Sac ekimi


1. Hastalar nasıl uyutulur?

Hastalar ameliyathaneye geldiğinde anestezi doktoru tarafından karşılanır, sedyeden ameliyat masasına ameliyat ekibi tarafından anestezi doktorunun yardımıyla alınırlar. Bundan sonra anestezi doktoru hastaya tansiyon aletini, kalp monitörünün elektrodlarını ve puls oksimetre (kandaki oksijeni ölçer) cihazının parmak ucu kablosunu bağlar. Bunlar ameliyat boyunca hastanın yaşamsal fonksiyonlarının yakından izlenebilmesini sağlar. Gerekirse anestezi başlamadan önce 3-5 dakika süreyle maskeyle oksijen verilebilir. Bundan sonra sırasıyla ağrılı uyaranları azaltacak, anestezi denen özel uyku halini oluşturacak ve kas gevşemesi sağlayacak ilaçları damar yoluyla hastaya uygular. Daha sonra anestezist tarafından hastanın nefes borusuna yerleştirilen bir tüp sayesinde hastaya oksijenle karıştırılmış olarak anestezik gazlar verilir. Bu gazlar verildiği sürece anestezi devam eder, kesildikten kısa bir süre sonra anestezi sonlanmış olur ve hasta uyanır. Bu süreç içerisinde anestezi doktoru sürekli hastanın başındadır ve ameliyatın seyri ile ilgili gerekli tedavileri yapar.
 

2. Anestezist sizi "uyuttuktan" sonra başınızdan ayrılır mı?

Anestezi verilen hastalar hiç bir şekilde ameliyathanede yalnız bırakılmaz. Hastaların bir kısmı anestezi doktorunun kendisini "uyuttuktan" sonra başka bir işi kalmadığını, ameliyathaneden ayrıldığını zannedebilir. Ancak ameliyat öncesi yapılan muayenesinde gayet sağlıklı bulunan hastalarda bile yaşamsal fonksiyonlarda beklenmedik değişiklikler olabilir. Bu nedenle anestezi doktorunuz sürekli yanınızda ve sizin tek koruyucunuzdur.
 

3. Uyku ve anestezi aynı şey midir?

Genel anestezi günlük konuşmalarda "uyumak" olarak isimlendirilir. Genel anestezi uygulandığı zaman şuur kaybolur, hasta uyur. Fakat bu normal bir uyku değildir. Şuur kaybolmuş ve vücudun birçok organlarının işlemesi de değişmiştir. Bu durumda, anestezist vücudun işlemesi değişen organlarını kontrol eder ve bunlar için gerekli tedavileri yapar. "Narkoz" daha eski dönemlerden gelen bir terimdir; "derin uyku" halini belirtir. Bazen anestezi kelimesinin yerine kullanılsa da anesteziyi eksik olarak tarif eder, bu nedenle anestezistlerce pek sevilmez.
 

4. Ameliyatın ortasında uyanmak diye bir şey var mıdır?

Modern anestezi tekniklerinin henüz yaygın kullanıma girmediği dönemlerde bazen bu durum ile karşılaşılabiliyordu. Günümüzdeki teknikler ve kontrolü kolay ilaçlar sayesinde oldukça ender olarak rastlanan bu durumdur. Ameliyat süresince daima yanınızda bulunacak olan anestezi doktorunuz modern izleme yöntemleri ile uyku derinliğinizi saptayarak böyle bir duruma izin vermeyecektir.
 

5. Anestezi süresi en çok ne kadardır?

Anestezi birkaç dakika veya saatlerce sürebilir. Bu ameliyatın türüne ve seyrine bağlıdır, ameliyatın ne kadar sürmesi gerekiyorsa, anestezi de kesintisiz olarak o kadar sürdürülür.
 

6. Hangi hastalar anestezi alamaz?

Günümüzdeki geliştirilmiş anestezi ilaçları, anestezi teknikleri ve hastaların yaşamsal fonksiyonlarını izlemeye yarayan cihazlar ve ameliyat sonrası yoğun bakım üniteleri sayesinde daha önceleri anestezi verilemeyen hastaların artık güvenle her türlü ameliyatı olabilmeleri mümkündür . Kalp hastalığı, uzun süreden beri devam etmekte olan böbrek hastalığı ve ağır akciğer hastalığı olan hastaların da ameliyat geçirip iyileşme şansı var. Daha da ötesi bu hastalar mevcut bu hastalıklara yönelik ameliyatlarını rahatlıkla olabiliyorlar.

Bu tür hastalığı olan hastasını muayene eden anestezi doktoru, yapacağı tetkiklerle hastalığın derecesini saptayıp, ameliyat öncesi yapılacak tedaviyle hastalığın belirtilerinin azaltılması için çaba sarf eder, eğer gerek duyarsa ilgili bölümlerden görüş ister. Bütün bu çabanın amacı sizin için en az tehlike yaratacak uygun anestezi ilaç ve tekniğini seçmektir. Bütün bu çalışmalar sonucu uygun koşullarda her hasta güvenle anestezi alabilir.
 

7. Ameliyat süresince yaşamsal bulgularınızı kim, nasıl izler?

Daha önce de belirtildiği gibi ameliyat süresince yaşamsal bulguları izlemek anestezi doktorunun en temel görevidir. Ameliyattan önce hastaya takılan uygun bağlantılar sayesinde hastanın kalp atımları, dokularına ulaşan oksijen yoğunluğu ve kan basıncı devamlı olarak izlenir. Gelişmiş anestezi cihazları sayesinde anestezi verilmeye başlandıktan sonra yerleştirilen bağlantılarla vücut ısısı, nefesle alıp verdiği karbon dioksit, anestetik gazlar ve oksijen miktarı ve hatta anestezi derinliği devamlı olarak ölçülmekte ve kaydedilmektedir.
 

8. Bölgesel veya lokal anestezi uygulandığında hasta ameliyatı seyreder mi?

Kesinlikle hayır, bölgesel anestezi uygulandığında, damardan bazı sakinleştirici ilaçlar verilerek hastalarda uykuya benzer bir hal oluşturulabilir. Bu şekilde rahatlayan hasta ameliyathanedeki faaliyetlerden ve konuşmalardan etkilenmez ve ameliyatın rahatsızlık verebilecek bölümlerini hafif uykuda geçirir. Bazı hastalar bölgesel anestezinin etkileri iyice yerleşince ve ağrı duymadıklarını fark edince uyumak istemeyebilirler. Hastalar isterse ameliyat süresince anestezistleriyle konuşarak vakit geçirebilirler. Tüm ameliyatlarda bir siper yerleştirildiğinden zaten hastanın ameliyat bölgesini görmesi olanaksızdır.
 

9. Ameliyata niçin aç gelmek lazım?

Anestezi verilecek hastaların midesi boş olmalıdır. Hasta anestezi altındayken, dolu midede bulunan gıdalar ve asitli mide sıvısı yemek borusundan geri gelerek, nefes borusuna kaçabilir bu da istenmeyen bir durumdur ve hayati tehlikeye neden olabilir.

Yetişkin hastalara ameliyat öncesi gece 24.00'ten itibaren katı gıda almamalıdır, ameliyat öğleden sonra ise sabah 06.00 da iki dilim ekmek veya 4 bisküvi ile istenilen sıvı ile alabilirler. Ameliyattan 2 saat öncesine kadar berrak sıvı (su, şekerli su, çay, ıhlamur, berrak meyve suları) alabilirler (süt, gazlı içecekler, çorba hariç). İlaçlar ameliyattan 1 saat öncesine kadar bir yudum su ile içilebilir.

Bazı annelerin az miktar bir şeyler yemenin çocuklara zarar vermeyeceğini, onları doyurmayacağını düşünerek, doktorunun izni olmadan ameliyattan önce bebeklerini beslemeleri veya emzirmeleri sakıncalı bir durumdur.
 

Çocuklarda aşağıdaki tabloya uyulmalıdır:
 

 Yaş

 Süt- Katı gıda

 Süre

Berrak sıvı miktarı

6 aydan küçük

Berrak sıvı
Anne sütü
Formüle süt (mama)

2 saat 
3 saat 
4 saat

 20 ml/kg

 6 ay - 5 yıl

Berrak sıvı
Formüle süt (mama)
Püre ve çorbalar
Katı gıdalar

3 saat 
4 saat 
4 saat 
6 saat

 10 ml/kg

 5 yaş ve üzeri

Berrak sıvı
Püre ve çorbalar
Katı gıdalar

3 saat 
4 saat 
8 saat

 10 ml/kg


10. Ameliyattan önce neden serum takarlar?

Ameliyattan önce damara yerleştirilen plastik bir kanül yardımı ile hastaya serum takılır. Bu damar yoluyla verilen ilaçlar kısa süre içinde hastanın bilincinin kaybolmasını ve anestezinin başlamasını sağlar. Ameliyattan önce ve ameliyat sırasında hastanın sıvı ve elektrolit gereksinimi bu damar yolu ile karşılanır. Yine bu damar yolundan, ameliyat sırasında yaşamsal bulgularda oluşabilecek değişiklikleri kontrol altına almaya yarayacak ve tedavi edecek ilaçlar enjekte edilir. Kısacası ameliyattan önce açılan damar yolu hastayı hayata bağlayan en önemli araçlardan biridir. Ameliyattan sonra da damar yolundan ağrı kesiciler, kusma ve bulantıyı önleyecek ilaçlar ve hasta ağızdan gıda alabilecek hale gelene kadar sıvı verilir. Damardaki bu plastik kanül ihtiyaç sona erdiğinde çıkartılarak iptal edilir.
 

11. Anesteziye karşı alerji olabilir mi?

Sadece anestezikler değil, bütün ilaçlar alerjiye neden olabilir. Ancak birkaçı dışında anestezi ilaçlarına alerji ender rastlanır. Alerjik reaksiyonlar ilacın verildiği bölgede, bazen damar boyunca kızarıklık, bazı hastalarda ürtiker biçiminde döküntüler, çok daha ender olarak da ani tansiyon düşmesi, nefes almada zorluk ve çarpıntı şeklinde olabilir. Anestezi öncesi yapılan alerji testlerinin bilimsel değeri yoktur. Anestezi doktorunuz her türlü alerjik reaksiyona müdahale konusunda eğitimli ve deneyimlidir ve ameliyathane koşulları böyle durumların tedavisi için en uygun ortamdır.
 

12. Anestezi sırasında dişler zarar görebilir mi?

Anestezi doktoruna ağzınızda takma diş, protezinizi tutan tek bir veya birkaç diş veya sallanmakta olan herhangi bir diş olduğunu ameliyattan önce söylemenizde büyük yarar vardır. Genellikte çıkabilen protezler ameliyathaneye gelmeden önce çıkarılır. Anestezist, nefes borunuza tüp yerleştirirken kısmi protezi tutmaya yarayan tek dişin zarar görmemesi için çaba sarf eder. Ancak herhangi bir işlevi olmayan ve sallanan dişlerin ameliyattan önce çekilmesinde yarar vardır. Çünkü bunlar ne kadar dikkat edilse de anestezi sırasında yerinden çıkabilir. Normal şartlar altında sağlam dişler zarar görmezler.
 

13. Sigara içenlerde risk nedir?

Anestezi doktoru hastanın sigara tiryakisi olmasından hoşlanmaz. Sigara içen hastalar anestezi sırasında ve özellikle anestezi sonrasında uyanma döneminde birtakım sorunlar yaşar ve anestezistlerine de yaşatırlar, ancak bu yaşananları kendileri pek hatırlamadığı için ameliyattan sonraki yaşantılarında da sigara içmeye devam ederler .

Eğer sigara içiyorsanız bir an önce bundan vazgeçmeniz en doğrusudur, çünkü sigaranın yıllardır yapmış olduğu tahribatın iyileşmesi bıraktıktan sonra uzun zaman alır. Ameliyattan birkaç gün önce sigarayı bırakmış olmanın ne size, ne de anestezistinize herhangi bir faydası yoktur. Kendinize ve anestezi doktorunuza yapacağınız en büyük kötülük ise ameliyattan birkaç saat önce sigara içip ameliyathaneye gelmektir.
 

14. Ameliyat sonrasında boğaz ağrısı neden olur?

Ameliyat sonunda anestetik gazlar kapatılır ve hastanın yavaş yavaş uyanması beklenir. Hastanın yaşamsal refkeksleri geri döndükten sonra, nefes yollarındaki tüp çekilir ve hastanın kendi kendine soluması sağlanır. Ameliyat sırasında büyük yararı olan bu tüp bazı hastalarda nefes borusunda bir miktar tahriş yapabilir. Ameliyattan sonra hastanın boğazında hissettiği ağrı, gıcık ve yutkunma zorluğu bunun nedeni olup geçicidir. Son yıllarda geliştirilmiş olan özel maddelerden yapılmış yumuşak tüpler bunu en az düzeye indirmiştir.
 

15. Ameliyat sonrası bulantı-kusma neden olur?

Bazı ameliyatlarda cerrahi uyaranlar ameliyat sonrası bulantı ve kusmaya yol açabilirler. Çocuklarda şaşılık ameliyatlarından sonra, yetişkinde karın ameliyatlarından sonra kusma ve bulantı diğer ameliyatlara göre daha sık olarak ortaya çıkar. Son yıllarda geliştirilmiş olan anestezi ilaçlarının bu etkileri son derece azaltılmıştır, hatta bazı anestezi ilaçlarının bulantı-kusmayı önleyici etkileri vardır.Bulantı-kusmayı önleyen pek çok ilaç bulunmaktadır, anesteziden uyanmadan önce bu ilaçlar damardan verilerek bu sorun önlenebilir.
 

16. Ameliyat sonrasında ağrı çekmek kader midir?

Günümüzde ameliyat sonrası aşırı ağrı çekmek artık kader değildir. Ameliyat sonrası çekilen ağrının pek çok zararlı etkilerinin olduğu artık kanıtlanmıştır. Hastaların, anestezi ilaçlarının etkilerinden tamamen kurtulup yaşamsal fonksiyonlarının dengeye kavuşması için bir süre bekletildikleri "derlenme bölümünde" ağrı kesiciler uygulanarak ağrı hafifletilmeye çalışılır. Hastanın bilinci tamamen açılınca "Hasta Kontrollü Analjezi" uygulamasına geçilir. Bu uygulama bir cihaz yardımı ile yapılır. Cihaz hastaya düşük dozda ağrı kesiciyi sürekli olarak verirken, ağrısı olduğunda hastanın bir düğmeye basarak kendisine serumun gittiği damar yolundan ilave bir miktar ağrı kesici vermesine olanak tanır. Bu miktarın sınırları da cihazın programlanması ile önceden belirlenmiştir. Burada amaç en düşük dozda ilaç kullanarak hastanın ağrısını dindirmek ve konforunu sağlamaktır.
 

17. Ameliyat sonrası ağrınız için verilen morfin zararlı mıdır?

Kesinlikle değildir, şiddetli ağrı devam ettiği sürece uygun dozda morfin verilen hastalar morfinman olmaz. Ameliyattan sonra ağrısı azalan hasta kısa sürede ayağa kalkıp dolaşabileceği ve daha rahat nefes alıp verebileceği için iyileşme hızlanır. 24-48 saat sonra ağrının şiddeti azalınca morfin yerine başka ağrı kesicilerle ağrı tedavisine devam edilir.

Evvelce ilaç bağımlısı olup tedavi görmüş olan hastaların durumu farklıdır.
 

18. Her ameliyatta kan verilir mi?

Hayır, ancak çok gerektiğinde ameliyat olan hastaya kan verilir, günümüzde kan vermenin sınırları daha da daraltılmıştır. Ameliyatta kan verilmesi, ameliyattaki kanama miktarı, hastanın ameliyat öncesi kan değerleri ve hastanın yaşı ile kalp fonksiyonları ile ilgilidir.