektedir. Uzun dönem sonuçları beklenmektedir.
Son yıllarda yaygınlaşan mide balonu uygulaması mide hacmini küçülterek yenilebilen miktarı azaltmaktadır. Mide balonu uygulaması uyumu çok zor bir yöntemdir. İlk günler veya haftalar çoğunlukla bulantı ve kusma ile geçer. 6 ay süre ile kalabilir. Kısa sürede az miktarlarda kilo verdirmek istendiğinde başvurulabilir.
Malabsorptif (emilimi bozan) yöntemler:
Bu tür yöntemlerin başında jejunoileal bypass gelir. Komplikasyonlar ve yan etkiler yüzünden artık kullanılmamakta olan bir yöntemdir.
Restriktif + malabsorptif yöntemler:

Bu tür yöntemlere en iyi örnek gastrik bypass ameliyatıdır. Tarafımızdan en sık uygulanan yöntem laparoskopik Roux-En-Y gastrik bypass yöntemdir. Morbid obezite cerrahisinde kullanılan en etkin yöntemlerden biridir.
Restriktif yöntemler:

Yeni piyasaya sürülen Spatz intragastrik balonları ile eski balonlara göre daha az rahat bir süreç yaşanabilmektedir. Ayarlanabilir bir balon olan Spatz balonlarının Türkiye'deki ilk uygulaması tarafımızdan gerçekleştirilmiştir. Spatz balonu endoskop yardımıyla takılır ve ameliyat gerektirmez.
Gelişmekte olan yöntemler:

Bu yöntemlerin başında endoluminal teknikler gelmektedir. Endoskopik sütür cihazları ile mide hacminin küçültülmesi, endobariyer yöntemleri yakından takip ettiğimiz uygulamalardır.

Vagus sinir blokajı konusunda giderek artan sayıda çalışma yayınlanmaktadır.

Bu tekniklerin çoşunluğu deneysel düzeydedir ve uzun dönem sonuçları bilinmemektedir.

